Bizans Kongresi'nde 'Ayasofya' depremi: Açık ve şeffaf olun

Ayasofya’nın camiye çevrilmesi kararının ardından Uluslararası Bizans Çalışmaları Komitesi’nde (AIEB) organizasyondan sorumlu uzmanlar, etkinliğin İstanbul’da yapılmamasına karar verdi. Bizans Sanatı uzmanı Hayri Fehmi Yılmaz, "Kongrenin muhakkak İstanbul’da yapılması için çaba sarf etmek gerekiyor. Umarım Türk Organizasyon Komitesi de bu konuda daha ayrıntılı, şeffaf bir açıklama yapar" dedi.

Nuray Pehlivan  npehlivan@gazeteduvar.com.tr

İZMİR– Ayasofya’nın müze statüsünün kaldırılarak cami olarak ibadete açılması kararının ardından Ağustos ayında İstanbul’da yapılması beklenen Uluslararası Bizans Çalışmaları Kongresi iptal edildi. Kongrenin iptali, 19 Temmuz tarihinde Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Melek Delilbaşı imzalı kısa bir açıklama ile duyuruldu.

Uluslararası Bizans Komitesi (AIEB) Başkanı Prof. John Haldon ise Türkiye’deki lisansüstü öğrencilerin yayımladığı mektup üzerine onlara göndermiş olduğu açık mektubu Uluslararası Komite’nin web sayfasında paylaştı. Haldon, yazdığı açık mektupta kongrenin tarihinin ve yerinin değişmesinin nedenlerini açıkça belirtti. Bizans Sanatı uzmanı Hayri Fehmi Yılmaz da Bizans Kongresi’nin iptal edilmesi kararını Gazete Duvar’a değerlendirdi.

‘KONGRENİN YENİ MEKANI EYLÜL 2020’DE AÇIKLANACAK’

İptal kararına dair, Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Melek Delilbaşı imzalı açıklamada kongrenin, halen etkisi devam eden ve süreci belirsiz olan Covid-19 pandemisi ile yurtiçi ve yurtdışındaki bazı gelişmeler nedeniyle iptal edildiği ifade edildi.

2021 yılında İstanbul’da yapılması planlanan 24. Uluslararası Bizans Çalışmaları Kongresi’nin 2022 yılında başka bir ülkede yapılmasının kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, “Yeni düzenlemede Türk Organizasyon ve Milli Komitesi’nin hazırladığı bilimsel programın esas alınacağı belirtilmiştir. Kongre’nin yeni mekanı muhtemelen Eylül 2020’de açıklanacaktır. AIEB, tüm Milli Komitelerle iletişim halindedir. Karar netleştiğinde meslektaşlarımızla tüm detaylar paylaşılacaktır” denildi.

‘TÜRK ORGANİZASYON KOMİTESİ İLE ALINAN ORTAK BİR KARARDIR’

Uluslararası Bizans Çalışmaları Komitesi Başkanı John Haldon da Türkiye’de Bizans araştırmaları alanında çalışan lisansüstü öğrencilerine kongrenin iptal edilmesinin gerekçelerini üç ana konu üzerinden açıkladı. Haldon mektubunda, dini ve siyasi kimliklerin AIEB’nin almış olduğu herhangi bir kararda hiçbir rolü olmadığını belirterek, kurulun başkanı olarak her türlü milliyetçi yaklaşıma karşı çıkmak ve bu tür eğilimlere direnmek için her zaman yoğun çaba harcadığının altını çizdi. Haldon şunları söyledi:

“Kongreyi 2022’ye erteleme kararının yanı sıra İstanbul’dan başka bir yere taşıma kararının, sadece Türk organizasyon komitesi ya da sadece AIEB tarafından alınan bir karar OLMADIĞIDIR. Bu, ilgili tüm faktörler göz önünde bulundurularak, tavsiyelerini takip ettiğimiz Türk Organizasyon Komitesi ile birlikte AIEB Uluslararası Bürosu tarafından alınan ortak bir karardır. Türk Organizasyon Komitesi’nin kongre programını sürdürmeyi önerdiğimizden, İstanbul Kongresi’nin kendi planlarında belirtilen resmi dilleri de koruyacağız ve yeni ev sahibi ülkenin dilini henüz eklenmediyse resmi dil olarak ekleyeceğiz.”

‘TÜRKİYE’DEN, KONGREYE EV SAHİPLİĞİ KONUSUNDA YANIT ALINAMADI’

Mektubunda kararın gerekçeleri konusunda detaylı açıklamalarda bulunan Haldon, karar sürecinde, sadece Covid-19 ile ilgili gelişmeleri göz önünde bulundurmadıklarını ifade ederek şöyle devam etti:

“Söz konusu kararı etkileyen ikinci bir faktör, himayesi altında Bizans / Doğu Roma İncelemeleri Türkiye Milli Komitesi’nin de bulunduğu Türk Tarih Kurumu’nun önceki başkanının tüm ulusal komitelere iletilen bir mektupla 2016 yılında kongre için Türkiye’nin adaylığını desteklemiş olmasının yanında, kuruma yakın zamanda yeni bir başkan atanmış olmasıdır. Türk Tarih Kurumu’nun Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yetki alanında olmasından dolayı, Bizans / Doğu Roma İncelemeleri Türkiye Milli Komitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ve Cumhurbaşkanlığı’ndan kongreye ev sahipliği yapılması konusunda onay arayışında oldu. Ancak bu otoritelerin ikisinden de ne olumlu ne de olumsuz herhangi yanıt alınamadı.”

‘MESLEKTAŞLARIMIZ TARAFINDAN E-POSTA BOMBARDIMANINA TUTULDUK’

Son olarak, Türkiye’deki Bizans çalışmalarının güçlü bir taraftarı ve destekçisi olduğunu belirterek mektubunda bu durum karşısında derin üzüntülerini paylaşan Haldon, hükümetin Ayasofya Müzesi hakkındaki kararını eleştirerek “Ayasofya kararı üzerine uluslararası bilim camiasında yükselen öfke, hayal kırıklığı ya da üzüntü yahut bunların tümünü kapsayan talihsiz gerçeğe değinmemek bir eksiklik olacaktır. Diğer örneklerin yanı sıra, Trabzon Ayasofyası, Vize Ayasofyası, İstanbul’daki Arap Camii ve benzerleri hakkındaki kararlarla birlikte, mevcut durumda kongreye katılmayarak protesto etme niyetinde olan meslektaşlarımız tarafından yoğun bir e-posta bombardımanına tutulduk. Bu tutumun ne Türkiye’deki Bizans çalışmalarına ne de Türk meslektaşlarımıza yardımcı olmayacağını açıklamaya çalıştım fakat güçlü bir mukavemetle karşılaştım. Sonuç olarak, belki de gerekli izinlerin alınamayacağı ve son dakikada iptal edilebilecek olan kongreyi 2022’de İstanbul’da asgari uluslararası katılımla gerçekleştirmek ve böylece kongrenin tüm amacını ıskalamak ya da kongreyi başka bir mekâna taşımak arasında seçim yapmak zorunda olduğumuza karar verdik. Bu kararlardan ikincisini önermeyi seçtik” İfadelerini kullandı.

‘BÜNYEMİZDE BİZANS’TAN MİRAS KALAN GELENEKLERİ YAŞATIYORUZ’

İstanbul’da yapılacak olan Bizans Kongresi’nin Türkiye için prestij olduğunu ifade eden Hayri Fehmi Yılmaz ise, “Türkiye, Bizans araştırmalarında Dünya’da önemli ülkelerden biridir. Hem coğrafya anlamında hem kısmen kültürel anlamda Bizans uygarlığının mirasçısı olduğumuzu hatırlatmak zorundayız. Bizans, hem Ortodoks hem Batı dünyasının her biri tarafından lisan, kültür ve inanç açısından sahipleniliyor. Ama biz de bu uygarlığın mirasçısı sayılmalıyız. Bizans uygarlığının mirasına benzer Ayasofya gibi camiler yapıyoruz. Bünyemizde onlardan bize miras kalan pek çok geleneği yaşatıyoruz. Dolayısıyla bizim de Bizans’a önem vermemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Türkiye’de bazı çevreler Bizans’tan hoşlanmıyor. Oysaki biz Avrupa gibi değiliz. Tarihimizin bir tarafı Bizans… Yani Bizans’la uzun asırlar komşuyuz. Sonrasında halef selefiz. Dolayısıyla yoğun ve çok yönlü ilişkimiz de var” diyen Yılmaz, Kültür Bakanlığı’nın da Bizans anıtları konusunda çok büyük yatırımlar yaptığını dile getirerek, Türkiye’deki müzelerin dünyanın en zengin Bizans koleksiyonlarına sahip olduğunu söyledi. Kongrenin Türkiye’de yapılması için yeniden çaba sarf edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, kongrenin iptaline dair kısa bir açıklama yapan Türk Organizasyon Komitesi’ni de ayrıntılı ve şeffaf bir açıklama yapmaya davet etti:

“Kongrenin Türkiye’de olması bir çok kazı ve araştırmanın, restorasyon çalışmasının dünyaya ilan edilmesi açısından büyük bir şans olacaktı. Olmaması üzücüdür. Bizans araştırmalarında en büyük eksikliğimiz bu bilgileri hem kendi halkımıza hem de dünyaya duyuramamak. Yapılan işler önemli, dünya standartlarında ve bu ülkenin prestijini artıracak niteliktedir. O yüzden bu kongrenin muhakkak İstanbul’da yapılması için çaba sarf etmek gerekiyor. Umarım Türk Organizasyon Komitesi de bu konuda daha ayrıntılı, şeffaf bir açıklama yapar. Kongrenin iptali eğer Ayasofya ile doğrudan bağlantılıysa bu konuda toplumun bilgilendirilmesi, komitenin bu bilgileri kamuoyuyla paylaşması gerekir. Gerekiyorsa sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler ve üniversitelerin desteği ile İstanbul için mücadeleye devam edilir.”

NE OLMUŞTU?

İlk defa 1924 yılında düzenlenmeye başlayan Uluslararası Bizans Çalışmaları Kongresi’nin (International Congress of Byzantine Studies) 23’üncü ve son toplantısı, Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da yapıldı. Bin 500 konuşmacının rapor sunduğu kongrede, İstanbul ve Anadolu başta olmak üzere Kudüs ve Kahire’deki birçok Bizans eseri hakkında proje sunuldu. Uluslararası Bizans Araştırmaları Birliği tarafından düzenlenen kongrenin kapanış töreninde, Bizans Çalışmaları Kongresi’nin 24’üncüsünün İstanbul’da yapılacağı açıklanmıştı.