Harun Tekin’in devrimci heyecanı

Harun Tekin, sektör olarak görülmeyen, sürekli yok sayılmak istenen, muktedirlerin ‘hegomanya’sı karşısında direnen sanat için, HEDİYELER ile devrimci bir tutum sergiledi. 2 bin kişinin izlediği bu online konserde şarkılar bir kez daha emekçilere hizmet etti.

Anıl Mert Özsoy  aozsoy@gazeteduvar.com.tr

Harun Tekin, Türkçe rock müziğin kendine has seslerinden… Yirmi yılı aşkın süredir Mor ve Ötesi şarkılarıyla gönlümüze yerleşmiş bir ses. Eminim bir kuşak yaptıkları şarkılarla, dil ile olan meseleleriyle, şarkı sözlerindeki postmodern tavırla ve Türkiye’nin sosyolojik yapısını yeni bir boyutla ele aldıkları eserlerle kendi öfkelerini, sancılarını, hüzünlerini ve umutlarını yaşadılar.

ŞARKI SÖZÜ YAZARI HARUN TEKİN

Harun Tekin kendisini şarkı sözü yazarı olarak tanımlıyor. Hal böyleyken buradan ilerlemekte fayda var. Tekin’i ilk olarak beyaz tenli, donuk bakışlı, derin şarkıların sesi olarak hatırlıyorum. Ardından zaman geçiyor, onların yaptıkları müzik genişliyor, kendi dehlizini buluyor ve aktığı yatağı besliyor, kendisiyle birlikte sürüklüyor güzel olan ne varsa. Zaman devriliyor ve Türkiye, son yılların en büyük kitlesel eylemlerinden ve bir dönemin apolitik olmakla suçlanan gençliğinin öncülük ettiği, kimsenin sahiplenmediği (!) fakat herkesin o günleri anarken gözlerinin dolduğu, göğsünde, salıncakta sallanan bir çocuğun hissettiği o kekremsi duyguyla taşıdığı Gezi eylemleri yaşanıyor. Harun Tekin, o günlerde bir sanatçının üstlenmesi gereken önemli bir rolü üstleniyor ve eylemlerin tam kalbinde bulunuyor, bunu kitlesel iletişim aracı olan sanata, yazdığı yazılara, hayatla kurduğu bağa taşıyor. Söz yazarlığı da bu noktada yeni bir anlam kazanıyor, hitap ettiği kuşağın hayatla ve sanatla daha kavramsal bir ilişki kurmasına öncülük ediyor.

SANATIN BOĞAZINI SIKAN O EL!

O günlerden bugüne baktığımızda çok şeyin değiştiğini görüyoruz. Bu değişimden şüphesiz en çok etkilenen sektörlerin başında sanat geliyor. Yaşanan savaş, ekonomik buhranlar ne hikmetse ilk elden sanatın boğazına yapıştı. Son olarak, tüm dünyada yaşanan salgın ile karşı karşıya kalan sanat dünyası, devletten bu noktada ihtiyacı olan desteği göremedi. Esin İleri imzasıyla Duvar’da yayınlanan soruşturmaya göre, yalnızca Türkiye’de 500 bin müzik emekçisi salgından etkilendi. Bunun yanına sinema, yayıncılık, tiyatro ve modern sanatları da eklediğimizde milyonlara ulaşan bir rakamla karşı karşıya kalıyoruz.

‘BEN DENEYECEĞİM, SONRA SIRA SİZDE!’

Dünyada, özellikle Almanya’da bu noktada önemli tedbirler alındı ve sanatçılar hükümet tarafından finanse edildi. Türkiye’de ise henüz sektörleşme noktasında ciddi sıkıntılar yaşayan, telif haklarının tam anlamıyla güvence altına alınamadığı ve her vakit ‘üvey evlat’ olarak görülen sanat ise kendisine yeni bir çıkış yolu aramaya başladı. Bir yandan bu çıkış yolunun ekonomik bir döngüsünün olması bir yandan da sanatsal estetiğin korunarak üretimlerin devam etmesi gerekliydi. Harun Tekin tam da bu noktada devreye girdi. Kapitalizmin çarklarına sıkışmış ve ezilmekte olan sanatta yeni bir anlayışın mümkün olabileceğini iddia ederek bir çağrıda bulundu: Ben deneyeceğim, sonra sıra sizde!

Peki Harun Tekin’in iddiası neydi? Tekin, HEDİYELER adını verdiği bir ücretli online konser yapacağını duyurdu. Bu konserin, yeni normalle uyumunun ötesinde, tam da Tekin’den beklenen bir başka önemli noktası vardı. Tekin, konser gelirinin bir kısmının müzik emekçileri için kullanılacağını açıkladı. Tek notada iki güzellik!

Şimdi gelelim konsere… Tekin, saat 19.30’da başladığı konserde sevdiği şarkıları tek başına akustik gitarıyla çaldı. Kimimiz ilk başta yadırgadık, kimimiz evlerinde tek başına şarkılara eşlik etti, kimimiz ise telefonlarımızla sevdiklerimize dinlettik. Tüm bunlar olurken Harun Tekin ne yaptı? Hepimizden çok heyecanlandı, yer yer sesi titredi, yer yer şarkılara sürpriz finaller yaptı… Hayatından kesitleri şarkılarla birleştirip ekranlarda onu izleyenlere anlattı.

AHMET KAYA’NIN HAYALETİ ARAMIZDA!

Kendi deyimiyle sevdiği şarkıları çaldı Tekin. Bülent Ortaçgil’den, Candan Erçetin’e uzanan bir repertuvarı izleyicilerle buluşturdu. Tekin’in, Ahmet Kaya adına yapılan Bir Eksiğiz albümünde seslendirdiği Beni Vur ise konserin, duygu ve müzikal olarak en kuvvetli olduğu andı. Tekin, 99 yılında yaşanan kitlesel linç girişimini lanetlerken günümüze dair politik mesajlar vermekten de geri durmadı. Ezcümle: 99’dan bugüne Ahmet Kaya’nın hayaletinin (!) aramızda dolaştığını bir kez daha hissettik.

Yaklaşık 75 dakika süren ve 2 bin kişinin canlı izlediği HEDİYELER konserinin amacına ulaştığını söylemekte beis yok. Buradan yola çıkarak Mor ve Ötesi’nin Serseri adlı şarkısındaki şu sözler kulağımda çınlıyor: “Devrimim benim, nedir senden çektiğim? Sen gelmedin ama ben değiştim.”

Harun Tekin, sektör olarak görülmeyen, sürekli yok sayılmak istenen, muktedirlerin ‘hegomanya’sı karşısında direnen sanat için değişerek geldi ve devrim denebilecek bir adım attı. Şarkılarını bir kez daha emekçiler çaldı.

Son sözü, bu gecenin mimarından ödünç alarak ve biraz da bozarak yazıyorum…

Aldın, verdin, salgını yendin.

Kaçtın, sattın, beş paraya sattın!

Ve elbette iyi ki doğdun, iyi ki varsın!