Başdanışman Uçum: B planı uzlaşma, C planı seçim

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Erdoğan'ın kazanıp Cumhur İttifakı'nın kazanamadığı senaryoyu değerlendirdi: "Ya uzlaşma arayışına gireriz ya da seçime gideriz. Demokratik siyasette B planı uzlaşma. C planı seçimdir."

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanıp AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin oluşturduğu ittifakın parlamentoda çoğunluğu elde edememesi, şu sıralar hangi sonuçları doğuracağı en çok merak edilen senaryo. Erdoğan daha önce yaptığı açıklamalarda 7 Haziran seçimlerini de hatırlatarak, "Sistemi çalıştırmayacak herhangi bir gelişmeye izin vermeyeceklerini" açıklamıştı.

Cumhurbaşkanı'nın Başdanışmanı Mehmet Uçum’a göre ise böyle bir senaryoda ilk plan 'uzlaşma' olacak. Bloomberg'den Selcan Hacaoğlu'nun sorularını yanıtlayan Uçum, "Ya uzlaşma arayışına gireriz ya da seçime gideriz. Demokratik siyasette B planı uzlaşma. C planı seçimdir" diye konuştu.

Muhalefetin Meclis çoğunluğu elde ettiği senaryoda sistemin iki tarafı uzlaşma arayışına iteceğini öne süren Uçum, "Halk farklı siyasi mecralardan tercih yaparsa bunun anlamı nedir? Bu bir işbirliği çağrısıdır. Eğer halkın bu isteğini siyasi aktörler yanlış anlarsa, yine halkın önüne çıktıklarında, halk bu sefer tercihini farklılaştırır. Meclis çoğunluğunu verdiğine çoğunluğu vermez. Cumhurbaşkanı seçtiğini de tekrar seçmez" diye konuştu.

Mehmet Uçum

'NORMAL BİR SEÇİM DAVRANIŞI'

Uçum’a göre cumhurbaşkanlığı ve Meclis’te farklılık oluşması bir ‘sistem hatası’ değil. Uçum, "Bu sistem siyaseti uzlaşmaya zorluyor. Buradaki rekabet uzlaşmayı zorlayan rekabettir" dedi.

Ancak Uçum yeni sistem geçişi iki kanadın da aynı siyasi anlayış tarafından yönetilmesinin ‘rasyonel bir beklenti’ olduğunu söylüyor. Uçum, "Cumhurbaşkanlığı seçimini Erdoğan’ın, parlamento seçimini AK Parti’nin kazanması normal bir beklentidir, bu rasyonel bir seçim davranışıdır" dedi.

'BÜTÇE ANLAŞMAZLIĞI SEÇİME GÖTÜRÜR'

16 Nisan 2017 referandumunda kabul edilen değişiklikler arasında en çok tartışılan düzenleme bütçe kanunu yapma hakkının Cumhurbaşkanına transfer edilmesiydi. Önceki sistemde bütçe Meclis’te kabul edilmezse hükümet gensoru ile düşürülebiliyordu. Uçum’a göre Cumhurbaşkanı ile muhalefetin kontrolündeki bir Meclis’in bütçe anlaşmazlığı öncelikle uzlaşmaya, bu olmazsa seçime başvurulmasını sağlayacak.

Yeni sistemde Meclis’in bütçeyi kabul etmediği zaman cumhurbaşkanının bir önceki yılın bütçesinin yeniden değerleme oranı üzerinden uygulanacağını belirten Uçum, "Bunun iki sonucu var. (Cumhurbaşkanı) yeni taahhütleri karşılayamamış olacak. İkincisi bir sonraki yıl da Meclis kabul etmezse organ uyuşmazlığı çıkacak. Bu durumda birinci seçenek uzlaşma, yani hükümet Meclis ile anlaşmak zorunda kalacak. İkinci seçenek ise seçimlerin yenilenmesine karar verilecek, tekrar halka gidilecek" diye konuştu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR