Muammer Aksoy Evi yıkım tehdidi altında, mimarlar kamulaştırma çağrısı yaptı

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Muammer Aksoy’un evinin yıkım tehdidi altında olduğunu belirtti, Büyükşehir Belediyesi’ne kamulaştırma çağrısı yaptı.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin 1990 yılında silahla vurularak evinin önünde katledilen hukuk profesörü Muammer Aksoy’un evinin yıkım tehdidi altında olduğunu belirterek Koruma Kurulu’na yaptığı başvuru olumlu sonuçlanmadı. Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, taşınmazın ‘korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı’ nitelikleri taşımadığını belirterek, tesciline gerek olmadığına karar verdi.

Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Korumama Kurulu yine iş başında, kararı yargıya taşıyoruz. İller Bankası, Atatürk’ün Marmara Köşkü, her Cumhuriyet değeri ve hafıza mekanları riskli yapıdır denilerek yıkımlar mubah hale getirilmek isteniyor. Bu yaklaşımı reddediyoruz. Muammer Aksoy Evi’ bir bellek mekandır; onarımı ve güçlendirmesi yapılarak korunmalıdır. Bu bellek mekanın gelecek kuşaklara aktarılması ve korunması için Koruma Kurulu’na başvurduk. Muammer Aksoy’un ömrünü geçirdiği ve mücadelesine tanıklık ettiği ev aydınlanma müzesi yapılmalıdır” dedi.

'BU YAPININ YIKILMASI BELLEKLERİMİZİN YIKILMASIDIR'

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni Muammer Aksoy Evi’ni kamulaştırmaya ve sorumluluk almaya davet eden Karakuş, “Aksoy 31 Ocak 1990 tarihinde suikasta uğrayarak katledilmiştir. Silahla vurularak evinin önünde katledilen Muammer Aksoy’un Ankara Çankaya ilçesi Bahçelievler’de sonradan adı Prof. Muammer Aksoy Caddesi olarak değiştirilen eski 2. Cadde'deki 55 numaralı aile apartmanı, önce el değiştirdi, şimdi de kentsel dönüşüm ile yıkılacak. Apartmanda kalan son iki dairenin boşaltmasının ardından toplumsal hafıza mekanı olan, 1954 yılında Y. Mimar Muzaffer Vanlı ve Şevki Vanlı tarafından tasarlanan mimari projesinin üzerinde büyük harflerle ‘Muammer Aksoy ve Akrabaları Evi’ yazan bu yapının ve taşıdığı değerlerin korunması gerekliliğini işaret ediyoruz. Dönemin aile yaşamı, toplumsal yaşamı ve aydınlanmanın örgütlenme mekanı olmuş bu yapının yıkılması belleklerimizin yıkılmasıdır, sessiz kalmayacağız” ifadelerine yer verdi. (DUVAR)