Praksis, Tekmeye Kafa attı!

Toplumcu çizgide müzik yaparak müziğini kitlelere ulaştırmaya devam eden Praksis Müzik Kolektifi'nin son albümü 'Tekmeye Kafa' yayınlandı. Praksis'in bu albümde de 'dünü bugüne, bugünü yarına bağlamak' için yaptığı şarkılar kendisini gösteriyor.

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

Praksis Müzik Kolektifi’nin yeni albümü ‘Tekmeye Kafa’ bugün yayınlandı. Şu günlerde müzik dünyası ‘cesur’ ya da ‘politik’ müzik arayışında kırıntılarla beslenmeye çalışırken Praksis, bu albümle birlikte durduğu çizgiyle farkını ortaya koyan bir eser yaratmış gibi duruyor. Bilmeyenler için kolektifin kendini nasıl tanımladığını hatırlatalım, ardından yeni albümdeki şarkılara ve bize hissettirdiklerine değinelim.

“Praksis, bir özgürleşme provası, dar bir elek, Promete’den Mahir’lere ve bugünün güncel devrimci/direnişçi mücadelelerine çizilen, ‘Yoldaşlar sakın ha sakın yılmayın, dünü bugüne, bugünü yarına bağlayın’ çizgilerdir ve ‘İşte ucu göründü, ha gayret’ dedirten bir gelecek. Ve şarkılarımız da buna özgürleşmeye bazen eşlik bazen de öncülük edecek.”

‘Praksis’in durduğu çizgi’ yorumunu söylemiş olmak için söylemiyoruz. ‘Dünü bugüne, bugünü yarına bağlamak’ için şarkılar yeni albümde de kendisini gösteriyor. İlk olarak ‘Bazen’ isimli şarkıdan başlayalım. İçinden geçtiğimiz zamanın toplumsal anlamda coşkun bir ruh halini bizlere aktardığını söylemek oldukça güç. Tarih bu ya, düşe kalka yol alıyoruz, tırmanmaya çalıştıkça öğreniyoruz. Tabii bu dalgalı süreç her zaman ya da herkes için öğretiyle sonuçlanmayabiliyor. Bir yanda melankoli, nostalji öbür yanda boşvermişlik her birimizi farklı şekillerde sarmalıyor… ‘Bazen’ şarkısında Praksis, bazı bazı yaşadığımız hisleri, güftesiyle, bestesiyle anlatmakla kalmamış bir de demiş ki ‘Bu dünya olmamış hiç, yıkıp yapmalı baştan!’

“İşler sarpa sararsa susarsın bazen / Her şey üst üste gelir de kaçarsın bazen / İzler hayra değilse düşersin bazen / Korkarsın bazen, ağlarsın bazen / İşler sarpa sararsa sorarsın bazen / Her şey üst üste gelir de kalırsın bazen / İzler hayra değilse gülersin bazen / Yürürsün bazen, ararsın bazen / Geçit vermez yollardan bu karanlık sulardan / Birgün geçilir elbet birgün geçilir elbet / Bu dünya olmamış hiç yıkıp yapmalı baştan / Yıkıp yıkıp yapmalı baştan !”

‘AYNILAR AYNI TARAFA, AYRILAR AYRI TARAFA’

İçinde bulunduğumuz zamanlara, yaşadığımız, şaşırdığımız ya da öfkelendiğimiz olaylara dair Praksis bu albümde pek çok şarkıya yer veriyor. Bununla birlikte toplumsal mücadele tarihinin ışığını bugünün karanlığına yönelttiği bir diğer şarkı da dikkat çekici. Bir tarafın tarafı olmanın hor görüldüğü, ‘tarafsızlık’ adı altında atıllığın örgütlendiği zamanlara karşı ‘Dinleyin Arkadaşlar’ şarkısında Praksis yanıt veriyor. Şarkı, bize önce Mahir Çayan’ın bir sözünü hatırlatıyor, daha sonra durduğu safı oldukça net bir şekilde betimliyor: ‘Aynılar aynı tarafa, ayrılar ayrı tarafa / Bizimkisi Şeyh Bedreddin ve dostlarından tarafa!’

Ve yine, Bazen şarkısında olduğu gibi yıkılan dünyanın yerine yenisinin kurulacağından bahsediyor. Her iki şarkının son dizelerinde yer alan bu çağrı, albüm içinde oldukça hoş bir ilişki yaratmış.

.

“Savaşların devletinde artılar meselesi / Kimi olmuş efendisi kimi olmuş kölesi / Kural böyle dedi her devrin aristotelesi / Uygarlık çöreklenme haraç ekonomisi / Tapınaklar piramitler şehirler inşâ ya resul / Köle yaptı köle taptı kral baktı usul usul / Tarih kitapları sarayların haraç çetelesi / Bizimkisi spartaküsün köle çetesi / Dinleyin arkadaşlar size bir sözümüz var / Biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar / Şamandan ulemaya emanet mitos ve yazgı / Kent tanrı baş tanrı tek tanrı rap tanrı / Beyleri papaları ağaları paşaları / Hangi kazanda yaktılar cadı diye kadınları / Bir yanda kıtlıkta yaşıyor köylü en zorunda / Öte yanda tahıllar taşıyor hükmün ambarında / Aynılar aynı tarafa ayrılar ayrı tarafa / Bizimkisi Şeyh Bedreddin ve dostlarından tarafa / Dinleyin arkadaşlar size bir sözümüz var / Kıyamet dedikleri ha koptu ha kopacak / Küreselin tüccarları soykırımlar taşıyor / Elinde aslan kalemi tarihini yazıyor / Lord bey ağa paşa oluyordu mâzi / Çöreklenmenin yenisi şimdi adı burjuvazi / Emeğinden başka kaybedecek bir şeyi yok / Zincirinden başka kaybedecek bir şeyi yok / Işci işsiz farketmez isimler şimdi proleterya / Kıyamet koptu kopacak kurulacak yeni dünya. ”

 

Şarkı sözleri bir bütün olarak, ama özellikle de ilk dizelerde verdiği Brecht’in ‘Okumuş Bir İşçi Soruyor’ şiirinden izler taşıyor gibi. Hatırlayacak olursak söz konusu şiir şöyle başlıyordu: Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? / Kitaplar yalnız kralların adını yazar. / Yoksa kayaları taşıyan krallar mı? / Bir de Babil varmış boyuna yıkılan, / kim yapmış Babil’i her seferinde? / Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar / altınlar içinde yüzen Lima’nın? / Ne oldular dersin duvarcılar / Çin Seddi bitince?” Tarihin görülmeyen tarafında yer alanlara ve proletaryanın devrimci rolüne değinirken Praksis’in dili oldukça başarılı kullandığını söylemeden geçmeyelim.

Albüme genel olarak bakacak olursak şu dönemde ne düşünüyor, ne konuşuyor ve toplumsal olarak ne hissediyorsak, Praksis tüm bunları olabildiğince şarkılara sığdırmaya çalışmış. Hem Praksis’in hem de aynı tarafta olanların yolları açık olsun…