Yaşar Yıldırım: Açıklamam ısrarlar çarpıtılıyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, bir televizyon programındaki sözlerinin çarpıtılarak verildiğini ve açıklamasında CHP'yi eleştirdiğini belirtti.

DUVAR – MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, “CHP’nin ‘demokrasiye geçeceğiz, tek adam rejimini yıkacağız’ diyen bir genel başkanı var. Hedef budur. Bu olur mu olur. Bunları yapmaya çalışırlar mı çalışırlar, buna müsaade etmememiz gerekir” sözleri hakkında yazılı açıklama yaptı.

Sözlerinin çarpıtıldığını belirten Yaşar Yıldırım, “Dün gece A Haber kanalına canlı yayına bağlanarak yerel seçimler sonrasına dair yaptığımız açıklamalar, hükümeti devirmek maksadıyla devletin tüm kurumlarının topyekün iflas etmesine razı gelen mahfillerce ısrarla çarpıtılarak, şahsım ve mensubu bulunduğum siyasi gelenek hakkında akla ziyan tezviratlara dönüştürülmüştür” ifadelerini kullandı.

‘KENDİNDEN OLMAYANI FAŞİSTLİKLE SUÇLAYAN MARJİNAL GELENEĞİN DEVAMI’

CHP’nin cumhurbaşkanını seçen iradeyi görmezden geldiğini savunan Yıldırım, “A Haber kanalındaki açıklamalarımızın özeti şudur; CHP cumhurbaşkanı seçen iradeyi görmezden gelerek, kendi politik duruşuna uygun olan sistem neyse onu demokrasi diye tanımlamaktadır ki bu; kendinden olmayanı ‘faşistlikle’ suçlayan marjinal geleneğin devamıdır” dedi.

İstanbul seçimlerinde “şaibelerin önü alınamadığını” ve “kamu vicdanının seçim sonuçlarından tatmin olmadığı” savunan Yaşar Yıldırım, İstanbul’daki seçimin yenilenmesini istedi.

‘MİLLİYETÇİLİK SINIFSAL AYRIMLARI REDDETTİĞİ İÇİN DEMOKRASİNİN TEMİNATIDIR’

İsim vermeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını almadan önce maçlara gitmesini hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

“CHP stadyumlarda kendince boy göstererek kitleleri sokaklara davet eden tahrikkar bir tutum takınmaktadır. CHP’nin tüm siyasi psikolojisi/seçim takvimi/seçim programı halkın iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanını bertaraf etmek, demokratik kurumları işlemez hale getirmektir. Açıklamalarımız tamamen bu minval üzeredir. Bu açıklamalardan başka bir anlam çıkarmaya, hele hele şahsımızı ‘demokrasi düşmanı’ diye yaftalamaya çalışmak teke altında buzağı aramaktır. Bu çabaları yine beyhude, gayretler yine nafiledir. Tüm Türk ve dünya kamuoyu bilmelidir ki, milliyetçilik sınıfsal ayrımların tamamını reddettiği için demokrasinin hem ikiz kardeşi hem teminatıdır. Bu zamana ülkemizde demokrasinin muhafazası, inkişafı için siyasal/sosyal en ağır bedelleri ödemek pahasına nasıl tavizsiz bir mücadele vermişsek, bundan sonra da bu mücadelemiz aralıksız sürecektir.” (HABER MERKEZİ)