HDP Milletvekili Katırcıoğlu: Sizler Bolşevik, bizler Menşevik gibi hissediyorum

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, AK Parti’yi Sovyetler Birliği Komünist Partisine benzetti, “Sizler Bolşevik’siniz, bizler de Menşevik gibi hissediyorum burada ve Bolşevikler de Duma’da çoğunluktaydı. Onların istediği oldu, onların isteği üzerinden sistem belirlendi ve sistem özü itibarıyla devletçiydi” dedi.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu

Nergis Demirkaya  ndemirkaya@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AK Parti’li 8 milletvekili tarafından verilen 71 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri sürüyor. Teklifin Kamu İhale Kanunu’nda ÇAYKUR’a kamu kurum ve kuruluşlarına doğrudan satış imkânı getiren 30. maddesi tartışma konusu oldu. Söz konusu madde ayrıca cumhurbaşkanı tarafından belirlenen uluslararası organizasyonlar ve toplantılar için mal ve hizmet alımlarını da kamu ihale kanunundan istisna kılıyor.

Komisyon üyelerinin verdiği bilgiye göre 2002 yılında çıkan Kamu İhale Kanununun istisnaları düzenleyen maddesinde bugüne kadar 53 kanun ve kanun hükmünde kararnameyle 190 kez değişiklik yapıldı. İstisnaları düzenleyen madde de bugüne kadar 26 kez değiştirildi.

Söz konusu madde görüşülürken söz alan Komisyon üyesi HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, muhalefet olarak iktidara ayna olmaya çalıştıklarını, esas itibarıyla yardımcı olmaya çalıştıklarını söyledi. Tüm yasaların altında Cumhurbaşkanına gönderme yapan bir düzenleme yapıldığına dikkat çeken Katırcıoğlu, “Bu sistemde anlaşılan o ki, Sayın Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un da söylediği gibi, esasında Cumhurbaşkanı tek kişilik hükûmet” dedi.

‘SİZLER BOLŞEVİK, BİZLER MENŞEVİK’

Kendisinin sol siyasetten gelen bir kişi olduğunu belirten Katırcıoğlu şöyle devam etti:

“Ben sol siyasetten gelen bir insan olarak sizleri şöyle görüyorum: Sizler bu ülkede bir tür Sovyetler Birliği kurmaya çalışıyorsunuz gibi geliyor bana yani -gerçekten tuhaf ama- sizler Bolşevik’siniz, bizler de Menşevik gibi kendimi hissediyorum burada. Bolşevikler de Duma’da çoğunluktaydı ve onların istediği oldu, onların isteği üzerinden sistem belirlendi ve sistem özü itibarıyla devletçiydi. Yani bir “gros plan” vardı, her şeyi planlıyordu. Kimin ne giyeceğine, kimin ne yiyeceğine neredeyse karar veriyordu. Süreyya Bey, siz de duyun, Adalet ve Kalkınma Partisini bir tür Sovyetler Birliği, Sovyetler Birliği Komünist Partisine benzettiğimi söylüyorum.

‘SİYASET DEĞİL MÜNAZARA YAPIYORUZ’

Teklifi getiren milletvekilinin sorduğu bir soruya “Devletin çıkarları söz konusu olduğu zaman herkes ona uymak zorundadır” şeklinde bir yanıt verdiğini anlatan Katırcıoğlu şöyle devam etti:

“Sovyetler Birliği’nde de böyleydi esasında; evet, öyleydi. Fakat arkadaşlar, bu tuhaf gelmiyor mu size? Devlet ve millet tek bir bütün değildir ki; farklılıkları vardır, farklı kurumları vardır ve demokrasiler esasında bu farklılıkları bir tür ortak akla getirmeye çalışan mekanizmaları ima eder. Fakat burada, bizim gördüğümüz hakikaten tuhaf bir durum var. Bugün, Parlamentoda yapılan siyaset değildir. Siyaseti Sayın Cumhurbaşkanı aldı, 16 bakanıyla ve kendi medyasıyla yukarıya çıkardı ve bizler esasında burada siyaset yapmıyoruz bence, burada münazara gibi bir şey yapıyoruz.”

KABOĞLU’NDAN POLİTİKA KURULLARINA SOVYETLER BENZETMESİ

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu da Sovyetler Birliği tartışmasına farklı bir açıdan yaklaştığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı sistemi kapsamında oluşturulan politika kurullarına dikkat çeken Kaboğlu şunları söyledi:

“Sovyetler “kurullar” demektir. O açıdan benziyor Sovyetler Birliği’ne fakat 9 kurulun Anayasa’ya uygunluğu, işlevi, işlevselliği aslında bakanlar tarafından bile bilinmiyor yani bakanların neresinde, üstünde mi değil mi. O bakımdan, bence burada yapacağımız düzenlemeler bu anayasal sistemi daha da içinden çıkılmaz hâle getirici olmamalı. Bunu düzenleyici, görev-yetki-sorumluluk ilkesinin en azından Cumhurbaşkanlığının altında yer alan birimler açısından belirgin olması gerekiyor.