Tüketici bu yolları kullanarak satın alma yapmaya çalışıyor, genel itibarıyla finansal desteği otomotiv piyasasının tamamında yok hükmünde denilecek durumda. Artan faizler nedeniyle tüketiciden müthiş bir şikâyet var. Örneğin 400 bin TL'lik bir otomobilin 24 ayda 1 milyon TL’yi aşan geri ödemesi var. Bu durum da tüketiciyi otomobil satın alırken korkutuyor, cebini yakıyor” dedi.
“Güncel durumun sürdürülebilir olmadığını düşünüyoruz, faizler en azından Merkez Bankası politika faizi dolaylarında olması gerekiyor. Zira son artırımlarla beraber bankalar çok daha yüksek seviyelerde faiz oranları belirlediler. Artı olarak kredi musluklarını da neredeyse kapattılar, adeta kredi vermemek için ciddi bir yarış içindeler” diyen Karakaş, bayram ve yaz ayları etkisiyle piyasada hareketliliğin görüldüğüne, ancak hareketliliği destekleyecek finansmana ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti:
“Satın alma yapmak, stok tutmak yıllık 70-75 faiz maliyetlerle galeriler veya aracı kurumların tabiri caizse mevcut durumda işine gelmiyor. İkinci elde bu çerçeve pandemi dönemindeki uygun faiz-çok stok yönünde değil, az stok ve az karla hızlı devir yapmak üzerine kurulu bir düzene geçildi. Tabii bu durum da ancak otomobillin fiyatı çok cazipse ve ödeme seçeneklerinde esneklikler, kolaylıklar sağlarsanız gerçekleşebiliyor.
Şu anda ikinci elde bu anlamda bir kaos hâkim. Piyasa netleşmiş değil; bayramın oluşu, yaz aylarına giriş, seçim sonrası kur artışı beklentisiyle birlikte geçtiğimiz aylara göre piyasada bir talep ve hareketlilik var. Ama bu talebi karşılayacak finansman desteği alıcı ve satıcı tarafında yok. Parasal sıkılaşma politikasının bankalar tarafından tam ve sıkı biçimde hayata geçirilmesi tüketicinin elini kolunu bağlamış durumda.