Faik Öztürk: Bahçeli siyaha beyaz desin benim için beyazdır

Adını, Safiye Soyman'la birlikteliği ve ortak şovlarıyla duyuran Faik Öztürk MHP’den aday adayı. Memleketi Elazığ için çalışmak istediğini söyleyen Öztürk, GazeteDuvar için “Aday adaylarıyla 5 Soru-5 Cevap"a konuk oldu ve “Medyatikliğimi, bu yüzü, bu vitrini Elazığ'ın reklamı için kullanacağım” dedi.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Safiye Soyman ile birlikte yaptığı televizyon programlarından tanıdığımız Faik Öztürk 1963 yılında Elazığ’da dünyaya geldi. Memur olan babasının tayininin Ankara’ya çıkmasıyla burada bir fabrikada temizlik işçisi olarak çalışmaya başlayan Öztürk güzel yazı yazabildiği gerekçesiyle önce muhasebeciliğe terfi etti sonra genel müdür yardımcı oldu. Lise eğitimini açık öğretimle tamamlayan Öztürk’ün ilk evliliğinden iki çocuğu bulunuyor. 19 yıldır birlikte olduğu Safiye Soyman ile televizyon şovlarının yanı sıra sunuculuk yapan ve reklam filmlerinde boy gösteren Öztürk hâlen hurdacılık işiyle uğraşıyor. 24 Haziran seçimleri öncesinde MHP’den Elazığ için aday adayı olan 18 isim arasında yer alan Öztürk, GazeteDuvar’ın sorularını yanıtladı.

‘MİLLETVEKİLİ OLAYIM DA KÖPRÜ, BARAJ İHALESİ ALAYIM GİBİ BİR DERDİM YOK’

Neden adaysınız?

Faik Öztürk’e Safiye Soyman da milletvekilliği adaylığı sürecinde destek veriyor.

Adaylık başvurusu yapacağım gündeme geldiği zaman eşimle (Safiye Soyman) konuştum. Tüm Türkiye beni sevdi, ben Elazığ’ı sevdim. Ben memleketime hizmete gideceğim, dedim. İyi düşündün mü, dedi. İyi düşündüm, dedim. Ne şöhrete ne tanınmaya ne de beklentiye ihtiyacım var. Vatan, bayrak benim için çok kıymetli. Bu zamana kadar her şeye belli oranda sahip oldum. Son süreçte bayrak için, vatan için bundan sonra ne yapabilirim, ne yapmam gerekiyor dedim. O yüzden siyasete girmeye karar verdim. Başarılı olursam devam, başarısız olursam eve döneceğim. İyi bir ülkücüyüm, iyi bir milliyetçiyim. Bunu da çevremdeki, partideki tüm insanlar bilir. Genel Başkanıma çok düşkünümdür. Genel Başkanımın ilkeleri, prensipleri neyse benim için kanundur. Ben görev adamıyım. Onlar bir görev verirlerse bunu yaparım, vermezlerse hiçbir şekilde de alınmam, gücenmem. Ben medyatik olup Elazığ’a tanınmaya, bir şeyler yapmaya gitmiyorum. Milletvekili olduğumda ekonomik olarak bir şeyler kazanmak için de yola çıkmadım. Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle bugüne kadar bir liralık iş yapmadım. Yani yarın milletvekili olayım da köprü ihalesi alayım, baraj ihalesi alayım gibi bir derdim yok. Bir tek gönlümdeki sevda Elazığ sevdası, Elazığlılara hizmet sevdasıdır. Benim kafamdaki tek şey Elazığ’a hizmet etmektir. Bu insanların elini tutup problemlerini çözeceksin. Ben hamurdan geldiğim, o toprakları bildiğim için tüm sorunlara çözüm üretebileceğimi düşünüp aday oldum. Elazığ’a sahip çıkmak için adayım.

‘TÜRKİYE GENELİNDE EKONOMİK BİR SORUN VAR’

Türkiye’nin en büyük sorunu nedir?

Türkiye’nin en büyük sorunu istihdamdır. Sabah evden çıkıp işine giden bir adamın mutluluğuyla sabah kalkıp kahveye giden arasında dağlar kadar fark var. Örneğin Elazığ’da istihdam yaratılması için ne yapmak gerekiyor? Yatırımcıları oraya götüreceksin. Bürokrasiyi yenerek, cazibe yaratarak götüreceksin. Türkiye genelinde ekonomik bir sorun var. Sayın Cumhurbaşkanı da bunu söylüyor. Bu ülkede yurt dışına bağlılık çok fazla. İhale yapılıyor, kaç milyon dolara alındı deniliyor. Neden kaç milyon TL’ye alındı denmiyor? Cumhurbaşkanı da bunun mücadelesini veriyor. Ekonominin bozukluğuyla ilgili iktidarın bir suçu yok. 16 yıldır yöneten AK Parti dönemi var ve çok güzel şeyler yapıldı; yapılmadı değil. AK Parti ekonomi bozulsun diye mücadele etmiyor ki. Bunu da kurtarmak için mücadele ediyor. Kim gelse bunu kurtarmak için gelecek. Dünyada bir yangın var. Türkiye’nin iyi olmasını kimse istemiyor. Bu yüzden kavga çıkıyor. Her şeyin var olduğu bu ülkenin kimse yükselmesini istemiyor. Karıştırmak istiyorlar. AK Parti de gelse CHP de gelse bunun içine girecek. Bu türbülansı en kolay atlatacak insan lazım. O isim de Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan.

‘GERÇEK BİR DEVLET ADAMI VARSA O DA BAHÇELİ’DİR’

Neden MHP’yi seçtiniz?

Çocukluğumdan beri rahmetli Başbuğ’a (Alparslan Türkeş) büyük bir sevdam vardır. Sonra da Sayın Genel Başkanım Devlet Bahçeli’ye. 12 Eylül dönemini iyi yaşayan adamlardan birisiyim. Ülkücüyüm, milliyetçiyim. İçimde de büyük bir bayrak sevdası var. O yüzden MHP’yi seçtim. Partide de iyi bir diyaloğum var. Parti büyüklerim uygun görürlerse Elazığ’dan gidip milletvekili adayı olacağım. Genel Başkanımın fikirlerine son derece saygı duyan bir insanım. Genel Başkanım siyaha beyaz desin benim için beyazdır. Halbuki siyah ama öyle bir bağlılığım var. Bu 49 yıllık bir parti. Yeni kurulan bir partiye gitmedim, ondan dolayı da çok mutluyum. Cumhur ittifakı olmasa bile yine MHP’den, partiye bağlılığımdan dolayı aday olurdum. Başka bir partiye gidip de aday olmam. Hep ekmeğimin derdinde olduğum için hiç MHP’li olduğumdan dolayı zora da düşmedim. Türkiye’yi yöneten gerçek bir devlet adamı varsa o da Devlet Bahçeli’dir. Türkiye’de her şeye karar verip iyi hisseden, o gün için ne gerekiyorsa karar veren isimdir. Muhteşem bir liderdir Devlet Bahçeli. Bunları gördüğüm, bildiğim için MHP’den aday oldum.

‘HANGİ YARADAN BAŞLAYACAĞIMI BİLMİYORUM’

Milletvekili seçildiğiniz takdirde ilk icraatınız ne olacak?

İlk icraatlardan birisi Elazığ’a gideceğim ve il başkanlığını çok güzel bir binaya taşıyacağım. Aslan yattığı yerden belli olur. Herkesin gelip görebileceği ziyaret edebileceği, sorununu derdini anlatabileceği bir il başkanlığı binası yapacağım. Sonrasında ise Elazığ’da beş yıllık bir seçim bürosu kuracağım. Kimin ne problemi, sorunu varsa benim kurduğum seçim bürosuna gelecek. Tüm dertlerini, şikayetlerini, taleplerini insanlar o büroya yazılı olarak verecek. Sözlü olmayacak. Beş yıl dolunca Elazığlılara çalışma karnesi vereceğim. Şu tarihte şunun şu işi vardı, yaptım diyeceğim. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde o kadar milletvekili oldu, bir tane böyle bir çalışma yapan var mı? Varsa öpüp elini başıma koyarım. Öte yandan işin içine de girmeden milletvekilliğinden ne bekleniyor bilmiyorum. Yara çok. Hangi yaradan başlayacağım bilmiyorum. Elimde bir sihirli değnek yok ki vurayım değneği Elazığ’ı saray gibi yapayım. Ne tür problemlerle karşılaşacağımı bilmiyorum. Zaman bunların hepsinin aynası olacak ama bunların hepsinin alt yapısını sağlam tutacağım. Bazıları milletvekili olup bir anda devlet adamı oluyor. İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur. İçindeki enerjiyi, samimiyeti halka aktaracaksın. Ulaşılmaz olmayacaksın bir defa. Vatandaşın sorunu bitmiyor tabii. Elazığ’ın nesi meşhur? Üzümünü iyi pazara sokmaya çalışırım. Harput’un çok güzel özelliği vardır örneğin. Bunu tanıtırım. Taksim Meydanında Harput şöyle diye anlatsam tüm kanallar beni canlı yayınlar çünkü medyatik bir insanım. Bu ne anlatıyor derler. Medyatikliğimi, bu yüzü, bu vitrini Elazığ’ın reklamı için kullanacağım. Milletvekili olduğumda da bedelsiz tüm şahsiyetimi Elazığ reklamı için kullanacağım.

Faik Öztürk

‘AK PARTİ 300, MHP 100 VEKİL ÇIKARACAK’

Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?

Barış, huzur ve ekonomisi güçlü bir Türkiye hayal ediyorum. O güzel günler de gelecek. Bizi çekemeyen çok düşmanlarımız var. Adam 12 bin kilometre uzaktan bu ülkeyle uğraşıyor. Bu ülkenin dünyada en güçlü, en büyük ve en iyi ekonomisinin olmasından korktukları için uğraşıyorlar bizimle. Daha güçlü bir ülke hayal ediyorum. Seçimlere dair ise AK Parti 300, MHP de 100 Milletvekili çıkaracak ve parlamento muhteşem bir şekilde huzurlu çalışacak. Yeni sistem denenecek, denenmeyen hiçbir şey hakkında olumsuz konuşmakta fayda yok. Bunun kontrol sürecini en iyi yapacak, aksaklığa izin vermeyecek lider de Devlet Bahçeli’dir. Teminatımız odur. Başkanlık sisteminin takibini de Bahçeli yapacaktır. Memleketini, vatanını, bayrağını seven herkes elini vicdanına koyup sandığa gidecek. Bu memleket için kim hayırlısıysa ona oy verecek.