6. 2666
Roberto Bolano, Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş, 1192 syf., Can Yayınları, 2021.
Meksikalı entelektüellerin güçle ilişkisi bilinen hikâyedir. Hepsi aynıdır demiyorum. Kayda değer istisnalar var. Güce teslim olanların kötü niyetli olduklarını da söylemiyorum. Hatta tamamen teslim olduklarını bile iddia etmiyorum. Sadece bir iş deyip geçebiliriz ama devlet için çalışmaktan bahsediyoruz. Avrupa'da entelektüeller yayınevleri veya gazeteler için çalışır, karıları onlara bakar veya aileleri zengindir ve kendilerine aylık ödenek bağlatmıştır veya işçidirler ya da suçludurlar ve yaptıkları işten dürüstçe para kazanırlar. Meksika'da, ve bu söylediğim Arjantin hariç bütün Latin Amerika için de geçerli, entelektüeller devlet için çalışır.
2666'yı meydana getiren birbirinden bağımsız okunabilecek beş roman ortak unsurlar içerdiği gibi ortak bir amaca da hizmet eder. Romancılardan akademisyenlere, mahkûmlardan spor yazarlarına, öğrencilerden savaş suçlularına uzanan karakterlerin yolları ABD-Meksika sınırındaki, kadın cinayetleriyle ün salan meşum bir şehirde kesişir…
Yaşamının son yıllarında inşa ettiği 2666, Roberto Bolaño'nun belki de en iddialı yapıtı.
5. Düzeltmeler
Jonathan Franzen, Çevirmen: Füsun Doruker, 496 syf., Sel Yayıncılık, 2012.
Düzeltmeler, birbirlerine duydukları güvenle kusursuz bir "aile" olmak isteyen, ama birbirlerini sürekli hayal kırıklığına uğratan, farklı hayatlar içinde çırpınırken ortak bir alanda bir türlü buluşamayan beş kişinin ince ince örülmüş, çarpıcı ve sürükleyici hikâyesi.
Düzeltmeler, her gün yaptıkları hataları onarmaya çalışırken yeni hatalar yapan tüm insanların tuhaf olduğu kadar da gerçek hayat hikâyesi.
Bu kitabı okurken gülümseyeceksiniz, öfkeleneceksiniz, söyleneceksiniz, gözleriniz yaşaracak, yüreğiniz sevinç ve ümitle dolacak. Ama her şeyden önce neden iyi edebiyat metinlerine ihtiyacımız olduğunu anlayacaksınız.
-The New York Review of Books-
4. Malum Dünya
Edward P. Jones, Çevirmen: Murat Sağlam, 455 syf., İnkılap Kitabevi, 2006.
Henry Townsend kunduracılıkla geçimini sağlayan bir köleyken, eski sahibi Robbins’in ona öğrettiklerinin ışığında, köle sahibi zenci bir çiftçi olmuştur. Henry’nin ölümüyle çiftlik dağılmaya başlar. Köleler gecenin örtüsüne bürünerek birbiri ardına firar ederler. Towsend çiftliğinin ötesindeki malum dünyanın çivileri teker teker dökülmektedir.
Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman arasında mekik dokuyan bu iddialı ve aydınlatıcı roman, özgür ve köle siyahları, beyazları ve Kızılderililerin hayatlarını tek bir kumaşta dokuyarak, kölelik kurumuyla yaratılan günümüzün çok boyutlu dünyasına daha derin bir kavrayış sunuyor.
3. Kurtlar Hanedanı
Hilary Mantel, Çevirmen: Beril Tüccarcıbaşı Uğur, 785 syf., Alfa Yayıncılık, 2016.
Tudor Hanedanlığının müsrif ve şehvet düşkünü kralı VIII. Henry, evli olmasına rağmen Anne Boleyn'le evlenebilmek için her türlü yola başvuruyor. Bu evliliğe sadece Papa ve kilise çevresi değil; Tanrı'ya aşırı bağlı Thomas Moore da karşı çıkıyor. Hanedanlıktan yükselen iktidar, para ve şöhret tutkusu bütün İngiltere'yi sarmışken soylu olmayan bir demircinin oğlu, doğum tarihi belirsiz bir adam çıkıp önce kardinalin sağ kolu, ardından kralın danışmanı oluyor. Thomas Cromwell, sadık ve güvenilir olmasının yanında halktan ve kabadayı olan bu adam, gölgede kalan muğlak tarihi kendisinin de yer alıp yükseldiği sahnede ana hatlarıyla çiziyor. Ruhban sınıfına savaş açıp aristokrasinin gücünü azaltmaya çalışan bir politikacıya dönüşen Cromwell'in portresi, monarşinin müphem ilişkilerle dolup taşan tarihiyle birlikte yazılıyor.