Batu Akdeniz: Ankara'daki kısıtlı imkanların müzisyeni besleyen bir yanı var

Müzisyen Batu Akdeniz yeni single çalışması 'Vuruldum'u dinleyiciyle buluşturdu. Türkçe müzik yapmaya başladığından beri kariyerinin başında hissettiğini belirten Akdeniz, “İlk yılımda çok yapılmayan bir tarz ve sound ile dijital mecralarda 1 milyondan fazla dinlendim, konserler verdim irili ufaklı. Sokakta durdurup fotoğraf çektiren, güzel şeyler söyleyen insanlar oluyor” diyor.

Işıl Çalışkan  esmaisilcaliskan@gmail.com

DUVAR – Henüz 6 yaşındayken çocuk korosuyla müzik serüvenine adım atan Batu Akdeniz, devamında gitarını eline alır… 23 yaşındayken kurucusu olduğu hard rock grubu Heavy Sky’ın çıkardığı ‘Dreamer’ ile İngiliz rock radyolarında listelere girdi. Fenomen gitarist Karl Golden ile yaptığı cover videolarıyla milyonlarca izlenen Akdeniz, kısa zamanda yerli-yabancı sadık bir takipçi kitlesi kazandı. Bu ilgi onu grubuyla birlikte Paris’te bir kapalı gişe konsere kadar götürdü.

Batu Akdeniz

Geçtiğimiz yıl ilk Türkçe EP’si ‘Hayat Böyle’ ile kariyerinde yeni bir sayfa açtı Akdeniz. Bir süre sonra albümün akustik versiyonunu da dinleyicinin beğenisine sundu.

Bu kez kollarını 8 parçalık bir uzun çalar için sıvadı müzisyen. “Hareket Vakti” isimli parçasıyla dinleyicinin gönlünü çalan Batu Akdeniz bu kez dramatik yaylıların gitarla dans ettiği ‘Vuruldum’ parçasıyla müzikseverlerin karşısında. Akdeniz ile müzik serüvenini konuştuk.

İkinci single çalışmanız ‘Vuruldum’un ardında yatan hikayeyi bizimle paylaşır mısınız?

Kız arkadaşımla herkesin ilişkisinde yaşayabileceği türden bir tartışma yaşamıştım. Duygularım çok yoğundu, sanırım bu da hayal kırıklığımın yoğun yaşanmasına neden oldu. Kendimi ‘Vurulmuş’ hissettim, elime gitar alıp şarkının şu an nakarat kısmını oluşturan sözleri söylemeye başladım “Vuruldum, vuruldum” diye. Sonra yazdığım ilk Türkçe parçaya dönüştü.

‘MÜZİKLERİMDE KONTRAST FARKI SEVİYORUM’

Sizden dinlemeye alıştığımız sert rock&roll parçalarından bir tık daha uzak bir soundla karşıladınız dinleyiciyi bu single’la. Dramatik yaylıların gitarla buluşmasının bir sunumu olmuş…

Aslında son bir yıldır en çok dinlenen parçam ‘Yanlış Biriyle Doğru Hikaye’ olmuştu. Yani o algıyı insanların kafasında biraz kırdım. Ben yaptığım müzikler arasında kontrast farkı olmasını çok seven biriyim. Bu belki bazen dinleyicimi iyi ya da kötü şekillerde şaşırtıyordur ama o şarkıyı ben söylediğim sürece o bir Batu parçası ve önemli olan da bu bence.

Başka başka enstrümanlar eklense de başrolde gitar var. Gitarla olan ilişkinizi nasıl anlatırsınız?

Bayılıyorum. Gitar kendimi ifade etmenin en güzel ikinci yolu benim için şarkı söylemekten sonra. Bu parçada ufak bir solo da çaldım. Hayatım boyunca hep çok iyi ve farklı tarzlarda gitaristlerle çalıştım, bu da beni solo gitar çalmaktan uzak tuttu çünkü utanıyordum (Gülüyor). Gitarist arkadaşlarım da bunun tam aksine beni hep çok cesaretlendirirdi.

Bu albümde çok fazla gitar çaldım. Ve farklı gitarlar çalmam benim için de ilk oldu.

‘VOKAL YAPMAK DA BİR ENSTRÜMAN KULLANMAK’

Bir vokalistin enstrüman hakimiyeti nasıl katkılar sağlıyor?

Harika bir soru. Olağanüstü derecede katkı sağlıyor. Gitarda yaptığınız bir hareketi şarkı söylerken de sesinizle yapmayı denemelisiniz, ya da tam tersini. Vokal yapmak da aslında bir enstrüman kullanmak. Birbirinden etkilenmemeleri mümkün değil. Çalım tarzınız vokalistliğinizi, vokalistliğiniz de çalım tarzınızı aşırı derecede etkiler.

Türkçe rock müziğin kabuğuna çekildiği bu son döneme rağmen istikrarınızı neye bağlarsınız? Size hangi yönüyle cazip geliyor?

Hayalimi yaşıyorum ve çok severek yapıyorum. Bu bir şekilde insanlara da geçiyor ve beni mutlu ediyor. Türkçe müzik yapmaya başladığımdan beri, yani son bir yıldır; elbette ivme çok daha hızlı bir şekilde yükseldi. Henüz 6 parça yayınladım. Ceplerimde 20 – 30 tane daha var. İnanın başka bir şey yapamazdım. Hayatımda iki hayalim vardı, biri müzisyen olup sahneye çıkmak, diğeri de radyoda dj olmak. İkincisini de başarabilirim umarım.

Sanırım hangi ruh halinde olduğum fark etmeksizin bana hep eşlik edebildiği için çok cazip geliyor. Sadece rock&roll da değil, iyi müzik diyelim… Eğer bir şarkı size yalnız olmadığınızı hissettirebiliyorsa o iyi bir şarkıdır diye düşünüyorum.

‘2010’LAR ÖNCESİ DAHA GÜZEL OLABİLİR’

Dinleyicilerinizin sizin için “Başka bir ülkenin ve başka bir dönemin müzisyeni” diyor. Bu yoruma ne dersiniz?

Benim için hem acı hem de tatlı bir yorum bence bu (gülüyor). Ben iyi müziğe inanıyorum. Bestelerimi söylerken de, cover yaparken de aynı bu. Her dönemin müziğinin ayrı güzellikleri var. 2010’lar öncesi daha güzel olabilir (gülüyor). Eğer böyle anılmamın sebebi sound’umu ve tavrımı Batı rock normlarına göre inşa etmemse bundan onur duyarım. Öteki taraftan, bu tarzın insanlara geçebileceğine dair ilham verebiliyorsam da ne mutlu bana derim.

Bir diğerinde de “Başka bir ülkede yaşıyor olsaydı baş tacı edilirdi” yorumu var. Türkiye’de yeterince tanınıyor musunuz sizce?

Türkçe müzik yapmaya başladığımdan beri kariyerimin başında hissediyorum, yani Türkiye’de yaşayan insanların yüzde 90’ı için sadece bir yıldır ortalardayım diyebilirim. Elbette önce yaptıklarımı yok sayarak söylemiyorum bunu. İlk yılımda çok yapılmayan bir tarz ve sound ile dijital mecralarda 1 milyondan fazla dinlendim, konserler verdim irili ufaklı. ‘Hayat Böyle’nin plağı basıldı. Sokakta durdurup fotoğraf çektirenler, güzel şeyler söyleyen insanlar oluyor. Bunlar benim için çok eğlenceli ve harika haberler. Yine de bu soruyu 5 sene sonra cevaplamayı daha uygun buluyorum.

2018’den bu yana Türkçe sözlerle müzik yapmaya başladınız. Bu sözlerle gittiğiniz yeniliğin altında ne yatıyor?

Kendimi buna hazır hissettiğim ve müziğimin tahammül edilemeyecek derecede kötü olmadığından emin olduğum anda karar verdim. Sanırım ruhsal, zihinsel bir olgunlaşma ve değişim.

.

‘TÜRKİYE İÇİN ŞANSSIZ BİR DÖNEMDİ’

23 yaşındayken kurucusu olduğunuz Heavy Sky grubuyla çıkardığınız ‘Dreamer’ İngiliz radyolarında listelere girmişti. O dönem beklediğiniz bir çıkış mıydı bu?

O albüm olağanüstü bir emeğin sonucu ortaya çıktı. Şu an geriye baktığımda aklımın almadığı bir emek. Sadece 22 yaşındaydım o şarkıları yazmaya başladığımda. Ukalalık olarak anlamayın lütfen ama o albüme hep çok inandım, çünkü çok çalıştım. Ticari bir başarıya inanmak gibi değil, o albümün gücüne ve kalitesine çok inandım ve bunun gibi şeyler sürpriz olmadı. Türkiye için konuşmak gerekirse, çok şanssız bir dönemde çıktı. Türkiye’de darbe girişiminin olduğu, bombaların birer birer patladığı korkunç ve hatırlamak istemeyeceğimiz bir dönemdi.

‘KARL GOLDEN’LA KONSER PLANIMIZ VAR’

Fenomen gitarist Karl Golden ile yaptığınız cover dünyanın dört bir yanından beğeni aldı. Bu beraberliğin kariyerinize nasıl etkileri oldu?

Kendi sesimin sınırlarını görmeme çok yardımcı oldu. Brezilya’dan bir çocuk yazıyor mesela “Bu vokalist kim?”, ya da İngiltere’den “Bu çocuk acayip iyi söylüyor” gibi yorumlar da beni sürekli daha iyisini yapmak için motive etti. Kendisinin güzel bir bebeği oldu, şimdi onunla ilgileniyor. Sonra birlikte konser yapma planlarımız var.

‘ANKARA’DAKİ KISITLI İMKANLARIN MÜZİSYENİ BESLEYEN BİR YANI VAR’

Ankara birçok rock grubunun ve müzisyenin çıkış noktası olarak biliniyor. Siz de Ankaralı bir müzisyensiniz. Oradaki siyasi ve iklim nasıl sanatı tetikliyor sizce?

Sanıyorum yapacak çok bir şey olmadığı için zamanı çok sağlıklı kullanabildiğiniz bir şehir. Ankara’nın müzisyeni besleyen tarafının bu olduğunu düşünüyorum. Çok dingin, huzurlu ve düzenli. Bazen de yaşlı bir ihtiyar gibi… Siyasi tansiyona gelirsek onu sizler İstanbul’da ne kadar hissediyorsanız burada da biz aynı hissediyoruz aslında. Çok bir fark yok.

Bir süredir İstanbul’da yaşıyorsunuz. Buraya alışabildiniz mi?

Çok daha karmaşık, kaotik ama bir taraftan insanı büyüleyen, çeken bir atmosferi olan bir acayip şehir. Üzerinde yaşanan büyük çirkinliklere rağmen güzelliğini de koruyabilmiş bir şehir. Kalabalık, ama alışacağım! Bundandır ki alışma dönemini Kozyatağı’nda geçiriyorum. İstanbul’un en Ankaralı bölgelerinden birinde..

Ufuktaki albümünüzle ilgili neler söylersiniz?

Hala bir EP’ye dönüşebilir, belki 2 EP’ye dönüşebilir. Çok yakında göreceğiz, ben de henüz son konseptine karar vermedim.

‘BU TOPRAKLARDA MÜZİĞİMİ KANITLAMAK İSTİYORUM’

Gelecek planlarınız neler?

Önce bu topraklarda kendimi ve müziğimi iyice kanıtlamak istiyorum. Yayınlanmamış ve kaydedilmemiş çok parçam var. Kendimi iyi hissettiğimde ve zamanı geldiğini düşündüğümde de yurt dışında müzik yapma planlarım var.