Mansur Yavaş: Kimsenin ekmeği ile oynamayacağım

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara adayı Mansur Yavaş'ı "Hiç kimsenin ekmeği ile oynamayacağız. Kimsenin işine son verilmeyecek. Herkesin emeğinin güvencesi Sayın Mansur Yavaş’tır" sözleriyle tanıttı. Kılıçdaroğlu'nun ardından söz alan Yavaş ise "Ben kimsenin ekmeği ile oynamayacağım, bu Mansur Yavaş'ın sözü" dedi.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da aday tanıtım toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu kürsüye, salondakilerin, “Halkın umudu Kılıçdaroğlu” sloganıyla çıktı. Gençler, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının arasında da sık sık Edip Akbayram’ın seslendirdiği, sözleri Nazım Hikmet’in “Güzel Günler Göreceğiz” şiirine ait olan şarkıcı söylediler.

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin Ankara adayı Mansur Yavaş'ı ve Ankara projelerini kamuoyunu tanıttı. Tanıtım toplantısının açılış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet'in 100. yılında Ankara'yı Mansur Yavaş yönetecek. Ankara'nın kaderini değiştireceğiz" dedi.

BİR BETON ORMANIYLA YAŞIYORUZ: "Ankara'yı Ankara yaptılar. O bozkırı yemyeşil bir Ankara yaptılar. Yemyeşil bir Ankara'ya dönüştüren o yıllarda çaba harcayan bütün Ankaralı büyükleri selamla ve saygıyla anıyoruz. Bozkırı yeşilliğe dönüştüren o dönemin kahramanları, bugün beton Ankara ile bir beton ormanı ile karşılaşmamızı asla düşünmüyorlardı. Onlar güzel bir Ankara'yı sürekli kılmak istiyorlardı. Ama olmadı bu. Bir beton ormanıyla karşı karşıyayız. Ama bunu değiştireceğiz. Bunu kiminle değiştireceğiz? Bir kişiyle değiştireceğiz. Bir kişinin iradesiyle, kararlılığıyla değiştireceğiz. O kişinin adı Mansur Yavaş.

HER KURUŞUN HESABINI VERECEK: Ben gittiğim her yerde belediye başkan arkadaşlarımdan üç şey isterim. Bir, hiç kimsenin emeğiyle oynamayacağız. Ankara Büyükşehir'de veya diğer belediyelerde çalışan herkesin iş güvencesi sayın Yavaş olacak. Herkesin aşına ve işine saygı gösterilecektir. İki; biz sosyal demokratlar, her kuruşun hesabını millete vermeyi onurlu görev kabul ederiz. Sayın Mansur Yavaş, harcadığı her kuruşun hesabını millete verecek.  Ve üç; hiç kimseyi ama hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Sayın Mansur Yavaş da aynı politikayı güdüyor. Hangi partiden olursa olsun, hangi kimlikten olursa olsun insansa, sorunları varsa o sorunları çözmek bizim boynumuzun borcudur. Biz insanımızı seviyoruz.

KİMSE TEHDİT EDEMEZ: Bir iki konuya daha değinmek isterim. Bunlardan birisi Trump'ın attığı tweet. "Türkiye'yi ekonomik olarak mahvederiz" Bekledim ki en sert tepki iktidar kanadından gelsin. Ama en sert tepki gelmedi. Bir şeyler yapmaya çalıştılar. Buradan açık ve net söylüyorum. Bir sokak kabadayısının diliyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hiç kimse tehdit edemez. Hiç kimse şunu unutmasın; Türkiye Cumhuriyeti Devleti egemen güçlerin lütfuyla kurulan bir devlet değildir. Temelinde kan vardır, acı vardır, gözyaşı vardır, milyonlarca şehit vardır.

CHP SAVAŞ MEYDANLARINDA KURULAN BİR PARTİDİR: Egemen güçlere teslim olmamak için mücadele eden bir Kuvayi Milliye vardı. Anadolu'nun her bölgesinde, her kimlikten, her inançtan insanlar kendi ülkelerinin bağımsızlığı için mücadele ettiler. Ve onlar sonra CHP'yi kurdular. CHP'li olmak kolay değildir. CHP'li olmak için egemen güçlere karşı inatla, kararlılıkla mücadele etmek demektir. CHP, avukat odalarında kurulan bir parti değildir. CHP savaş meydanlarında kurulan bir partidir. O nedenle batının egemen güçleri iktidarı tehdit ediyorlar. Sabaha kadar bekliyor, sabah olsa da ben Trump'ı arasam diye. Geldiğimiz noktayı görüyor musunuz?  Eğer 16 yıl ülkeyi yönetir, 16 yılın sonunda Türkiye'yi tefecilere teslim ederseniz borca muhtaç hale getirirseniz, onlar gelirler ensenize vurup ağzınızdan lokmayı alırlar. Teslim olmak bizim terbiyemizde yoktur, ahlakımızda yoktur. Osmanlı'nın batışına bakın borçlandığı için batmıştır. 16 yılda Londra'daki bir avuç tefeciye ödenen faiz 162 milyar 156 milyon dolar oldu. Her şeyi sattılar. Fabrikaları, bankaları, milletin parasıyla yapılmış ne varsa sattılar.

FABRİKALAR SATILIYOR: Şimdi sıra neye geldi? Askeri fabrikaları satmaya geldi. Sakarya'da, 1975 yılında kurulan tank palet fabrikası şimdi satılıyor. Özelleştirme adı altında birilerine peşkeş çekiliyor. Bu fabrikada fırtına obüsleri yapıldı. Leopar tankları bu fabrikada onarılıyor. Eğer bu fabrika verimlilik açısından değerlendirilecekse en verimli üçüncü fabrika. Dünya sıralamasında Sakarya'daki tank palet fabrikası 5'inci sırada geliyor. Eğer yeniden böyle bir fabrika kuracaksak 20 milyar dolar. Şimdi kalkıyorsunuz bunu satıyorsunuz. Bakın 19 Aralık 2018'de Resmi Gazete'de yayımlandı. 20'sinde yayımlandı. Gelen tepkiler üzerine sarayda oturan kibir abidesi şu açıklamayı yapıyor. "Burada yapılan iş, özelleştirme de değildir. Özelleştirme farklı bir şey. İşletme haklarının belli süreler, kısıtlamalar dahilinde BMC'ye devredilmesidir. Olay budur" diyor. BMC'ye devrediyoruz diyor. Kimlerindir BMC onu da gayet iyi biliyorsunuz.

KILIÇDAROĞLU'NDAN ERDOĞAN'A 9 SORU

Bir, fabrikanın özelleştirmesi için değer tespiti yapılmış mı? İki, komisyon bir değer tespiti yapmışsa bu değer kaç paradır? Üç, özelleştirme işlemleri için ihale komisyonları oluşturulmuş mudur? Dört, ihale yapılmış mıdır? Yapıldıysa ne zaman nerede yapılmıştır? Ne zaman ilana çıktınız? Beş, ihaleye kaç firma teklif vermiştir? Verilen teklifler nelerdir? Altı, ihaleyi alan şirkete üretim ve satış garantisi verilmiş midir? Yedi, fabrikada çalışan askeri personel özelleştirmeden sonra çalışmaya devam edecek midir? Askerlerimiz ihaleyi alan Katar şirketinin emrine mi çalışacaktır? İlk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yabancılar emrinde bizim askerler çalışacaklar eğer bu olursa. Sekiz, tank palet yapacak olan BMC şirketinin yüzde 49,9'u Katarlılara kaça satıldı? Size bedava verildiği söylenen uçan saray ile bu ihalenin bir bağlantısı var mı? Dokuz, bu özelleştirmede bir ihale yapılmadıysa bunun sebebi nedir? Hangi kanun size bu yetkiyi veriyor? Bu 9 sorunun cevabını bekliyorum. Saraydaki kibir abidesinden de, sözcülerinden de, Milli Savunma Bakanı'ndan da bekliyorum.

Mansur Yavaş'ın seçim sloganı şöyle;

'KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNAMAYACAĞIM'

CHP ve İYİ Parti'nin oluşturduğu Millet İttifakı'nın 31 Mart'ta yapılacak yerel seçim için Ankara'dan aday gösterdiği Mansur Yavaş, tanıtım toplantısında konuştu. Yavaş, "Sizleri gelince işten çıkaracaklar" diye mesajlar gidiyor işçilere. 2014 yılındaki seçimden sonra sadece bana destek oldukları için ramazana bir gün kala işten çıkardılar. Ben kimsenin ekmeği ile oynamayacağım, bu Mansur Yavaş'ın sözü." dedi.

HİZMETİ ACİLİYET SIRASINA GÖRE DAĞITACAĞIZ: Oy veren, vermeyen bütün Ankaralılara adil ve eşit hizmet vermeyi; izzet, şeref ve kul hakkının gereği sayacağız. Kim olursa olsun, karşımızdakini herhangi bir partinin taraftarı olarak değil, bütün kimliklerden bağımsız, sadece ve sadece insan olarak göreceğiz. Kim olursa olsun, taşıdığı hiçbir sıfat, herhangi birini veya bir grubu öncelikli yapmayacaktır. Göreve başladıktan itibaren belediyede liyakat ve ehliyeti en büyük kriter olarak göreceğiz. Partizanlık, akrabalık veya başka aidiyetlere asla prim vermeyeceğiz. Belediyemizin çalışanlarını mesai arkadaşımız olarak kabul edeceğiz. Alnının teriyle üreten, emek veren Belediye personelini, herhangi bir kişisel nedenden dolayı işten çıkarmayacağız. Kimsenin ekmeğiyle oynamayacağız. Hizmeti ihtiyaç ve aciliyet sırasına göre dağıtacağız.

24 SAAT ULAŞIM: Öncelikle insanımıza temiz hava, musluktan içilebilir su, 24 saat ve konforlu bir ulaşım vaat ediyoruz. İnsanların güvenli bir şekilde kullanabileceği, toplamda en az 32 kilometrelik bisiklet yolunu şehrimize kazandıracağız. Kamusal açık alanlarda internete ücretsiz ulaşım hakkını önemsiyoruz. Sosyal yardımlara devam edeceğiz. Bizler sağ elle verileni sol elden gizlemeyi emreden kültürden geliyoruz. Yardımları yaparken kameralarla gitmeyeceğiz, hiçbir ihtiyaç sahibini rencide ettirmeyeceğiz. Ayrıca, hem onların çocuklarının sağlığı ve eğitimi ile ilgilenip, hem de meslek sahibi olmalarını sağlayacağız.

AKILLI ANKARA PROJESİ BAŞLAYACAK: Sağlık yatırımlarını desteklerken, “Akıllı Ankara Projesi” ile de insanlarımızın hayatını kolaylaştırmayı; kadınlara, emeklilere, emeklilikte yaşa takılanlara (EYT), gençlere ve çocuklara, öğrencilere, engellilere, yaşlılara, esnafa, işsizlere ve yetimlerimize, huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri bir Ankara’yı vaat ediyoruz. Sokak hayvanlarının özgürce dolaşacağı ve hayvan severlerle buluşacağı barınaklar kuracağız.

ANKARAGÜCÜ ŞAMPİYONLAR LİGİNE DÖNECEK: Ankara’mızın en önemli marka değerlerinden, yüzyılı devirmiş koca çınar Ankaragücü’müzün Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmesi ve Gençlerbirliği’nin de yeniden Süper Lig’e dönerek büyük zaferlere imza atması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Şahsen lisanslı bir amatör sporcu olarak, sporun tüm çeşitlerinin destekleneceği bir yapının kurulmasını sağlayacağız.

AKILCI PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ: Buradan taahhüt ediyorum; seçimi kazanınca, rakiplerin akılcı projeleri varsa, bunları da en az kendi projelerimiz kadar özenli bir şekilde hayata geçirmek için çalışacağız. 31 Mart’ta bir seçim olacak. Seçimi kazandığımızda, Belediye Meclisi'nin farklı partili üyelerden oluştuğunu göreceğiz. Biz niye kavga edelim? Elbette tartışacağız ama uzlaşacağız da. Bizim derdimiz makam değil. Bizim derdimiz, Atatürk’ün bize bıraktığı, yüzbinlerce şehidimizin kanıyla kazandığımız bu güzel ülkemizin Başkentini dünya standartlarında bir kente dönüştürmek.