Mehmet Ali Çelebi: Türkiye'nin başına ne çoraplar örüldüğüne tanıklık ettim

Ergenekon davasından 16.5 yıl ceza alıp hakkında sahte delillerin üretildiğinin ortaya çıkmasıyla tahliye edilen Mehmet Ali Çelebi, CHP'nin İzmir'den milletvekili adayı oldu. Seçim güvenliğine dair "Sandık Gücü" hareketi içerisinde çalışmalarına devam eden Çelebi, Gazete Duvar'ın sorularını yanıtladı.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – 41 ay cezaevinde yatan Teğmen Mehmet Ali Çelebi, 1984 yılında Ankara’da dünyaya geldi. 2003 yılında İzmir Maltepe Askeri Lisesi’nden birincilikle mezun olan Çelebi ardından Kara Harp Okulu’nu bitirdi. 18 Eylül 2008 tarihinde Ergenekon davası kapsamında “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla gözaltına alınıp tutuklandı ve 16.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Söz konusu davada sahte delillerin üretildiğinin bilirkişi raporlarıyla kanıtlanmasının ardından 2014 yılında tahliye oldu. Askeriyedeki görevinden ayrılan Çelebi siyasete atıldı ve CHP’nin 35’inci Olağan Kurultayında 378 oy alarak Parti Meclisi’ne girdi. Ergenekon sürecinde yaşadıklarını anlattığı, “Teğmen: Sehven Olayı ve Bir Direnişin Öyküsü” adında bir kitap kaleme alan Çelebi, 24 Haziran seçimleri öncesi CHP’nin organize ettiği seçim güvenliğine dair “Sandık Gücü” oluşumu adına çalışmalarına devam ediyor.

CHP’nin İzmir 1’inci bölge 5’inci sıradan aday gösterdiği Mehmet Ali Çelebi, GazeteduvaR’ın “Milletvekili Adaylarıyla 5 Soru- 5 Cevap” köşesine konuk oldu.

’16 YILDIR CUMHURİYET DEVRİMLERİNE PLANLI BİR HAREKÂT YÜRÜTÜLÜYOR’

Neden adaysınız?

Türkiye’de son 16 yıldır Cumhuriyet devrimlerine ve onun uygarlık tasavvuruna karşı planlı bir harekat yürütülüyor. Kurucu kurumların rayından çıkarılması ve cumhuriyetçi kadroların tasfiyesiyle başlamıştır bu süreç. Devamında hukuk sistemi tümüyle emir-komuta altına alınmış, çağdaş ve laik eğitim yok edilmiştir. En sonunda da ucube bir cumhurbaşkanlığı sistemiyle ülkeyi kuran TBMM geleneği tasfiye edilmiştir. Bu sürecin başından sonuna kadar tamamlayıcı olan ise kamucu ve halkçı ekonomik perspektifin ortadan kaldırılmasıdır. Esasında bu bir kültürel-ekonomik kuşatmadır, adil bölüşüm esasını yok eden ve “siyasal İslamcılık” adı verilen ideolojiyi emperyal kapitalizmle iç içe geçirme projesidir.

‘HALKIN ÇELEBİSİ’

Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığında, özgür ve eşit bireylerden kurulu toplumsal yapısında, adalet ve eğitim sisteminde büyük gedikler açtı AKP iktidarı. Bu tasfiye ve kuşatma sürecinin önemli anlarından birisi de kumpas davalarla TSK’daki parlak kadroların türlü iftiralarla hapsedilmesi ve tasfiye edilmesiydi. Ben o subaylardan birisiydim. 24 yaşında, pilotluğumun ilk yılında terörist olarak HASDAL’a hapsedildim ama gerek gösterdiğimiz duruşla gerekse yaptığımız savunmalarla halkımıza bunun bir vatan görevi olduğunu anlattık. Geri adım atmadan ve ıslah olmadan, dik ve onurlu durarak bu kumpasa karşı koyduğumuzu gösterdik. Oralarda ateşle ve müebbetle sınanırken Türkiye’nin başına ne çoraplar örüldüğüne, kimler tarafından ve nasıl örüldüğüne doğrudan tanıklık ettim. Sorunları yaşayan bir pratikten gelen Atatürk genci olarak bunların nasıl çözüleceğine ve bu bahsettiğim kuşatmaya nasıl karşı konulacağına ilişkin devrimci ve halkçı bir pratiğim var. Bugün Çağdaş Türkiye davasına bağlı bir aday olarak sorunlara ilişkin kavrayışımla ve bunların üstesinden gelmeye ilişkin pratiğimle vekillik deneyimine talip oldum. “Halkın Çelebisi” olarak gençliğimin tüm dinamizmiyle ve bir akıl, yürek birlikteliğiyle İzmir’i temsil etmek amacındayım.

Neden CHP’yi tercih ettiniz?

Ailemizin uzun bir CHP’li geçmişi var. İki dönemdir CHP Parti Meclisi üyesiyim. İzmir’le bağım da ta 13 yaşından, birincilikle bitirdiğim Maltepe Askeri Lisesi yıllarımdan başlar. Buca’da ailecek oturmuşluğumuz vardır. Hayatım boyunca Cumhuriyet değerlerine ve onun devrimci özüne bağlı oldum. CHP de bu özün kadim ağacıdır, Atatürk’ün bizlere emanetidir. Onu büyütmek ve ilerilere taşımak bizlerin asli görevidir.

Size göre Türkiye’nin en büyük sorunları nelerdir?

Türkiye’nin Türkiye ile ilgili sorunu Cumhuriyet’e (onun davasına, amacına, uygarlık tasavvuruna, kurumsal belleğine, özgür toplum idealine) ve onun kurucu özüne karşı her yönden girişilen kuşatmadır. Türkiye’nin hem kendisiyle hem de dünyayla ilgili sorunu ise AKP tarafından ona dayatılan politik, ekonomik hat sorunudur. Bu sorun işsizlikten, eğitim meselesine, bağımsız hukuktan tarımda ve hayvancılıkta kendi kendine yeten bir ülkeye, kamucu sağlık ve bilim meselesinden, iç ve dış barışa, fason üretim anlayışından katma değer yaratan üretimi sağlayamamasına kadar uzanıyor. Doğanın talan edilmesi ve tarihin yok edilmesi de tüm bu boyutlara eşlik ediyor. AKP’nin neo-liberal talan ile birleşen Cumhuriyet karşıtı tasavvuru Türkiye’nin temel sorunlarını daha da büyütmüş, uygarlık rotasında ciddi bir sapmaya yol açmıştır.

Milletvekilliği seçildiğiniz takdirde ilk icraatlarınız neler olacak?

İzmir örgütümüzle ve halkıyla birlikte bir saha gözlemi gerçekleştirmek ve birkaç ay boyunca gözlemlemek, izlemek, dinlemek istiyorum. Somut sorunları yerinde tespit ettikten sonra hem yerel hem genel düzlemde bir sorunlar envanteri çıkararak gündemimizi İzmir ahalisiyle paylaşacağım. Bu somut sorunları gerçekçi çözüm araçları ve vakitleriyle birlikte halletmek, aşama aşama ve sırasıyla çözmeye çabalamak temel amacım olacak.

‘HERKESİ SANDIK GÜCÜ PLATFORMUNA ÜYE OLMAYA ÇAĞIRIYORUM’

Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?

Felsefenin, bilimin, sanatın konuşulduğu, politikanın hayatın tüm alanlarını zapturapt altına almadığı; hukukun gecikmeden tecelli ettiği, boş zamanları olan özgür bireylerden kurulu özgür bir toplumun hayalini kuruyorum. Doğayı kendi eşiti olarak gören bir anlayışın, tarihe derin ve güzel anılar bırakmak isteyen, üreten, kendini gerçekleştiren insanların yaşadığı bir ülkenin hayalini kuruyorum. Son olarak İzmirli vatandaşlarımızı ve tüm Türkiye’yi kurucusu olduğum Sandık Gücü platformuna üye olmaya çağırıyorum. www.sandikgucu.com adresinden üye olarak Türkiye’nin herbir mahallesinde sandık görevi alabilirler. Türkiye’de manipülasyon yapılan 30 bin sandık var, baskın seçim nedeniyle bu sandıklara odaklanmış durumdayız: Şanlıurfa, Konya, Gaziantep, Kayseri, Samsun, Adıyaman, Erzurum, Malatya, Sivas gibi illerde örneğin çok fazla müşahit ihtiyacımız var. Bu bir vatan görevidir ve seçimin kaderini değiştirecektir.