Üsküdar'ı 10 yıl yöneten Yılmaz Bayat: Partizanlığa son vermemiz lazım

Üsküdar'da 10 yıl belediye başkanlığı yapmış bir isim Yılmaz Bayat. Kendisi önümüzdeki yerel seçimlerde Üsküdar'da Saadet Partisi'nin adayı. Bayat, belediyeyi kazanmaları halinde yeni bir vizyon belirleyeceklerini söylüyor. Bayat, "Partizanlığa son vermemiz lazım" diyor.
Yılmaz Bayat (solda) seçim çalışmalarında...

Hacı Bişkin  hbiskin@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Yılmaz Bayat 1994-2004 yıllarında İstanbul’un Üsküdar ilçesinde belediye başkanlığını görevlerini yürüten bir siyasetçi. 31 Mart yerel seçimlerinde SAADET’in Üsküdar adayı olan Bayat, belediyeye başkan olursa Üsküdar’da yapacakları ilk icraati anlattı. Bayat, mevcut belediye yönetimi görevinde bulunan AK Parti’yi eleştirirken, “Öncelikle belediyeyi iktidar partisinin belediyesi olmaktan çıkartıp halkın belediyesi haline getirmemiz ve partizanlığa son vermemiz lazım” diyor.

Bayat’la belediye başkanlığı yaptığı dönemdeki icraatlerini, Üsküdar’da en çok hangi partinin tabanından oy alacağını ve ilçedeki mevcut sorunları konuştuk…

‘GÖREVİ DEVRALDIĞIMDA DEVASA ALTI YAPI PROBLEMLERİ VARDI’

Üsküdar’da iki dönem belediye başkanlığı yaptınız. Üsküdar için iki dönemde neler yaptınız?

2 dönem, yani 10 yıl, Üsküdar Belediye Başkanlığı görevini ifa ettim. Bana; Üsküdar’a ve Üsküdarlı hemşerilerime hizmet etme imkânı verdikleri için teşekkür ediyorum. Bu benim için büyük bir şerefti. Borçlu ve imkansızlıklarla boğuşan bir belediye devraldık, bir yandan belediye borçlarını ödemeye çalışırken diğer yandan da hizmetleri ifa etmeye gayret ettik. Görevi devraldığımızda Üsküdar’da devasa altyapı problemleri vardı. İlk beş yıl ağırlıklı olarak bu hizmetlerin tamamlanması ile uğraştık. Kanalizasyon problemi had safhada idi 10 yılda, ağırlıklı olarak da ilk beş yıl, 430 km. kanal yapıldı, yeni yollar açıldı, dar yollar genişletildi, önemli miktarda yol kenarı istinat duvarları yapıldı, bilhassa çevre mahallelerde yollar asfaltsız çamur içinde idi, insanlar kışın evlerine kömürü ancak traktörlerle taşıyabiliyorlardı, yollarımıza bir milyon tonun üzerinde asfalt döküldü ve insanlar çamurdan kurtarıldı. Hâlâ pek çok cadde ve sokak bizim yaptıklarımızla kaldı. 750 dönüm civarında yeni parklar yapıldı ve eski parklar yeniden onarıldı, çocuk oyun grupları ile donatıldı. Bu oyun gruplarını ve çöp konteynerlerini kendi atölyelerimizde kendi işçilerimizle yaptık ve dörtte bir fiyatına mal ettik.

‘UCUZ SAĞLIK HİZMETLERİ VERİLMESİNİ SAĞLADIK’

Bunun yanında insanımıza beceri kazandırmak, eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesine katkıda bulunmak için kültür merkezlerine ağırlık verdik sayılarını çoğalttık, el beceri kurslarımız geliştirildi ve sayıları artırılmak suretiyle mahallelere yaygınlaştırıldı. Unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarımız canlandırıldı. Yüzlerce insanımız, özellikle hanımefendiler, bu kurslarda önemli beceriler kazandılar. Kendilerini keşfetme imkanını buldular. Sağlık günümüzde de önemli problemlerin başında gelmektedir ve pahalı bir iştir. Sağlık Ocakları açarak buralarda halkımıza ucuz sağlık hizmetleri verilmesini sağladık. Bu merkezleri bilahare mevzuat gereği Sağlık Bakanlığı’na devrettik.

Sporun Üsküdar’da gelişmesi için amatör kulüplere önemli destekler verdik. Spor salonları ve spor sahalarının sayısını artırdık. Beylerbeyi stadının yapılmasının da hafriyat çalışmalarını yaparak çok önemli katkı sağladık, amatör kulüpler için Haydarpaşa, Esatpaşa, sahalarını hizmete açtık, Selimiye sahasının drenaj çalışmalarını ve tribünlerini yaptık, parklarımıza mahalle gençlerinin spor yapacakları sahalar yaptık. Spor kulüplerine her sezon başında malzeme desteği verdik. Sporu sadece futbol olarak görmedik; voleybol ve bayanlar hentbol takımını kurarak da önemli başarılar elde ettik. Türkiye 1. lig şampiyonlukları kazandık. Salon sporlarının geliştirilmesi için kültür merkezlerinde mutlaka spor salonları yaparak mahallelerde sporun yaygınlaşmasına zemin hazırladık ve yine salon sporlarında da sporcularımız önemli Türkiye birincilikler kazandılar.

‘SORUN ÇÖZÜLMÜŞ DEĞİL’

Sizden sonra belediyeyi devralan yönetimin imar planlarıyla ilgili yaptığı çalışmaları nasıl görüyorsunuz?

İmar planları kapsamında merkez mahallelerinin plan revizyonları yapıldı. Örneğin Esatpaşa ve Fetih Mahalle planları, Bulgurlu ve Cumhuriyet mahallesi planları, Ferah mahalle planları yapıldı, Boğaz Bölgesi için 1/1000’lik planları yapıldı ancak Büyükşehir Planlama birimi tarafında yapılan 1/5000’ lik planlarda anlaşamadığımız için sonuçlanmadı. Belediye yönetimi bu konuya ilgisiz kaldığı için olsa gerek ki on altı yıldır büyükşehir ve ilçe belediyesi iktidar partisinde olmasına rağmen hâlâ bu sorun çözülmüş değil. Benim dönemde Milli Görüş bakışı ile gerek belediye ve gerekse belediyecilik anlayışı tepeden tırnağa tamamen değiştirilerek Üsküdar’ımıza ve insanımıza yakışır hizmetler ortaya konuldu. Görevi devrettiğimizde İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne emlak vergi paylarından gelen borçtan başka hiçbir kamu kurumuna borcumuz kalmamıştı. İstanbul’daki bütün ilçe belediyeleri Sayın Ali Müfit Gürtuna (İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin eski başkanlarından) da dahil o dönemde toplanan emlak vergi İBB paylarının yüzde 30’u ödenirse kalanı borç, İBB tarafından ilçelere hibe edilecek diye bir karar alınmıştı. Hatta İBB meclisi de bu yönde bir karar almıştı. Ancak meclis kararı ne sayın Gürtuna ve ne de 2004 de başkan seçilen sayın Kadir Topbaş tarafından uygulanmamıştır.

‘EN ÖNEMLİ FARK BELEDİYE BAŞKANLIĞI ALGISI…’

Sizden sonra AK Partili yönetim belediyeyi yönetti. İki dönem arasında nasıl farklılıklar oldu?

Bizim dönemimizle AK Partili belediye dönemi arasındaki en önemli farklardan biri Belediye Başkanlığı algısıdır. Öncelikle belediye başkanlığı görevi halkı yönetme görevi değildir, görevleri ve sınırları kanunlarla belirlenmiş, halka hizmet görevidir. Belediyeyi yönetme görevi halk tarafından verilmiş bir emanet olarak görmek lazım. Bu çok önemli bir ana prensiptir. Aksi takdirde halka tepeden bakmaya başlarsınız, halkla irtibatınız kesilir, halkın değil partinin belediyesi olursunuz ki bu da başarısızlıkların ana sebebidir.  Bu anlayış partizanlığı getirir, halkın belediyesi değil parti belediyesi olursunuz. Belediye başkanlığının size halk tarafında verilmiş bir emanet olduğu unutulur böylece hesap verme, şeffaf yönetim ve adalet anlayışı tamamen ortadan kalkar belediye parti belediyesi haline dönüşür.

Uygulamalara baktığımızda; bizden sonra belediye yönetimini devralan arkadaşlar farklı bir anlayışla belediyeyi yönettiler. Merkezi yönetimin iktidar gücü ile kendilerini sadece belediyeyi değil, Üsküdar’ı da yöneteceklerini zannettiler. Kararlarda ve icraatlarda halkı ve halkın düşüncesini dikkate almadıklarını görüyoruz. Halk vardır ve dikkate alınması gerekir. Patron halktır, belediye başkanı ise halka hizmet için vardır. Bugün AK Partili belediyelerin içine düştükleri en büyük hatalardan birisi budur. Halktan koptular. Bir önemli husus da ‘Halka hizmeti halk için ve halkla birlikte yapmaktır’ hizmetin oy için yapılmaması gerekir. Hizmetler halka hizmet hakka hizmettir prensibi ile yapılmalı. Oy için yaptığınız hizmetin halk nezdinde bir karşılığı olmaz ve halkın gönlünde bir yer bulamaz, memnuniyet ortaya çıkmaz ve siz bunu anlayamazsınız.

‘ADAY OLMAMI ÜSKÜDAR HALKI İSTEDİ’

Neden aday oldunuz?

Benim aday olmamı Üsküdar halkı istedi diyebilirim. Çünkü Üsküdar’da hem halkımız bu dönemde aday olmamın çok uygun olacağını ve hem de seçime giren diğer partiler gelerek kendi partilerinin adayı olmamı teklif ettiler. Aslında ben aday da olmadım. Saadet Parti Genel Başkan Yardımcısıyım ve teşkilatımız aday olmamı istedi, biz de bunu şerefli bir görev olarak gördüğümüz için kabul ettik. 1994 yılında başlayan Millî Görüş Belediyeciliği’ne ihtiyaç olduğunu Sayın Cumhur Başkanımız on altı yıl sonra 94 ruhu’na işaret etti. İnşallah; Cenabı Hakkın lütfu ve Üsküdarlıların teveccühü ile bıraktığımız yerden yeniden başlar ve Üsküdar’ımıza güzel hizmetler yapma imkanını buluruz.

‘MİLLİ GÖRÜŞ BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINA ŞAHİT OLUYORUZ’

Üsküdar’da tanınan bir isimsiniz. Burada hangi partinin tabanından daha fazla oy almayı düşünüyorsunuz?

Parti ayrımı yapmak istemem. Yukarıda da dediğim gibi, Üsküdarlıların adayı olarak Saadet Parti adına seçime gireceğim. Her partiden önemli bir seçmeninin bana oy vereceğini düşünüyorum. 1994-2004 yılları arasında yaptığımız belediyecilik ve ortaya konulan hizmetler aradan on beş yıl geçmesine rağmen hâlâ Üsküdarlının gönlünde canlılığını koruyor ve hayırla yad ediliyor, bunun mutluluğunu ifade etmek çok zor, Cenabı Hakka şükründen de aciziz. 2004 ve 2009 seçimlerinde de belediye başkanı olarak seçime girmiş ve yüzde 21 civarında oy almıştık. Aradan geçen on beş yıllık dönemde ortaya konulan icraatlardan Üsküdarlıların büyük bir kesimi pek memnun gözükmüyor, bizden sonra üç kıymetli başkanımız görev yaptılar. Üsküdarlılar bu denemelerden sonra tekrar Millî Görüş belediyecilik anlayışına doğru yöneldiğine şahit oluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da dönemlerinde yapılan icraatlardan pek memnun olmadığı için olacak ki ‘94 ruhuna döneceğiz’ ifadesi ile bu anlayışa vurgu yaptılar. Bu bakımdan bu dönem; geçen dönemlerle mukayese edilmeyecek şekilde seçimi kazanacağımızı gösteren emareler taşımaktadır. Allah’ın yardımı ile de kazanacağıma inanıyorum.

Yılmaz Bayat

‘HALK MECLİSLERİNİ YENİDEN BAŞLATACAĞIZ’

Eğer seçilirseniz ilk icraatınız ne olacak?

Belediyede ve belediyecilik anlayışında yeni bir restorasyona ihtiyaç var. Halkımızın kahir ekseriyeti, parti farkı gözetmeksizin, belediye hizmetlerinden memnun olmadıklarını her vesile ile dile getiriyorlar. Belediyenin Millî Görüş düşüncesi ile yeniden ele alınması gerekiyor. Öncelikle belediyeyi iktidar partisinin belediyesi olmaktan çıkartıp, halkın belediyesi haline getirmemiz lazım. Partizanlığa son vermemiz lazım. Halkla belediyeyi yeniden kaynaştırmamız gerekiyor. Halkın yönetime ortak edilmesi gerekiyor. Belediye icraatları konusunda halkımızın, zamanında bilgilendirilmesini ve kanaatlerinin alınmasını çok önemsiyorum. Halk günlerini ve halk meclislerini yeniden başlatacağız. Üsküdarlılar, bir aracıya ihtiyaç duymadan belediye başkanları ile yüz yüze görüşebilmelerini çok önemsiyorum. Üsküdarlılar Başkanlık görevi verirlerse 17 Nisan Çarşamba gününden itibaren başkanlık odasında birlikte çay içeceğiz inşallah. Planlı bir çalışma dönemini tekrar başlatacağız. Planlı çalışmak başarının temelini oluşturur. Hizmetlerde adaletin sağlanması da ancak planlı çalışma ile olur. Bunun için her işin ilgilileri ile istişareler yapılacak, yapılacak işler tespit edilecek, işler önem sırasına konarak bir an önce planlamasını yapıp, hizmetleri kaldıkları yerden devam ettireceğiz. Bunu bir iki ay içinde tamamlayacağımızı düşünüyorum.

‘HALKA DÜRÜST DAVRANILMADI’

Üsküdar’da kentsel dönüşümle ilgili birçok sorun yaşanıyor. Bu konudaki düşünceleriniz nedir?

Kentsel dönüşüm konusunda Üsküdar’ımızda şu ana kadar başarılı bir netice ortaya konamadı. Bu konuda maalesef halka karşı dürüst davranılmadı, seçimlerde halka verilen sözler tutulmadı. Biz seçimlerde halkımızı uyarmıştık, verilen vaatlerin seçime yönelik olduğunu dile getirmiştik, halkımız artık şimdi olanların farkında, inşallah tekrar yanılmaz. Bu konuda geniş kapsamlı ve adalet eksenli çalışmalar yapılmasının gerekli olduğuna inanıyorum. Belediye Başkanı olarak rantın değil, halkın tarafında olacağım. Kimseye bir haksızlık yapılmasına gönlümüz razı olmaz.  Kentsel dönüşümü sadece boğaz bölgesi ile sınırlı görmek doğru olmaz. Merkez mahallelerde de dönüşüme ihtiyaç var. 40-50 yıllık yıpranmış binalar, daracık sokaklar, otopark ihtiyacı had safhada, yeterli çocuk parkları yok. Bütün bu konuları hak ve adalet ekseninde ele alıp köklü çözümler üreteceğiz. Bir diğer önemli husus ise günümüzdeki şehircilik gelişmelerini de dikkate alarak, Üsküdar’a yeni bir vizyon belirlenmesi gerekiyor. Gelecekte nasıl bir Üsküdar hayal ediyoruz, bunun gerçekçi verilerle, belirlenmesi ortaya konulması lazım. Geleceğin Üsküdar’ını şimdiden planlamak için gerekli çalışmalara hemen, vakit kaybetmeden başlayacağız.

‘VİZYON BELİRLENECEK’

Bu konuda ilk yapılacak şey hiçbir ayırım yapmadan siyasi parti temsilcileri, Üsküdar’a hizmet etmiş belediye başkanlarımız, eski ve yeni meclis üyeleri, eski ve yeni muhtarlarımız, STK’larımızın temsilcileri, spor kulüplerimiz, okul müdürlerimiz, Üsküdar’ın üst düzey yöneticileri ve Belediye yönetimindeki müdür ve şef kademesindeki arkadaşlarımızla istişareler yapılıp üniversitelerimizle birlikte çalışılarak ilmi veriler ışığında Üsküdar için bir vizyon belirlenecek. Belirlenen bu vizyonu gerçekleştirmek için belediyenin mevcut durum analizi yapılarak güçlü ve zayıf yönlerimizin tespit edilmesi gerekiyor. Bu çalışmalardan sonra belediyenin yeniden yapılandırılması, görev tanımlarının güncellenmesi gerekecek. Tabi biz bu yeni vizyonun gerçekleştirilmesinde personelimizin öz verili ve gayretli çalışmaları çok önemli olacaktır.

Belediyemizde görev yapan her arkadaşımızın çok önemli ve kıymetli insanlar olduğuna inanıyorum. Hiçbir ayırım yapmadan her arkadaşımızı yaptıkları işi en iyi şekilde yapacak bilgi ve beceriye sahip olmaları, yaptıkları işi zevkle yapmaları, yarınlarından emin, moral ve motivasyonlarının yüksek olması gerekiyor. Bunun için iyi bir eğitim ihtiyaç analizi yaparak, kadromuzun eksik ve noksan tarafları varsa bunları tamamlanması sağlanacak. Yaptıkları işin ehliyet ve liyakatine sahip, lider ruhlu, gelişmeye odaklanmış, yeniliğe açık, üretken bir ekip olarak hep birlikte çok başarılı çalışmalar ortaya koyacağız. Bütün bu çalışmalar ile Türkiye’de örnek belediyelerden biri olacağız. Üsküdar’ımıza ve hemşerilerimize dillere destan hizmetler sunacağız ve Üsküdar Belediyesi’nin bir mensubu olmanın gururunu yaşayacağız. Bu yeni dönemde Cenabı Hakkın lütfu, Üsküdarlıların teveccühü ile partizanlığın olmadığı, katılımcı, şeffaf, hesap verebilen, adil, ehliyet ve liyakat prensipleri çerçevesinde halka hizmeti halkımızla birlikte yapmak inşallah tekrar nasip olur.

Kısacası, uzun ve özverili titiz bir çalışmadan sonra Üsküdar’ı, tarihi ve doğasıyla bütünleşen, eğitim, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinde öncü, nitelikli sağlık tesislerinde önemli bir merkez olan, yönetici ve çalışanların da toplam kalite bilincinin hâkim olduğu, eğitim ve kültür düzeyi yüksek, halkının huzur içinde yaşadığı, bir şehir haline getireceğiz.