Sanatçı Serkan Bayer'in eserleri sergiden çıkarıldı

Sanatçı Serkan Bayer, Bağımsız Sanat Vakfı tarafından, eserleri 'müstehcen' bulunduğu için sansürlendi. Bayer, "Bundan sonraki süreçte aynı hayatıma ve aynı eserleri üretmeye devam edeceğim. Tüm sanatseverleri sergime bekliyorum. Sansürlenen seriden bir eser de bu sergide yer alacak" dedi.

Anıl Mert Özsoy  aozsoy@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Sanatçı Serkan Bayer’in, Bağımsız Sanat Vakfı’nın daveti üzerine Hollanda’da düzenlenecek olan Çağdaş Türk Sanat Sergisi’ne katılmak için hazırladığı eserler ‘müstehcen’ bulunduğu için sergiye kabul edilmedi.

Lahey’de bulunan 173 yaşındaki Pulchri Studio’da 4-17 Nisan tarihlerinde düzenlenecek sergiye katılacak olan 20 Türkiyeli sanatçının isimleri kamuoyuna daha önce duyuruldu. Sanatçılar arasında, 20 yıldır plastik sanatlar alanında eser veren Serkan Bayer de yer alıyordu. Katılım için eserleriyle ilgili dosyalarını hazırlayan ve onay alan Bayer bu aşamada serginin küratörü Ahmet Özel tarafından arandı ve Hülya Yazıcı başkanlığındaki Bağımsız Sanat Vakfı’nın eserlerini ‘müstehcen’ bulduğu söylendi. Bağımsız Sanat Vakfı, bu sansürün ardından eseri, Hollanda’ya götürmeme kararı aldı.

Serkan Bayer

Serkan Bayer bu uygulamayı sansür olarak değerlendirerek, “Bana sansür uygulayan tarafta mekanizma nasıl çalıştı bilemem ama kendi tarafımda şöyle gerçekleşti: 8 Şubat Cumartesi günü saat 16.30’da genç bir koleksiyoner çift olan Serhan ve Hülya Güner atölyeme hem ziyarete hem de yeni eserleri görmeye geldiler. Güzel bir sohbete başladık. Saat 17.23’te değerli arkadaşım Ahmet Özel aradı. Katıldığım sergiden men edildiğimi bunun sebebinin de eserlerdeki vajinal form olduğunu söyledi ve eski eserlerden istedi. Ben de bu gerekçeyi kendine bağımsız diyen vakfın yazılı olarak göndermesini talep ettim. Yaklaşık 15 dakika sonra Ahmet Özel tekrar aradı ve böyle bir şey yapamayacaklarını ve sergiden çıkartıldığımı ifade etti ve bunun vakıf yöneticilerinin bir kararı olduğunu belirtti. Açıkçası hiç tanımadığım insanlardan sansür yemiştim. Hepimiz resmen şoka girdik. Sevgili Serhan Güner hemen tepkisini gösterdi. Daha sonra Pazartesi günü noterden ihtarname çekerek eserlerin hasarsız bir şekilde iadesini istedim ve durumu avukatım Barış Gülçur’a bildirdim. Benim tarafımda süreç bu şekilde gelişti. Ayrıca şunu belirteyim benim bu sergiye katılmamın tek sebebi çok yakın üç sanatçı dostumun da yer almasıdır. Sergiye katılan diğer isimleri ve vakfın adını hiç duymadım. Sanat programımın yoğunluğundan dolayı Hollanda’da kokteyle gelemeyeceğimi de bildirmiştim. Açıkçası nezaketen katıldığım bir sergidir” dedi.

‘ÖNEMLİ OLAN PULCHRİ ENSTİTÜSÜ’NÜN VERECEĞİ TEPKİ’

“Bana uygulanan sansüre bir sanatçı ve küratör de dahil olmuştur. Sanat dünyasından çok sayıda arama ve mesaj aldım. Asıl önemli olan bu tepkilerden ziyade Pulchri Enstitüsü gibi 173 yıllık bir sanat kurumunun vereceği tepki. Ben de sizin gibi merakla izliyorum” diyen Bayer şöyle devam etti:

“Sanatın bugünü aşan evrensel siyaseti ve ahlakı vardır. Sanat bizatihi hadsizdir. Tarihten pek çok örnek bulabilirsiniz. En korkunç şey otosansürün sanatın genetiğine işlemesidir. Bizim bilgelik gömleğini resmettiğimiz zeminde sanat estetiğinden uzak kafalar sadece siyah zemin görür. Bizim ideal biçim dediğimiz arayışın içerisinde vajina, bu vajinanın içerisinde de ahlaksızlık arar. Oysaki bu mekanizma ile çalışmaz. Sanat her türlü otorite ve düşünceden bağımsız ve özgür düşünce felsefesini benimseyerek çalışır. Ben bilgelik gömleği dediğimde bir peygamberden bahsetmiyorum, bunu böyle algılayanlar olmuş. Olsun ziyanı yok ancak şu bilinmelidir ki bilgelik gömleğini giymek en zor şeydir. Bu yüzden kırışıktır ve özensizdir. Çünkü bir bilge toplumun önemsediği çok şeyi aşmıştır.”

‘TÜM SANATSEVERLERİ SERGİME BEKLİYORUM’

“Bundan sonraki süreçte aynı hayatıma ve aynı eserleri üretmeye devam edeceğim” diyen Bayer sözlerini şöyle bitirdi: “Bu konu sadece bir iki programımı ertelememe yol açtı. Yurt dışına yönelik yoğun bir dönem içerisindeyim. Mayıs’ta Ankara’da Maarif Art Gallery’de bir sergim olacak. Onun dışında Türkiye’de şu an için bir sergi programım yok fakat gelişmeler neyi getirir neyi götürür bilemiyorum. Tüm sanatseverleri sergime bekliyorum. Sansürlenen seriden bir eser de bu sergide yer alacak. Buyurun gelin ve ideal biçime yapılacak yorumu beraber yapalım.”

Konuyla ilgili aradığımız Bağımsız Sanat Vakfı, telefonlarımıza yanıt vermedi.

SERGİYE ALINMAYAN ESERLER

.

.

.

Bağımsız Sanat Vakfı adına açıklama yapan Hülya Yazıcı iddialarla ilgili olarak şu açıklamaları yaptı:

“Vakıf, ülkemizin çağdaş sanatını temsil etmeye yönelik ‘ Contemporary Turkish Art’ adı altında bir sergi projesi hazırlayarak Hollanda’nın Den Haag şehrinde bulunan Pulchri Studio Kültür Merkezi ile temasa geçmiş ve kültür merkezi sergi komitesi söz konusu projeyi onaylayarak süreci başlatmıştır. Sergi tarihi 4-27 Nisan 2020 olarak tespit edilmiştir.

Bu aşamadan sonra Vakıf ve sergi küratörü, aktif, sanat üretimleri olan ve ülkemizde plastik sanatlar alanında farklı kuşaklardan 20 sanatçının kendine özgü eğilimlerini yansıtan eserlerinin, yurtdışında temsil niteliğini de dikkate alarak sergiye katılacak sanatçıları ve eserleri belirlemiştir.

Sanatçılardan eser görselleri ve biyografileri istenmiş, portfolyolar hazırlanmıştır. Eserlerin teslimi ve katalog hazırlama aşamasında değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca hazırlanmakta olan katalog için sanatçılardan yüksek çözünürlüklü görseller istenmiştir.

Çalışmaların son aşamasında, projeye katılan sanatçılardan biri olan Serkan Bayer’in, eserlerinin özellikle detay fotoğraflarının katalogta yer almasını ısrarla talep etmesi üzerine bu kişinin, daha önce gönderdiği görsellerle detay görselleri karşılaştırılmıştır. Bunun sonucunda eserin algısını değiştiren, gizleyen tutumu görülmüş, bu davranışının komiteyi ve küratörü yanıltmaya yönelik bir girişim olduğu saptanmıştır. Bu durumun etik bir davranış olmadığı kendisine belirtildiğinde, konuyu çarpıtarak, saldırgan bir tavırla tepki göstermiş, durumu sansür kavramıyla ilişkilendirerek basına taşımakla tehdit etmiştir. Bu tutum üzerine şahısla ilgili bütün pozitif düşünceler ortadan kalkmış, ortak temsil için yola kendisiyle devam edilemeyeceğine karar verilerek, durum sanatçıya iletilmiştir.

Bayer, sürece dair maddi gerçekleri örtbas edecek şekilde algı operasyonu oluşturmaya yönelerek Bağımsız Sanat Vakfını ve konuyla ilgisi olmayan sergi sponsor kişi ve kuruluşlarını hedef almıştır. Gerçek dışı açıklamalarla basını yanlış ve temelsiz bilgilerle yanıltma girişiminde bulunmakla kalmayıp, bu olay üzerinden kendi tanıtımını yapmaya yönelik bir tavır içerisine girmiştir.

Basında yer alan düzeysiz açıklamalarda bulunan bu kişinin, Vakfın sanat konusundaki çaba ve çalışmalarını, değerli sergi projemizi itibarsızlaştırmaya yönelik etik dışı söylemlerini, Bağımsız Sanat Vakfı ve projeye katılan sanatçılar olarak şiddetle kınıyor ve gerekli hukuksal süreci başlatacağımızı bildiriyoruz.”