Kadın çizerler niçin komik bulunmuyor?

Karikatürde bir kadın ve bir erkek resmedilmiş. Kadın “Valla ne yalan söyleyeyim, kendimi seksi bulmuyorum” diyor. Erkek ise “Bunlar ne lan o zaman?!” deyip kadının memelerine vuruyor. Takdir edersiniz ki “ŞAAK” sesi de resmedilmiş. “Memelere vurulması komik midir? Bir erkeğin penisine vurulsa?” diye soruyor Aslı Alpar...

Filiz Gazi  fgazi@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Eleştirel Erkeklik İncelemeleri İnisiyatifi (EEİİ), Özyeğin Üniversitesi ve Research Worldwide İstanbul işbirliğiyle ve Raoul Wallenberg Enstitüsü’nün desteğiyle düzenlenen üç günlük uluslararası sempozyum oturumlarından birisi “Karikatürde Erkeklik, Erkekliğin Karikatürü” atölyesiydi.

Kafa dergisinde çizer, kaosgl.org’da muhabirlik yapan Aslı Alpar çizerlikle ilgili ilk tecrübesinin kısa bir dönem çalıştığı karikatür dergisinin kendisine, “Senin çizimlerin kötü diyemeyiz ama okurlarımız bunlara gülmez” demesiyle başladığını anlatıyor.

‘NEDEN HİÇ BÜYÜK KADIN SANATÇI YOK?’

Alpar, mizah dergileri için genel anlamda “İyi muhalefet ediyorlar. Gündemi sayfalarına taşıyorlar” diyor. Fakat ardından sorduğu soru şu: “Toplumsal cinsiyet açısından ise muhalif kimliğini koruyabiliyor mu? Bu yayınlardaki cinsiyetçi ve fobik karikatürleri nasıl açıklayacağız?”

“Neden kadın çizerler komik değil?” Alpar, “Bu soru yeni bir soru değil” diyor. 1971 yılında Amerikalı sanat tarihçisi Linda Nochlin’in “Neden hiç büyük kadın sanatçı yok?” isimli makalesinden yola çıkarak anlatıyor. Nochlin aslında bunun bir soru olmadığına dikkat çekiyor. Sorunun söylemek istediği: Kadın büyük olamaz.

.

KADINLARIN PORTRE VE MANZARA ÇİZMELERİNE İZİN VERİLMİYORDU

Ne zaman ortaya konulmuş büyük sanatlar? Atölyede olan kadınlardan biri yanıtlıyor: “16. yüzyılda.”

Peki neleri çizen yüksek sanatçı olabilmiş?” Nü çalışanlar. Kimlerin nü çalışması yasak? Kadınların.

Büyük Sanat, 16. yüzyıl sonunda kurulan sanat okullarında çıplak erkek modeller üzerinde çalışmak üzerine inşa edilmiş. 1893 yılına kadar kadınların bu eğitimi alması yasaktı. Ayrıca kadın sanatçıların portre ve manzara çizmelerine izin verilmiyordu.

Slayt sunumda aktarılanlar dışında Alpar, ev içi emeğe hapsedilen kadınların büyük sanata ayıracak vakitlerinin de olmadığını ekliyor.

Karikatür dergilerinde, kadın karakterlere nerelerde rastlıyoruz? Ev içinde, sevgili, eş ya da anne olarak resmedildiği şöyle bir hatırlanıyor. Bir diğer ihtimal ise 8 Mart, 25 Kasım gibi kadına şiddetin hatırlandığı muayyen günlerde. Yeni yeni karikatür dergilerinde beliren kadınlar ise Meral Akşener ve Canan Kaftancıoğlu. Bu da konuşuluyor.

‘TECAVÜZ MİZAHI OLMAZ’

Alpar, “Tecavüz mizahı olmaz” diyor: “Tecavüze uğrayan kadın, dövülen kadın, dırdırcı olarak resmedilen kadın komik değil. Bu gibi şeyler kadınları sadece travmatize eder.”

Duvarda beliren kötü örneklerden biri, pek çok kesimden tepki çeken Danıştay Başkanı’nın yargıya ilişkin açıklamasını konu alan ‘Hamile Themis’ karikatürü. Karikatürde “İktidardan hamile kalan adaleti temsil eden kadın” karnını tutarak “16 Nisan’dan sonra iyice belirginleşti” diyor.

Tecavüzü ‘komikleştiren’, ‘Kötü kedi şerafettin’, kadınları tek bir hamlede yatağa götürme başarılarının anlatıldığı ‘Otisabi’ gibi karikatür figürleri de konuşuluyor atölyede. Şimdilerde ‘Kötü kedi Şerafettin’, dişi kediye yaklaştığında onay almadığı sürece flörtleşmiyor. Bu değişim kazanım olarak değerlendiriliyor ve ağır da olsa ‘erkeklik erozyonu’nun başladığından bahsediliyor.

Son olarak, kadınların eril dili kullanmadıkları için karikatür aleminde komik bulunmadıkları konuşuluyor. Alpar misal bir örnek gösteriyor. Karikatürde bir kadın ve bir erkek resmedilmiş. Kadın “Valla ne yalan söyleyeyim, kendimi seksi bulmuyorum” diyor. Erkek ise “Bunlar ne lan o zaman?!” deyip kadının memelerine vuruyor. Takdir edersiniz ki “ŞAAK” sesi de resmedilmiş.

“Memelere vurulması komik midir? Bir erkeğin penisine vurulsa?” diye soruyor Aslı Alpar. Karikatür severlere, erkek çizerlere notu elden ele iletelim.