Özel'den İnce açıklaması: Henüz bir randevulaşma olmadı

CHP lideri Özel, Somali Cumhurbaşkanın oğlunun trafik kazasında öldürdüğü kuryenin evini ziyarete gitti. Özel, Memleket Partisi lideri İnce ile ilgili henüz bir görüşme planının olmadığını söyledi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Mohammed Hassan Shekh Mohamud’un trafikte motokurye Yunus Emre Göçer’in ölümüne neden olması sonrası Göçer'in ailesini ziyaret etti.

Ziyarette Özel’e İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ve partililer de eşlik etti.

Kazanın hemen ardından serbest bırakılan zanlının yurt dışına kaçmasıyla ilgili olarak, devleti yönetenlerin ihmalkarlığının herkesin yüreğini yaktığını ifade eden Özel, "Bu suçu işleyen, bu kazaya karışan herhangi bir vatandaş olsa gözaltına alınacak, sorgulanacak, tutuklanacak, tutuklanmazsa yurt dışı çıkış yasağı konacak. Bunu herkes biliyor ama yabancı bir devlet adamının oğlu olduğu zaman bu nasıl bir ayrıcalık? Bu nasıl bir kamu yönetimi, bu nasıl bir adalet? Uluslararası anlamda bu meselenin Türkiye Cumhuriyeti takipçisi olmalıdır" dedi.

 

'RANDEVU İSTEĞİNİN GERİ ÇEVRİLMESİ ZATEN DÜŞÜNÜLEMEZ'

Özel, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya da şöyle yanıt verdi:

“Sayın İnce, ben Almanya’ya giderken kendisi de yanılmıyorsam Selanik’e gidiyordu. Bir telefon mesajlaşmamız oldu. Sayın Başkan’la (İmamoğlu) görüşmek istediğinde birbirimizle haberleşmiştik. Ardından da Muharrem Bey bir ziyarete gelmek isterim demişti. Ben Türkiye’ye dönünce görüşürüz demiştim. Onun üzerine henüz bir randevulaşma olmadı ama Sayın Muharrem İnce, sonuçta geçmişte birlikte siyaset yaptığımız, bu partide önemli görevler üstlenmiş, ülkede önemli görevler istenmiş birisidir. Randevu isteğinin geri çevrilmesi zaten düşünülemez. Onun dışında kapsamla ilgili biz de henüz bir şey konuşmadık. Sayın İnce’nin de bir nezaket ziyareti yapmak istediğini ve bugün yine kendi açıklamasında, İstanbul’da Sayın Başkan’a destek olmanın önemli olduğunu söylüyor. Bu konu zaten İstanbul’u seven, Türkiye’yi seven herkesin takınması gereken bir tutumdur. Şimdilik başka söyleyeceğim bir şey yok ama randevu talebi netleştikten sonra, randevulaştıktan sonra sizi de bilgilendiririz.”

Adaylık sorusu üzerine de Özel, “Öyle bir şey hiç konuşulmadı. Hiç öyle bir zemin olmadı. Sadece sizi bir ziyaret etmek isterim diye bir mesajı var kendisinin” dedi.

Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:

BU NASIL BİR ADALET?: İlk andan itibaren hem Maltepe Belediyesi hem örgütümüz hem büyükşehir belediyemiz sosyal yardım, sosyal destek, psikolojik destek anlamında ailenin yanında olmuşlar. Aile bunu ifade etti. Zaten ilk andan itibaren çok yakından takip ediyorduk gelişmeleri ama esas Türkiye’nin, hepimizin birden yüreğini yakan bir durumla karşı karşıyayız burada. Zamanı gelince şu lafı çok kolay söylüyor ülkeyi yönetenler. ‘Dicle’nin kenarında bir kurt, bir kuzuyu kapsa hesabını bizden sorun demiş’ diyor Ömer. ‘Biz böyle kamu yöneticisiyiz’ diyorlar. Hazreti Ömer’in bu anlayışına sahip olduğunu söyleyenlere, bir kurdun, bir şeytanın gelip Somali’den kuzumuzu kaptığını ve kaçtığını söylemek lazım. Siz bu sırada ne yaptınız? Niye bir kelime konuşmuyorsunuz? Adalet Bakanı’na soruluyor, ‘Gündem Filistin’ diyor. Filistin’le ilgili hepimizin yüreği yanıyor. Her zeminde bunu gündemde tutmaya çalışıyoruz. Peki, Yunus Emre Göçer’le ilgili hiç yüreğiniz yanmıyor mu? Gündem niye sadece Filistin olsun? Gündem hem Filistin olsun, dünyada gündem Filistin olsun; Maltepe’de, İstanbul’da, Türkiye’de de bir gündeminiz de Yunus Emre Göçer olsun. Onun gibi kurye kardeşlerimizin güvenliği olsun. Sonra bu suçu işleyen, bu kazaya karışan herhangi bir vatandaş olsa gözaltına alınacak, sorgulanacak, tutuklanacak, tutuklanmazsa yurt dışı çıkış yasağı konacak. Bunu herkes biliyor ama yabancı bir devlet adamının oğlu olduğu zaman bu nasıl bir ayrıcalık? Bu nasıl bir kamu yönetimi, bu nasıl bir adalet?

TÜRKİYE CUMHURİYETİ TAKİPÇİ OLMALI: Ben annesinin sorduğu sorulara cevap verebilecek durumda değildim. Bu sorulara, bu ülkeyi yönetenlerin cevap vermesi lazım. Uluslararası anlamda bu meselenin Türkiye Cumhuriyeti takipçisi olmalıdır. Uluslararası hukuka göre suçu işleyen birisi ülkeyi terk etse de yapılacak çok şey vardır. Bunların ciddi olarak takip edilip edilmediğini göreceğiz. Şu ana kadar ilgili ülkenin büyükelçiliğinden aileye bir ziyaret, bir taziyede bulunulmamış olmasını son derece hem Türkiye’ye karşı hem de aileye karşı bir nezaketsizlik olarak nitelendiriyoruz. Bunu da ilgililerin dikkatine sunuyoruz. Bundan sonraki süreçte tabii kapıdan girdiğinizde orada başka felaketlerle karşılaşıyorsunuz. Lise çağında bir genç kız var. Babasız kalmış. Özel eğitim alması gereken bir otizmli küçük çocuk var. Onlarla ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi elinden gelen her şeyi yapıyor. Bundan sonra da sahip çıkmaya devam edeceğiz ama bu tip meselelerin hassasiyetle üzerinde durulması lazım. Burada millet üstüne düşeni yaptı ama devletin yapmadığı anlaşılıyor. Devletin, devleti yönetenler yüzünden gösterdiği ihmalkârlık hepimizin canını sıkıyor. Bu meseleyi gündemde tutmaya, bu meseleyi takip etmeye devam edeceğiz.”

TÜRKİYE’Yİ BÜTÜN DÜNYAYA REZİL EDEN GÖRÜNTÜLER: (Ankaragücü Başkanı Faruk Koca’nın hakem Halil Umut Meler'e saldırısına yönelik) Bir diğer husus da dün akşam hepimizi utandıran, hepimizi dünyaya rezil eden bir olayla karşılaştık. Şimdi bütün dünya televizyonlarında, Türkiye’de hem de dünyaca ünlü bir hakemimize atılan yumruk yetmiyor, yere düşünce kendisine vurulan tekmeler konuşuluyor. Orada atılan her tekme, Türkiye’nin uluslararası itibarına da atılmıştır. Orada atılan her tekme, vurulan o yumruk, hepimize vurulmuştur. Bu meselenin tabii toplumsal duyarlılıkla takip edilmesi ve bugün adli makamların gerekli tedbiri alması son derece önemlidir. Bundan sonra takip edeceğiz. Kişinin iktidar partisinden milletvekilliği yapmış olması, Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahibi olması, benzer durumlarda geçmiş toplumsal travma yaratan meselelerde sürecin bir süre sonra, toplumun gündeminden düştükten sonra kişilerin hemen kayrılması sonucu geçmiş pratiğimizde çok olduğu için hepimiz bundan endişeliyiz. Bu yapılan cezasını bulmalıdır. Bu konuda o yumruğun atılabiliyor olması, o yere düşenin tekmelenebiliyor olması hakemimizin, oradaki önemli bir güvenlik zafiyetine de dikkat çekmektedir. Biz o yumruk için, o atılan tekmeler için çok değerli hakemimizden, ailesinden bütün sorumlular adına, Türk milleti adına özür dileriz. Bu görüntü Türkiye’ye yakışmamıştır. Türkiye’yi bütün dünyaya rezil eden bu görüntülere sebep olanlar ve engel olamayanlar, bunun hesabını vermelidir. (HABER MERKEZİ)