Yaklaşık 2 yıldır Bodrum'daki yağış rejiminde ciddi problem olduğunu dile getiren Aras, "Aynı zamanda iklim krizinin etkilerini de yaşıyoruz. Bunu orman yangınlarında gördük ve bizzat yaşamış olduk. Bu sadece çeşmemizden akan su değil aynı zamanda tarımsal kuraklık olarak da algılamalıyız. Bu da üretimi ciddi bir şekilde etkiliyor. Bizim yeni su kaynaklarına ihtiyacımız var ancak yeni su kaynaklarından önce elimizdeki su kaynaklarının planlı ve düzenli kullanımı söz konusu olmalı. Ciddi bir su kriziyle karşı karşıyayız, diyebiliriz. Bizim burada yapacağımız her litrenin hesaplanması ve ona göre tasarruflu kullanılması gerekiyor. Özellikle, Bodrum'da 100 metrekare ev yapıyoruz 1500 metrekare önüne çim yapıyoruz. Bunların sınırlandırılması gerekiyor. Çünkü 1 metrekare çim 12 litre suyla sulanıyor. Daha yöresel bitki çeşitleriyle, peyzajın tamamlanması gerek. Çim ihtiyacı da olabilir. Dünya standartlarında 3 kişinin yaşadığı bir binanın çim ihtiyacının 37 metrekare olduğunu tespit ettik. Bundan sonraki peyzaj projelerinde bunu göz önüne alacağız" dedi.
Azalan su kaynaklarından dolayı yeni projeler geliştirdiklerini söyleyen Aras, "Yağmur hasadıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bu konuyla ilgili belediye meclisimize bir önerge sunduk. 1000 metrekarenin üstündeki parsellerde yağmur suyunu toplayan ve depolayan sistemlerin kurulması, inşaat esnasında bunların yapılması öngörüyoruz. Kamusal alanda, parkta, yollarda yağmur suyunu depolama şansımız var. Bu konuyla ilgili İtalyan bir proje var, çalışmalarımız sürüyor. Bizim düzgün bir su yönetimine ihtiyacımız var. Eğer daha büyük bir kriz yaşarsak, denizden faydalanarak deniz suyunu arıtıp kullanma şansımız da var. Bununla ilgili de çalışmalarımız sürüyor. Bazı yerlerde pilot olarak bunları yapmak istiyoruz. Atık su arıtma tesislerimizden çıkan suyu kullanma suyu olarak hem kent peyzajında hem de yeşil alanlarda hatta mandalina bahçelerinde kullanmak gibi yine projeler var" ifadelerini kullandı.
Bitki örtüsünün yavaş yavaş kuruduğunu söyleyen Başkan Aras, "Şu andaki yağmur durumuna bakarsanız, bu ayın ortasını geçtik hâlâ bir yağmur almadık. Bir kere yağdı, onun dışında her yağmur görünen günde bakıyoruz ki yağmur yok. Yavaş yavaş bitki örtüsü kurumaya başladı, çok zor zamanlar bizim için. Hep birlikte yapabileceğimiz bir tasarruf. Yüzme havuzları meselesi de var. Yüzme havuzları hayatın bir gerçeği. Yüzme havuzu bir kere doldurulup, eskisi gibi sürekli boşaltılıp her sene yeniden doldurulmasına gerek yok. Yeni teknolojilerde bu su tazelenip kullanılabiliyor. O yüzden mümkün olduğu kadar elimizdeki kaynağı tedbirli kullanıp geleceğin hesabını yapmamız lazım" açıklamalarında bulundu.
Su kaynaklarında ciddi oranda azalma olduğunu belirten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik de "Bodrum'a içme suyu sağlayan 3 ana kaynaktan bahsedebiliriz. Birincisi Mumcular Barajı, ikincisi Geyik Barajı üçüncüsü ise 150 kadar içme suyu kuyusu. Bunların tamamı küresel iklim değişikliğine bağlı olmak üzere kuraklıktan etkilenmiş durumda.