CHP'li Öztürk Yılmaz: Barzani'ye 24 saat süre verilsin

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, bağımsızlık referandumu nedeniyle Barzani'ye karşı 24 saat süre verilmesini, 'uyarı'yı dikkate almaması halinde ise askeri, siyasi ve ekonomik alanda harekete geçilmesini istedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretini de değerlendiren Yılmaz, "Cumhurbaşkanı artık izole olmuştur. Dünyada hiçbir lider görüşmek istemiyor" dedi.
Öztürk Yılmaz

DUVAR – Irak Kürdistanı’nda yapılacak bağımsızlık referandumu nedeniyle CHP içinden de ‘savaş’ sesi yükseldi. CHP’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, bağımsızlık referandumunun bölgeyi ciddi anlamda sarsacağını ve iç savaşı tetikleyeceğini iddia etti. Barzani’nin referandum konusunda geri adım atmaya niyeti olmadığının görüldüğünü belirten Yılmaz, verilecek 24 saatlik sürenin ardından askeri olarak da harekete geçilmesini istedi.
Yılmaz, ‘herkesle kavgalı’ tutumu nedeniyle de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la hiçbir liderin görüşmek istemediğini söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Yılmaz’ın konuşmasında şu başlıklar öne çıktı:

IRAK’TA 24 SAAT UZUN BİR SÜRE: Yapılan uyarılara rağmen Barzani’nin geri adım atmak istemediğini görüyoruz. Önümüzde çok az bir zaman kaldı. Irak kontekstinde 24 saat uzun bir süre. Bu sürede umulmadık şekilde U dönüşleri yapıldığına şahit olduk. Şimdi öncelikle işin bu noktaya gelmesinin baş sorumlusu AKP’dir. Barzani ile örtülü enerji işi, kirli ticaret yapan, hiçbir şeffaflığı olmayan, Kerkük- Yumurtalık boru hattına paralel hatlar döşeyip Barzani’yi zengin eden AKP’dir. Barzani AKP’yi dinlememektedir. Bugün karar anıdır. Hükümetin gelinen aşama itibariyle somut öneriler ve uygulamalar sergilemesi gerekir. Bu söyleyeceklerimiz 24 saatlik süre tanınması gerekir Barzani’ye. Bu sevdadan vazgeç deyip 24 saat süre vermesi lazım. Eğer geri adım atmıyor ve Türkiye’den giden sesleri ayağının altına alıp eziyorsa o zaman askeri, siyasi ve ekonomik tedbirler içeren bir paket hazırlaması lazım. Anladığı dilden konuşmak gerekir.

EN BÜYÜK ZARARI BARZANİ GÖRECEK: Bir; Kerkük’ün ve Bölgesel Kürt yönetimindeki petrolün ana satıcısı Irak merkezi hükümeti olması gerekirken, bu petrolü gayri meşru anlaşmayla Türkiye’ye satmakta ve AKP, buna taşeronluk yapmaktadır. Bu kaçak petrolün akışına son verilmesi gerekir. İki; Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattının geliri, yaklaşık 400 bin varil petrol Barzani’nin cebine gitmektedir. Bunun Irak merkezi hükümetine bir faydası yok. Barzani bu gelirlerle silah almaktadır. Irak merkezi yönetimiyle konuşulup, Yumurtalık-Kerkük petrol boru hattının durdurulması önerilir. Petrol dünyanın her yerinden alınabilir. Barzani Habur’dan haraç kesmektedir. Kendisini zengin ediyor bu haraç. Bu gelir kaynağının sonlandırılması önem taşımakta. Irak merkezi hükümetiyle yeni anlaşmalar gerekir. Irak merkezi hükümeti, İran ve Türkiye’nin istişare kurması gerekir. Barzani’nin kendi oyunudur. Oradaki Kürtlerle alakası yoktur. Görev süresini uzatmak, kendisine dönük eleştirileri ortadan kaldırmak, orada kalabilmek için milliyetçilik kartını oynamaktadır. Bundan en büyük zararı Barzani kendisi görecektir.


CUMHURBAŞKANI İZOLE OLDU
(Erdoğan’ın ABD ziyareti)Cumhurbaşkanı artık izole olmuştur. Dünyada hiçbir lider görüşmek istemiyor cumhurbaşkanıyla. En basit randevulara bile zorluk çekildiğini görüyoruz. Türkiye’nin karakteri değiştiriliyor. Böyle bir ülkenin lideri burada saygı görmezken orada nasıl saygı görebilir. Kim onlara saygı duyacak? Protokol yardımcısı karşılıyor. Cumhurbaşkanını ABD başkanın, başkan yardımcısının karşılamasını isterim. Ama bugün milletin büyük kısmını düşman gören bir anlayış nasıl karşılanır. Böyle giderse bunlar ziyaret bile yapamayacaklar bu nedir nasıl bir şeydir? Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanından bahsediyoruz. Her tarafla kavgalı. Kiminle oturup Katar devlet başkanıyla mı bütün sorunları çözeceğiz? Eriyoruz, itibarımız beş para oluyor dünyada.
(ANKARA-DHA)