Kılıçdaroğlu CHP seçim bildirgesini açıkladı

Cumhuriyet Halk Partisi Ankara'da belirlediği belediye başkan adaylarını tanıttı. Toplantıda konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu AK Partili belediyelere ilişkin, “Onlar halkın belediyeciliğini değil sarayın belediyeciliğini yapıyorlar. Saray belediyeciliğinde aslolan ranttır” dedi.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere  50 günden az süre kaldı. Aday listelerinde  sona yaklaşan CHP, Ankara Arena Spor Salonu’nda tüm adaylarının katılımıyla tanıtım toplantısı düzenledi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren salonu dolduran partililer, polisin yoğun güvenlik önlemleri altında  üç farklı arama noktasından geçerek salona giriş yaptılar. “Bereketli Huzurlu Özgür Kentler”, “Martın Sonu Bahar”, “Derman Belediyeciliği”, “Türkiye İçin Halkçı Belediyecilik”  sloganlarının yazılı olduğu pankartlarının asıldığı salonda  il ve ilçe teşkilatlarının adaylar için yaptığı tezahüratlar renkli görüntülere sahne oldu.

‘HERKES ALANA ÇIKACAK’

Salona tribündeki partililerin sloganlarıyla giriş yapan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı  Ekrem İmamoğlu ve Ankara İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı  Mansur Yavaş’ın arasında protokoldeki yerini aldı.

“Bizim mücadelemiz insan mücadelesidir, bizim mücadelemiz emek mücadelesidir, bizim mücadelemiz kadın erkek eşitliğini sağlama mücadelesidir” sözleriyle konuşmasına başlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu  aday tanıtım toplantısına katılanları selamladı.”Sakın ola ki kutuplaşma tuzağına kimse düşmesin” diyen Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şu şekilde:

SAADET PARTİSİ İLE DİRSEK TEMASI YAPTIK: Bu ülkede herkesin ekmeğe ihtiyacı var. İşe ihtiyacı var. Bu güzel coğrafyayı cennete dönüştürmek için mücadele edeceğiz. Belediye başkanlarımızın temel görevlerinden bir tanesi de bu olacaktır. Bu toplantıdan sonra il başkanları, ilçe başkanları, mahalle yetkilileri, milletvekilleri herkes alana çıkacak. Asla ve asla kırıcı bir dil kullanmadan herkesi dinleyerek sorunlara nasıl çözüm üreteceğimizi düşünerek Türkiye’ye yayılacağız. İYİ Parti ile iş birliği yaptık. Buradan Sayın Meral Akşener’e selamlarımızı gönderiyorum. Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık. Başta sayın Karamollaoğlu olmak üzere bütün Saadet Partili kardeşlerime selam gönderiyorum. Buradan seksen iki milyon vatandaşıma sesleniyorum. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur.  Eğer herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa gelecekler Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadrolarına başvuracaklar. Bugüne kadar bu kararlılıkta bu inançla çözüm üreterek yolumuza devam ettik.

ŞİKAYET EDİYORSAN O KOLTUKTA NE İŞİN VAR? Türkiye iyi yönetilmiyor. Türkiye bırakın iyi yönetilmeyi savruluyor. Bir siyasal iktidar sorunları çözme kapasitesini kaybetmişse, sorunlara teslim olmuşsa  o siyasal iktidar çözüm üretemez, bir süre sonra şikayet makamına dönüşür. Mevcut siyasal iktidar artık çözüm üretemiyor şikayet ediyor. Şikayet ediyorsan o koltukta ne işin var? 17 yıldır iktidar olanların şikayet etmeye hakları var mı? 17 yılda istedikleri kanunu çıkardılar. İstedikleri kararnameyi çıkardılar. İstedikleri  bakanları getirdiler istediklerini götürdüler. Borcu ödemek için borçlanan iktidar gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı’dan sonra ilk kez Londra’daki bir avuç tefeciye teslim edilmiştir. Borçlanarak teslim ettiler. Bir avuç tefeciye AK Parti iktidarları döneminde  ödenen faiz 163 Milyar Dolar. 163 Milyar Dolar faizi kim ödedi? Saray’da duran zaat mı ödedi?  Esnafı memuru tüccarı herkes ödedi. Tefeciler için çalıştık. Türkiye’yi bu noktaya  zaat ve arkadaşları getirdi.

YALANIN BÖYLESİNİ GÖRMEMİŞTİM: Allah bu ülkeyi akılsızlardan ve dolara tapanlardan kurtarsın. Kurşundan söz ediyor .. Kurşun sıkılıyor da o yüzden biberin fiyatı artıyor. Sanıyor ki millet akılsız. Sen askeri bu kadar seviyorsan, giyimi kuşamıyla ilgileniyorsan bu kış iki asker donarak öldü. Sen bunlara kıyafet buldun mu? Sen bir kurşunun hesabını yapıyorsan buradan orduya gönderme yapıyorsan sen neden tank palet fabrikasını satıyorsun kardeşim? Kime satıyor Katar ordusuna satıyor. Efendim bu özelleştirme değil… Yalanın böylesini görmemiştim. Yalan söylemeyi sürdürüyorsa o kişinin bu topluma toplu iğne ucu kadar faydası olmaz. Kendi cebine olur bu topluma olmaz. AK Partili kardeşlerime soru. DÜnyada kendi silah fabrikasını yabancılara peşkeş çeken ülke var mı? Yok. 82 milyon vatandaşımın vicdanına havale ediyorum.

SANIYOR Kİ HERKES EJDER MEYVESİ YİYOR: Mutfakta yangın var haberi yok beyfendinin. Saray’da yaşıyor nasıl haberi olacak. Sanıyor ki herkes 4 bin liralık çay içiyor, ejder meyvesi yiyor.  Türkiye bu hale hesapsız kitapsız borçlanmaktan, fabrikaların özelleştirmesinden dolayı geldi. Biz bunları tartışırken bir konu saklanıyor.

SARAYIN BELEDİYECİLİĞİNİ YAPIYORLAR: Aynı yönetimsizlik AK Parti belediyelerinde var. Onlar halkın belediyeciliğini değil sarayın belediyeciliğini yapıyorlar. Saray belediyeciliğinde aslolan ranttır. Rantın yandaşlara aktarılmasıdır. TOKİ’nin hazırladığı bir rapor var. İstanbul’da 76 gökdelen bedeniyle hazırlanan bir rapor var. Ayrıcalıklı plan değişikliği raporu. Bu patronlara sağlanan rant 240 milyar lira. İstanbul’un yarısı açlık sınırının altında yaşıyor. 240 milyon rantı sağlayanlar asgari ücretliler kadar vergi ödememiştir. Saray belediyeciliğinin özelliği yeşil alanı imara açmaktır. Saray belediyeciliğinde kent kültürü yoktur rant kültürü vardır. Seçimle gelen sarayın şantajıyla koltuğundan ayrılmak zorunda kalır. Saray belediyeciliğinde seçmene halka saygı yoktur. Halka hesap verilmez hesap sorulur. Biz vatandaştan hesap sorarız vardır. Saray belediyeciliğinde ötekileştirme vardır.

RANTI HALKLA BÖLÜŞMEK İSTİYORUZ: Hoşgörülü ve kente saygılı kentler. Hiç kimsenin kimliğine inancına bakmadan bütün vatandaşlara eşit davranacağız.  Hakça bağlanan kentler kuracağız. Rant bütün kentlerde vardır. Yapılan her planlama rant yaratır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman sorun yoktur. Rantı yandaşa  aktardığınız zaman sorun vardır. Biz rantı halkla bölüşmek istiyoruz.  Harcadığımız her kuruşun hesabını belde halkına vermek bizim namus borcumuzdur. Yaptığımız her harcamanın hesabını milletimize veririz. Bunu yapacağız. Belediyelerimiz şeffaf yönetilecek. Dördüncü kuralımız yoksulu olmayan kentler. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği kentler. Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum.  Beşinci kuralımız üreten ve istihdam yürüten kentler.

BÜTÜN ÇOCUKLARA KREŞ AÇACAĞIZ: Sosyal adaleti sağlayan kentler yaratacağız. Engellilere yoksullara pozitif ayrımcılık yapacağız. Yoksullar için karnı doyan bir kent yapacağız. İstanbul 39 belediyesinin 24’ünde hiç kreş yok. O 14 belediye de AK Parti’nin belediyesi. Allahın izniyle bütün belediyeleri alınca zengin fakir ayrımı yapmadan bütün çocuklara kreş açacağız. Kültür ve sanatı geliştiren kentler kuracağız. İstanbul’da yaşayan ev hanımlarının yüzde ellisi boğazı görmemiş. Gücümüzle bunların üstesinden geleceğiz.

Kılıçdaroğlu 12 maddelik seçim bildirini açıkladı;

12 MADDELİK MANİFESTO

Biz ne istiyoruz, ne yapacağız? Bunları paylaşacağım.

1- Hoşgörülü ve saygılı kentler: Kimsenin kimliğine, inancına bakmadan eşit davranacağız. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Hiçbir ayrımcılık yapmayacak.

2- Hakça paylaşan kentler: Rant bütün kentlerde vardır. Rantı hakça bölüştüğünüz zaman hiçbir sorun yoktur. Biz rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz.

3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler: Biz halktan vergi topluyoruz, harcadığımız her kuruşun hesabını vermek namus borcumuzdur.

4- Yoksulluğu yenen kentler: Asgari ücret alan işçi kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak 2019’dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 liradır. Sen 2 bin 200 lira almak istiyorsan, oyunu CHP’ye vereceksin. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, açlığı yok edeceğiz.

5- Üreten ve istihdam yaratan kentler: Bir kent her alanda üretmeli. Büyükşehirler kırsalla işbirliği yapmalı. Kenti ağaçlarla, çiçeklerle donatmak için ithal mi etmek lazım?

6- Yenilikçi ve akıllı kentler: İstanbullular Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Bakırköy’de, Sarıyer’de yaşamak isterim diyor. Buralarda insan sevgisi var.

7- Ulaşım sorunu: Bütün İstanbul’u yaşanabilir kent haline getireceğiz. Ulaşım ve altyapı sorunlarını çözeceğiz.

8- Nefes alan kentler: Beton ormanına dönüştü kentler. Bizim dışımızdaki canlılar da yok olmaya başladı.

9- Sosyal adaleti sağlayan kentler: Engelliler, yaşlılar için pozitif ayrımcılık yapacağız.

10- Kültür ve sanatı geliştiren kentler: Kentin bir kültürü vardır, sanatı vardır, sporu vardır yaşayacaksınız.

11- Doğa dostu kentler: Bizim dışımızdaki bütün canlıları koruyacağız, onları besleyeceğiz.

12- Mutlu şehirler: Tüm yurttaşlarımızla mutlu yaşamak istiyoruz, bu sözümüzün arkasında duracağız.