ÇALIŞANLAR VE EMEKLİLER EZİLMİYORSA PEKİ O ZAMAN ENFLASYON NİYE SORUN?
Ve çok dayanamadılar, ortama ayak uydurmayı tercih ettiler! Bu ekonomi yönetimi de popülist söylemlerin kolaycılığına sığınmaya başladı. Bu hiç de iyi bir gelişme değil… Hele ki bundan sadece birkaç ay önce, hem yerli hem de yabancı yatırımcıya ‘rasyonel’ ve ‘şeffaf’ olacağını ilan etmişken… Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in son iddialı çıkışlarından biri de, çalışanları ve emeklileri enflasyona ezdirmediklerini iddia etmesi oldu. Biz bu lafları zaten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın demeçlerinden ezberlemiş bir millet olarak, her duyduğumuzda her şeyin biraz daha kötü olabileceği hissine kapılıyoruz. Zira bunu ilk duyduğumuzda soframızdan kırmızı et, sonra benzer her demeçte beyaz et, süt ürünleri eksilmeye başlamıştı. Şimdi ise taze sebze ve meyve için aynı şeyi söylemek mümkün. Dar gelirli ve orta gelirli ezilmiyor, artık sağlıksız beslenmenin sınırlarında yaşıyor! Hazine ve Maliye Bakanı’nın böyle bir söylemi tercih ediyor olması, ekonomi yönetimine olan güveni kısa sürede bitirecek gibi…
BARINMAK DA LÜKS OLUYORSA ARTIK! Bu krizi bundan önceki tüm krizlerden farklı kılan Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinin en tepesinden vurması milletin yüzde 80’ini… Beslenme, barınma ve ısınma gereksinimini karşılamakta bu kadar zorlandığımız bir dönem belki Birinci Dünya Savaşı sürecinde olmuştur! Barınma krizini ortaya koymak açısından İstanbul’dan bazı rakamlar vereyim. İstanbul Ticaret Odası'nın verilerine göre, enflasyonun yüzde 72’ye ulaştığı İstanbul'da kiralar her geçen gün daha da yükseliyor. Ortalama konut kirasının 43,771 liraya ulaştığı Sarıyer, kiraların en yüksek olduğu ilçe. Konut değerleme platformu Endeksa'nın verilerine göre, Sarıyer’i 38,445 liralık ortalama konut kirasıyla Beşiktaş takip ediyor. 31,138 liralık ortalama konut kirası ile Kadıköy de listede üçüncü sırada. Ortalama konut kirasının en düşük olduğu ilçe ise 11,557 lira ile Arnavutköy oldu. İlçeyi, 11,679 TL ile Esenyurt, 12,573 TL ile Sultangazi, 12,573 TL ile Silivri ve 13,163 TL ile Sultanbeyli takip ediyor. Geçmişte orta gelir grubunun tercih ettiği Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy gibi ilçelerdeki kiraları ödeyebilmek için en düşük aylık hane gelirinin 70,000 TL olması gerek ki, beslenmeye ve faturalara bütçe kalsın. Sultanbeyli gibi dar gelir grubunun yaşadığı bir ilçede ise 13,000 TL kira asgari ücreti bile aşıyor!
2026’DA TEK HANELİ ENFLASYON ORTA VADELİ BİR MASAL SANKİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyona yönelik mücadelede gerekli tüm adımları kararlı şekilde attıklarını ve atmaya devam edeceklerini söyledi. Oldukça da iddialı, çünkü TÜİK verilerini baz alarak konuştuğunuzda her şey çok güzel oluyor! Para, maliye politikaları ve yapısal reformlarla enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşüreceklerini iddia ediyor Yılmaz ve “Yaptığımız mücadelenin aylık bazda sonuçlarını görmeye başladık. Geçtiğimiz ay yüzde 3’ün biraz üzerinde çıktı enflasyon. Daha önceki dönemlerde daha yüksekti. Aylık bazda bir düşüş eğilimi başlamış durumda. Gelecek yılın ortalarından itibaren yıllık bazda düşüşleri de göreceğiz” diyor. Ancak gündelik hayatta bunu hissedebilen tek bir vatandaş yok. Bir diğer iddiası da, 2026 yılında tek haneli enflasyon hedefinin gerçekleşeceği. Bence bu iddiası da pek çok mucizeye bağlı, ama şu an meselemiz o değil ki… Milletin 2026’ya kadar çift haneli enflasyonla nasıl barınıp besleneceğine bir yanıt yok!
GIDA ENFLASYONU VATANDAŞIN KABUSU
Dar gelirliye tavuk döner refahını getiren AK Parti’ydi! İki yıldır artık dar gelirli için tavuk döner de erişilmesi güç bir yiyecek. Bırakın onu, domates bile öyle! Dört kişilik bir ailenin en ucuz büfede yiyeceği tavuk dönerin maliyeti en iyi ihtimalle 350 TL! Tarım sektöründeki yapısal bunalım ve Türkiye’nin birikimli ekonomik krizi, dünyada gıda fiyatları iki yıldan bu yana düşerken, ülkemizde zirvelerden zirve beğenmesine sebep oluyor. Türkiye, Lübnan ve Mısır’ın ardından en yüksek gıda enflasyonunu yaşayan ülke, bir de Sierra Leone var! TÜİK rakamlarına göre bile durum böyle! Türkiye’de gıda fiyatları 37 aydır aralıksız yükselişini sürdürüyor. 42 aydan bu yana ise genel enflasyonun üzerinde seyrediyor. Ekim 2023 itibarıyla, aylık bazda yüzde 3.07, yıllık bazda ise yüzde 72.07 arttı. Ki TÜİK değil de çarşı-pazarı dikkate alırsanız bu oran yüzde 100’ün üzerinde… Üstelik küresel iklim krizinin bu yıl ülkemizi teğet geçmesi ve hedeflenen rekoltenin üzerine çıkılmasına rağmen! Bir de iklim krizi vurursa, nasıl bir gıda enflasyonuyla karşılarız kim bilir?