Duygu Nebioğlu, bugüne dek yaşadığı süreci ve babalık davası açmasının nedenini Kanal D’de yayınlanan 'Neler Oluyor Hayatta' programında Hakan Ural ile Nur Tuğba Namlı’ya anlattı.
'ADLARIMIZI KENDİMİZ SEÇTİK'
1988 yılında dünyaya gelen Nebioğlu kardeşler, biyolojik anneleri Suphiye Orancı tarafından henüz 2 aylıkken Antalya’daki bir köyde, bakıcıya bırakıldı. 6 aylıkken Antalya Valiliği tarafından devlet korumasına alınan ve Çocuk Esirgeme Kurumu yurduna yerleştirilen ikizler, 6 yaşındayken öğretmen çift Emine-Özdener Nebioğlu tarafından evlat edinildi.
Duygu Nebioğlu, “Kardeşimle, Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan çıktıktan sonra koşulsuz sevgiyle büyüdük. Adlarımızı da biz kendimiz seçtik” dedi. Kardeşler, 21 yaşındayken görüştükleri öz annelerinden biyolojik babalarının Metin Akpınar olduğunu öğrendi.
Duygu Nebioğlu, "Annem Suphiye Orancı, beni Çocuk Esirgeme’ye bırakmadı, bir bakıcı kadına bıraktı. Babamla iletişim kuramadığımız için haklarımı aramak istedim. İnanılmaz bir linç kampanyası başladı. Onu suçlamalarını hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Sonuçta benim babamdır" diye konuştu.
Nebioğlu, Akpınar’ın babası olduğunu öğrenmesini de şöyle anlattı:
"Üniversitedeki ilk senemde biyolojik dayımla görüştüm. Kendisi bana söyledi. Daha sonra biyolojik annemin yurt müdürüne yazmış olduğu bir mektup elime geçti. O mektuptan sonra inandım."
Duygu Nebioğlu, bu durumu annesine söylediğini ancak annesinin Metin Akpınar ile görüşmesini istemediğini belirtti.
'BİYOLOJİK ANNEM ÇOK KORKTUĞUNU SÖYLEDİ'
Nebioğlu, biyolojik annesinin yıllar önce Metin Akpınar’a çocukları olduğundan bahsettiğini ancak Akpınar'ın bu gerçeği reddettiğini de öne sürdü:
"Annem ve babam bildiğim kadarıyla Antalya’da 1987 yılında karşılaşıyorlar. Metin babam tatile çıkarken bir tanışıklık olduğu söyleniyor. Biyolojik annem daha sonra bizim varlığımızdan bahsetmiş ama kendisi reddetmiş bu konuyu. Bilgisi vardı. İnsan nerede ne yaptığını bilir. Annem kendisinin stüdyosuna gitmiş, onunla görüşmeye çalışmış ama asistanı tarafından kovulmuş. Çok korktuğunu söyledi. Neyle korkutuldu, nasıl korkutuldu bunu hiç anlatmadı biyolojik annem. Ancak ben aynı korkuları da kendi içimde yaşadım."