2026’DA TEK HANELİ ENFLASYON ORTA VADELİ BİR MASAL SANKİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyona yönelik mücadelede gerekli tüm adımları kararlı şekilde attıklarını ve atmaya devam edeceklerini söyledi. Oldukça da iddialı, çünkü TÜİK verilerini baz alarak konuştuğunuzda her şey çok güzel oluyor! Para, maliye politikaları ve yapısal reformlarla enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşüreceklerini iddia ediyor Yılmaz ve “Yaptığımız mücadelenin aylık bazda sonuçlarını görmeye başladık. Geçtiğimiz ay yüzde 3’ün biraz üzerinde çıktı enflasyon. Daha önceki dönemlerde daha yüksekti. Aylık bazda bir düşüş eğilimi başlamış durumda. Gelecek yılın ortalarından itibaren yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz” diyor. Ancak gündelik hayatta bunu hissedebilen tek bir vatandaş yok. Bir diğer iddiası da, 2026 yılında tek haneli enflasyon hedefinin gerçekleşeceği. Bence bu iddiası da pek çok mucizeye bağlı, ama şu an meselemiz o değil ki… Milletin 2026’ya kadar çift haneli enflasyonla nasıl barınıp besleneceğine bir yanıt yok!
GIDA ENFLASYONU VATANDAŞIN KABUSU
Dar gelirliye tavuk döner refahını getiren AK Parti’ydi! İki yıldır artık dar gelirli için tavuk döner de erişilmesi güç bir yiyecek. Bırakın onu, domates bile öyle! Dört kişilik bir ailenin en ucuz büfede yiyeceği tavuk dönerin maliyeti en iyi ihtimalle 350 TL! Tarım sektöründeki yapısal bunalım ve Türkiye’nin birikimli ekonomik krizi, dünyada gıda fiyatları iki yıldan bu yana düşerken, ülkemizde zirvelerden zirve beğenmesine sebep oluyor. Türkiye, Lübnan ve Mısır’ın ardından en yüksek gıda enflasyonunu yaşayan ülke, bir de Sierra Leone var! TÜİK rakamlarına göre bile durum böyle! Türkiye’de gıda fiyatları 37 aydır aralıksız yükselişini sürdürüyor. 42 aydan bu yana ise genel enflasyonun üzerinde seyrediyor. Ekim 2023 itibarıyla, aylık bazda yüzde 3.07, yıllık bazda ise yüzde 72.07 arttı. Ki TÜİK değil de çarşı-pazarı dikkate alırsanız bu oran yüzde 100’ün üzerinde… Üstelik küresel iklim krizinin bu yıl ülkemizi teğet geçmesi ve hedeflenen rekoltenin üzerine çıkılmasına rağmen! Bir de iklim krizi vurursa, nasıl bir gıda enflasyonuyla karşılarız kim bilir?
KÜRESEL TİCARETTE DURGUNLUK ARTARAK SÜRECEĞE BENZİYOR
Türkiye’nin dış ticaretinin geleceği açısından küresel ticaret iklimi can alıcı öneme sahip. Ve gelen sinyaller hiç de parlak değil. İşte size bir ipucu, konteyner nakliye şirketi A.P. Moller-Maersk A/S, küresel ekonomik yavaşlamanın tetiklediği talep düşüşü ve kapasite fazlası nedeniyle 10 bin kişinin işine son verileceğini açıkladı. Sebep taşınacak mal miktarında yaşanan keskin düşüş ve bu eğilimin en az bir yıl daha devam etmesi beklentisi. Bu sadece bir örnek… Söz gelimi Drewry denizcilik danışmanlığı firmasının hazırladığı Dünya Konteyner Endeki eylülün son haftasında yüzde 5.2 düştü. Şangay-Rotterdam hattında 40’lık konteynerin spot navlunu 1,172 dolara geriledi. Bu rakam geçen yılın navlun fiyatlarının yüzde 81 altında! Konteyner taşımacılığının sıkıntısı işte bu sebeple… Navlun fiyatları küresel ticaret ikliminin en önemli göstergelerinden biri… Ticaret arttığında fiyatlar yükseliyor, taşınacak mal azaldığında doğal olarak düşüş yaşanıyor. Türkiye’nin dış dengesine yönelik öngörüler yapılırken bu eğilimin dikkate alınması gerekiyor. Zira gelecek yıl ihracatta daralma ihtimali yüksek.
İHRACATÇILAR DA KAYGILI
TİM Başkanı Mustafa Gültepe de ihracat konusunda sıkıntıları dile getiriyor. Bir yandan küresel ticaret iklimi diğer yandan fiyat temelli rekabet kaynaklı sorunlar, ihracat hedefine ulaşmayı zorlayacak gibi… 12. Kalkınma Planı’nda 2028 için öngörülen 375 milyar dolarlı ihracat hedefine ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarını söylüyor TİM Başkanı, ama çok yüksek ihtimalle bu hedefe ulaşmak hem ihracat sektörünün hammadde ve yarı mamul maddede dışa bağımlılığı hem de küresel dış ticaretteki durgunluk sebebiyle imkansız görünüyor. Kaldı ki TİM Başkanı Gültepe, daha önemli bir sıkıntıyı da değiniyor: “Fiyat tutturmakta zorlanmamız ve küresel resesyon, ihracatta bu yıl hız kesmemize neden oldu. Ne yazık ki pazar kayıpları yaşadık. Özellikle emek yoğun sektörler büyük maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı. İlk dokuz ayda 27 sektörümüzün 13’ünün ihracatında kayıp yaşadık. Talep daralması nedeniyle önemli pazarlarımızın İthalatlarında ciddi düşüşler oldu. Ancak rakip ülkelere göre daha pahalı kaldığımız için bizim ihracatımızdaki daralma daha fazla”. İşte bu gerçeklik, ve işte 12. Kalkınma Planı’nda yer alan 375 milyar dolarlık ihracat hedefi! Biz planlardaki hedeflerde niye böyle hayalciyiz?