Çin'deki Sun Yat-Sen Üniversitesi'nden Leiwen Fu ve Tian Tian liderliğindeki araştırma ekibi ise, "Gelişmekte olan ülkelerde penis kanseri vakası ve ölüm oranı hala daha yüksek olsa da, Avrupa ülkelerinin çoğunda vaka oranı artıyor" açıklamasında bulundu. İngiltere'de 1979 ile 2009 yılları arasında vakaların 100 binde 1,1'den, 1,3'e yükseldiği belirtildi. Almanya'da ise 1961 ile 2012 yılları arasında vakaların görülme sıklığı 100 binde 1,2'den 1,8'e çıktı.
Dr. Cordeiro, "Penis kanseri nadir görülen bir hastalıktır ama aynı zamanda oldukça önlenebilirdir" dedi. Cinsel ilişkide prezervatif kullanılmasının ve fimozis vakalarında sünnet derisinin ameliyatla alınmasının penis kanseri riskini azaltabileceğini söyledi.
Uzmanlara göre penis kanserinin belirtileri şöyle:
- Peniste iyileşmeyen yara
- Akıntı
- Peniste renk değişikliği
- Üretrada kanama
Ürolog Dr. Neil Barber ise şu ifadeleri kullandı: "Sünnetli popülasyonda penis kanserine neredeyse hiç rastlanmıyor. Kötü hijyen ve sünnet derisinin altındaki enfeksiyonların yanı sıra sünnet derisinin geri çekilmesini zorlaştıran fimozis gibi durumlar ve iyi hijyen sağlamak risk faktörleridir. Yerleşik risk faktörleri arasında korunmasız cinsel ilişki de yer alıyor, özellikle prezervatif kullanmamak ve kötü hijyen, riskleri daha da artırıyor."
(DIŞ HABERLER SERVİSİ)