KRİPTO PARA YATIRIMCILARININ SAYISI 562 MİLYONA ULAŞTI
Dünyada kripto para yatırımcı sayısı hızla artıyor. Bu yatırım enstrümanına Türkiye'de çok ciddi bir yönelim var. 2024 yılı itibarıyla, dünya genelinde kripto para yatırımcısı sayısı, geçen yıla göre yüzde 33 artışla 562 milyona ulaştı. Türkiye ise nüfusuna oranla kripto para yatırımcı sayısında yüzde 19.3 ile dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Triple-A’nın raporuna göre, 2023 yılında dünya genelinde 420 milyon olan kripto yatırımcısı sayısı, 2024 yılında büyük bir artışla 562 milyona çıktı. Asya kıtası 326.8 milyon yatırımcıyla bu alanda zirvede, Kuzey Amerika 72.2 milyon yatırımcıyla ikinci sırada... Türkiye ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Singapur’un ardından yüzde 19.3 ile üçüncü sırada bulunuyor. Kripto para yatırımcılarının yaş gruplarına bakıldığında, 25-34 yaş aralığı yüzde 34 ile en büyük grubu oluşturuyor. Bu yaş grubunu, yüzde 31 ile 35-44 yaş arası takip ediyor. Genç yaş gruplarında yatırımcıların sayısı artarken, erkeklerin bu yatırımlarda daha fazla yer aldığı görülüyor. Ayrıca, 18-24 yaş aralığındaki yatırımcıların yüzde 14 ile önemli bir yer tuttuğu dikkat çekiyor. Kadın yatırımcı oranı ise dünya genelinde yüzde 39 seviyelerinde. Türkiye'deki kripto para yatırımcılarının tercihlerine bakıldığında, Bitcoin’in başı çektiği görülüyor. Türkiye merkezli kripto para borsası Paribu’nun verilerine göre, kripto işlemi yapan kişilerin yüzde 70’i Bitcoin ile işlem yapıyor. Bitcoin’in ardından, Türkiye’de en çok tercih edilen kripto para ise Ethereum, yatırımcıların yüzde 29'u Ethereum ile işlem yapıyor. Bitcoin’in yatırım amaçlı kullanıldığı görülürken, Ethereum ile işlem yapanların büyük bir kısmı kısa vadeli alım satım işlemleri yapma eğiliminde. Türkiye’de kripto para yatırımlarına son altı ayda katılanların sayısı da ciddi oranda artmış. Kısa vadeli alım satım işlemlerinin yaygın olduğu Türkiye’de, kripto paralar genç yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.
KÜRESEL EKONOMİK KOŞULLAR KRİPTO PARALARI DESTEKLİYOR
Geçen haftaya damgasını vuran en önemli gelişmelerden biri Bitcoin’in 104,000 dolar seviyesine ulaşmasıydı. Bitcoin bu seviyeye gelirken, başta Ethereum olmak üzere pek çok kripto para da iki haneli oranlarla değer kazandı. Bitcoin, son hareketle 2 trilyon doları aşan piyasa değerine ulaştı ve bu piyasa değeri Bitcoin'i, NVIDIA, Apple, Microsoft, Alphabet ve Amazon gibi teknoloji devlerinin ligine taşıdı. Peki ama bu hızlı değer artışlarının sebebi ne? Soruya cevap veren Binance CEO’su Richard Teng, bu durumu kripto varlık piyasası için dönüştürücü bir an olarak tanımlamış ve şu tespitlerde bulunmuş: "Bu gelişme, Bitcoin’in niş bir varlıktan ana akım bir finansal enstrümana dönüşüm yolculuğunda önemli bir aşamayı temsil ediyor. Hem kurumsal hem de bireysel yatırımcıların artan ilgisini çeken bu yükseliş, kripto varlıkların finansal ekosistemdeki büyüyen rolünü güçlendiriyor ve daha geniş çaplı benimsenmeyi teşvik ediyor”. Bitcoin'in 100,000 dolara yükselmesinin ardında piyasada yaşanan yapısal değişimler yatıyor. Makroekonomik koşullardaki dönüşüm, olumlu düzenleyici sinyaller ve kurumsal yatırımlar en temel etkenler... Fed’in uzun süredir devam eden sıkılaştırma politikasından faiz indirimine geçişi, sermayenin kıt ve enflasyona dayanıklı varlıklara yönelmesini sağladı. 21 milyon sabit arzı sayesinde Bitcoin, para birimlerinin değer kaybına karşı doğal bir koruma aracı olarak öne çıktı. Bu yönüyle altından rol çalıp yeni bir ‘güvenli liman’ sıfatını kazanıyor. Tabii Donald Trump’ın seçimi kazanmış olması da çok önemli bir başka etken. Trump kripto varlıkları destekleyeceğini sürekli tekrarlıyor. Trump’ın ABD’yi küresel bir kripto merkezi haline getirme vaatleri ve Stratejik Bitcoin Rezervi oluşturulmasına yönelik tartışmalar, Bitcoin’e yönelik olumlu algıyı daha da pekiştiriyor. Küresel şirketlerin kripto varlıklara yatırım yapıyor olması da, başta Bitcoin olmak üzere pek çok kripto varlığa olan ilgiyi artırıyor. Bunun yanı sıra, Bitcoin ETF’lerinin ve ETF opsiyonlarının piyasaya sürülmesi de kurumsal yatırımcıların varlığa erişimini kolaylaştırdı ve Bitcoin’in ana akım finansal piyasalara entegrasyonunu hızlandırdı.
OECD’YE GÖRE, 2025 VE 2026’DA KÜRESEL EKONOMİ YÜZDE 3.3 ORANINDA BÜYÜYECEK
OECD’nin ‘Küresel Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonomide gelecek iki yıl yüzde 3.3’lük büyüme yaşanacak. Bu yılki büyüme beklentisi ise yüzde 3.2... Raporda bu büyüme oranının sebepleri şöyle açıklanıyor: Tüketici güveni birçok ülkede henüz salgın öncesi seviyelere ulaşmamış olsa da enflasyondaki düşüş reel hane halkı gelir artışı ve harcamalarını destekliyor. İş gücü piyasası üzerindeki baskılar hafiflemeye devam ederken, işsizlik genel olarak düşük seyrediyor. Reel faiz oranları kısıtlayıcı, ancak düşük nominal getiriler, faize duyarlı konut ve kredi piyasalarında bazı erken canlanma işaretleri yaratıyor. Hizmet sektörlerinde süren baskılara rağmen, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomide manşet enflasyon hedef seviyeye döndü. OECD, mayısta yayımladığı ‘Ekonomik Görünüm Raporu'nda, küresel ekonomik büyümeyi bu yıl ve 2025 için sırasıyla yüzde 3.1 ve yüzde 3.2 olarak öngörmüştü. OECD, eylülde yayımladığı geçici ekonomik görünüm raporunda da küresel ekonominin bu yıl yüzde 3.1 büyüyeceğini tahmin etmiş, 2025'e ilişkin öngörüsünü de yüzde 3.2 olarak belirlemişti. Böylece, OECD, her iki yıla ilişkin büyüme öngörüsünü önceki tahminlerine göre yüzde 0.1 yukarı yönlü revize etti. Bu yıl ABD ekonomisinin yüzde 2.8 ve 2025'te yüzde 2.4, Çin ekonomisinin ise sırasıyla yüzde 4.9 ve yüzde 4.7 büyüyeceği tahmin ediliyor. Ancak önemli bir uyarı var raporda, o da ticarette korumacı politikalarda artış yaşanma riski. Aslında risk dememek gerek, zira kesinlikle bu eğilimi daha da fazla hissedeceğiz. Küresel ticaret kısıtlamalarının artması ithalat fiyatlarını yükseltirken, işletmeler için üretim maliyetlerini artırma ve tüketiciler için yaşam standartlarını düşürme riski oluşturuyor.