Türkiye'de bir ilk: Tiyatro Kooperatifi kuruldu

Tiyatro Kooperatifi, İstanbul'da faaliyet gösteren 32 tiyatronun bir araya gelmesiyle kuruldu. Ersin Umut Güler, Iraz Yöntem ve Volkan Yosunlu ile Tiyatro Kooperatifi'nin kuruluş amacını ve çalışmalarını konuştuk.

Nuray Büyükdağ

DUVAR – Tiyatrolar, önlerindeki engelleri kaldırmak, tek çatı altında örgütlenerek sorunlarına kalıcı yasal çözümler bulmak için bir araya gelerek ‘Tiyatro Kooperatifi’ni kurdular. Tiyatro Kooperatifi ile sanatsal bir üretim yapan, kamu hizmeti veren tiyatroların örgütlenme modeli olarak neden ‘Kooperatifçilik’ yapısı altında birleşmek istediklerini konuştuk. Iraz Yöntem, “Tiyatro Kooperatifi İstanbul’daki 32 özel tiyatronun kurucu ortaklığından oluşan bir işletme kooperatifi. İstanbul’da vergi dairesine kayıtlı tiyatro faaliyetinde bulunan ticari işletmelerin ortak olduğu bir çatı yapı… Sektörün sorunlarının temeli ekonomiye dayanıyor. Sorunların üstesinden gelebilmek için ekonomi temelli bir örgütlenme modeline ihtiyacımız vardı. Kooperatif de zaten dayanışma, ekonomi, üretim ve sürdürülebilirlik üzerine şeffaf ve demokratik bir yapı olduğu için bizim arayışımıza çok uygundu. Bu nedenle kooperatif olmayı seçtik” şeklinde konuşurken Volkan Yosunlu da amaçlarını, “Tiyatro Kooperatifi, mesleğin kendi sorunlarını tarif ederek bunlara çözüm talebinde bulunabilecek insanlardan oluşuyor. Bu sorunlarla ilgili bireysel olarak devlet yapısıyla bir araya gelip bir ilişki kurmak istediğinizde bu çok kolay karşılık bulamayabiliyor maalesef. İşte bu sivil yapılanmanın, oluşumun çıkış amacı tam da bu: Devlet ya da şehir tiyatroları gibi ödenekli olmayan özel tiyatroların tek tek değil, hep beraber ortak bir çatı altında örgütlenip seslerini daha güçlü duyurma çabasıdır. Gücünü dayanışmadan alan bir yapıdır kooperatif” diyerek açıkladı.

Nuray Büyükdağ, Ersin Umut Güler, Iraz Yöntem ve Volkan Yosunlu

‘Tiyatro Kooperatifi’ kimdir?

Iraz Yöntem: Tiyatro Kooperatifi İstanbul’daki 32 özel tiyatronun kurucu ortaklığından oluşan bir işletme kooperatifi. İstanbul’da vergi dairesine kayıtlı tiyatro faaliyetinde bulunan ticari işletmelerin ortak olduğu bir çatı yapı. Bizler de şimdilik resmi kuruluşu tamamlanana kadar geçici yönetim kurulu görevini üstlendik. Türkiye’de hatta dünyada yapı itibariyle bir ilk olma özelliğine sahibiz.

Neden tiyatro adına bir örgütlenme modeli olarak kooperatifçiliği seçip böyle bir yapının altında toplanmayı tercih ettiniz?

Iraz Yöntem: Bu bir ihtiyaçtan doğdu. Sektörün sorunlarının temeli ekonomiye dayanıyor. Sorunların üstesinden gelebilmek için ekonomi temelli bir örgütlenme modeline ihtiyacımız vardı. Kooperatif de zaten dayanışma, ekonomi, üretim ve sürdürülebilirlik üzerine şeffaf ve demokratik bir yapı olduğu için bizim arayışımıza çok uygundu. Bu nedenle kooperatif olmayı seçtik.

Tiyatro Kooperatifi’nin amacı nedir?

Iraz Yöntem: Amacımız, kısa vadede tüm üretim ve uygulama süreçlerinde tiyatroların üzerindeki maddi yükü azaltmak, orta vadede gelirlerinde artış sağlayacak çalışmalar yapmak, uzun vadede mesleki alanda yasal mevzuat değişikliği yaptırabilmek. Bir çatı örgüt olarak özel tiyatroları temsilen muhatap olmayı hedefleyen bir sosyal kooperatifiz.

Volkan Yosunlu: Tiyatro Kooperatifi, mesleğin kendi sorunlarını tarif ederek bunlara çözüm talebinde bulunabilecek insanlardan oluşuyor. Bu sorunlarla ilgili bireysel olarak devlet yapısıyla bir araya gelip bir ilişki kurmak istediğinizde bu çok kolay karşılık bulamayabiliyor maalesef. İşte bu sivil yapılanmanın, oluşumun çıkış amacı tam da bu: Devlet ya da şehir tiyatroları gibi ödenekli olmayan özel tiyatroların tek tek değil, hep beraber ortak bir çatı altında örgütlenip seslerini daha güçlü duyurma çabasıdır. Gücünü dayanışmadan alan bir yapıdır kooperatif.

Iraz Yöntem: Dolayısıyla ne kadar çoğalıp bir arada olabilirsek, kolektif bir bilinçle derdimizi doğru bir şekilde ifade edebilmenin yollarını bulma şansımız da o oranda artacaktır.

‘BÜTÜN ÖZEL TİYATROLARI ORTAK OLMAYA DAVET EDİYORUZ’

Volkan Yosunlu: Bütün özel tiyatroları, bu alanda çalışan herkesi ortak olmaya davet ediyoruz. Biz tiyatroların ortaklaşan veya ayrışan birçok problemlerimi var. Birbirinden farklı ihtiyaçlarımız var. Örneğin kimi tiyatroların sahnesi varken kimi tiyatrolar sahnesi olmadığı için oyunlarını diğer sahnelerde oynuyorlar. Hangi tiyatronun ne gibi ihtiyacı var, bunlar nasıl halledilir, kimlerle nasıl ilişki kurarak bu ihtiyaçlar karşılanabilir, tüm bunların bir envanterini çıkarmış oluyoruz bu çatı altında. Şu anda önümüzdeki sezon, sahnesi olan veya olmayan tiyatroların genel gider kalemlerini düşürmeye yönelik toplu anlaşmalar, sözleşmeler yapmak için çalışmalar içerisindeyiz. Aslında bu sadece ekonomik bir model değil, aynı zamanda tiyatrolarda çalışan yönetmenlerin, tasarımcıların, oyuncuların, yazarların, çevirmenlerin yani tiyatro üreticilerinin sosyal hakları, güvenceli, insani çalışma koşullarının yaratılması gibi konular için de faaliyetlerin yürütüldüğü bir platform.

Yapı ve işleyiş olarak sendikadan farkınız nedir?

Iraz Yöntem: Kooperatif bir işletmedir. O nedenle üye değil ortak diyoruz. Tiyatro alanında bir işletme kooperatifiyiz. Bunun resmi anlamda bir sosyal kooperatif olarak yola devam etmesi için yetkili merciilerle çalışmalar yapıyoruz. Oysa sendikalar çalışma hayatındaki sosyal hakların ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalışan işçi örgütlenmeleridir.

Yıllardır Türkiye tiyatrosu önündeki engelleri aşmak için bir araya gelip çözümler üretmeye, birlik oluşturmaya çalıştı. Fakat kalıcı bir yapı oluşturulamadı. Nihayet bir yıldır Tiyatro Kooperatifi istikrarlı bir girişimde bulunup devlet kurumlarıyla birlikte ciddi bir çalışma sürecine girdi. Türkiye tiyatrosu adına kooperatif olarak belirlediğiniz öncelikli hedefleriniz nelerdir?

Iraz Yöntem: Tiyatro Kooperatifi olarak uzun vadede yasal mevzuat değişikliği için kamu kurumlarıyla birlikte çalışacak bir yapı olabilme hedefiyle yola çıktık. Türk Tiyatrosu 21. yüzyılda dünyanın neresinde duruyor önce bunu ortaya koyduk. Oradan nerede olmamız gerekiyora ulaştık. Yani doğru çözümlere ulaşabilmek için öncelikle ihtiyaçlarımızın tespitini ve tanımını yaptık. Ve ortaya çıkan en önemli şeyin hepimizin temel derdinin, ana problemin, en büyük engelimizin yasal mevzuat eksikliği ve yasal tanımlama ihtiyacı olduğunu gördük.

Dünyada özel tiyatrolar ticari bir işletme statüsünde değiller. Türkiye’de bizler Türk Ticaret Kanunu’na göre tacir sayılıyoruz. Öncelikli ihtiyacımız, bu alanda faaliyet gösteren kurumların “ticari işletme” yerine, “kültürel işletme” olarak yeniden tanımlanmasıdır. Amacımız yapılacak olan bu tanımlamayla beraber, aslen kamu hizmeti veren tiyatrolar için ağır mali yük getiren vergilendirme sisteminde de yeni bir düzenlemeye gitmek. Ayrıca sadece bir şeyler değişsin demek istemiyoruz. Şu nedenlerle değişmeli, şu şekilde bir değişime, düzenlemeye ihtiyaç var ve bunun için yapmamız gereken çalışmalar şunlardır gibi, tespitlerde bulunduğumuz yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Sorunların çözümlenebilmesi için doğru formülleri üretmeye çalışıyoruz.

Ersin Umut Güler: Yasal mevzuat çok eski zaten. Örneğin mevzuattaki sahne tanımı, zannediyorum 1960’lardan kalma ve günümüzde geçerliliğini yitirmiş durumda. Şu anda 32 tiyatroyuz. Muhtemelen kısa bir süre sonra bu sayı çok artacaktır. Tiyatronun sorunlarını, çıkmazlarını, gerekli olan yasal mevzuat değişikliklerini kurumsal bir çatı altında bir araya gelerek hep beraber çözümlemeyi hedefliyoruz.

‘HAMUR TAM YOĞRULMA KIVAMINDA’

Hızlı bir şekilde gelişen fakat henüz yasal bir düzenlemeye kavuşmayan tiyatro Türkiye’de bir sektör haline geldi mi sizce?

Iraz Yöntem: Aslında şu anda bu fırsata sahibiz. Hamur tam yoğrulma kıvamında. Biz de onu doğru bir şekilde yoğurmak için yola çıktık. Bu bizim mesleğimiz ve bu işi profesyonel bir şekilde yaptığımız için ‘sektörüz’ dememiz gerekir normalde. Bunca yılın deneyimiyle ortaya çıkan çalışmalar bu tanımlamayı yapmamızın önünü açıyor. Dolayısıyla aslında sektörleşmeye başladık ve sektörü profesyonelleştirmemiz gerekiyor.

Volkan Yosunlu: Çoğu tiyatro hala yıllık plan yaparak başlamıyor sezona. Hangi prodüksiyonları hangi koşullarla yüzde kaç bilet geliriyle hangi donanımla yapacağımızı tespit edemiyoruz önceden. Türkiye’de bu fizibiliteyi yapacak tiyatro işletme sayısı çok az maalesef. Bu da tiyatronun henüz sektörleşemediğinin göstergelerinden biri.

‘EKONOMİK YÜKÜ NE KADAR AZALTIRSAK SANATSAL ÜRETİM O KADAR ZENGİNLEŞECEK’

Oyunlar çıkarılmadan prodüksiyon çalışmaları esnasında ekonomik sebeplerden dolayı dekor, aksesuar, ışık, sahneleme biçiminde değişikliğe, hatta oyuncu kısıtlamasına gidilebiliyor. Dolayısıyla ekonomik çıkmazlar tiyatro oyunlarının sanatsal değerini etkiliyor mu?

Iraz Yöntem: Dünyada gelişmiş ülkelerde özel tiyatroların gelirinin maksimum %20’sini bilet geliri oluşturur. Geri kalan %80’i ağırlıklı olarak devlet, yerel yönetimler ve özel sektörün sponsorluğu şeklindedir. Bizler Türkiye’de %150 (!) bilet geliri ile geçinmeye çalışan işletmeleriz.

Tabii biz üzerimizdeki ekonomik yükü ve diğer mesleki problemleri ne kadar azaltabilirsek sanatsal üretiminizin değeri ve biçimleri de o kadar zenginleşecek. Bu oluşum sadece sosyal haklar ve ekonomik sorunları çözmek üzerine değil. Sanatsal üretimimizi arttırmak ve çeşitlendirmek de aslında bir sonraki aşama olacak.

Ersin Umut Güler: Evet tüm bu problemler bazen bir oyunu yapmayı ertelememize hatta yapmaktan vazgeçmemize sebep olabiliyor. Örneğin kalabalık bir ekip gerekiyorsa oyundan vazgeçme ihtimalimiz artıyor. Böyle bir oyunun prodüksiyonunu yapmak çok meşakkatli ve ekonomik bakımdan çok zor olduğu için tercih edilmiyor genellikle.

Volkan Yosunlu: Artık muhatap kabul edilen bir sanat üreticisi kooperatifiz. Bu ülkede sanat üreten insanlarız. Doğal olarak bunun bir karşılığı olmalı.

‘STK’LAR VE OYUNCU SENDİKASI İLE TEMAS HALİNDEYİZ’

Çalışmalarınız süresince tiyatro alanındaki diğer sivil örgütlenmelerle işbirliğine girecek misiniz?

Volkan Yosunlu: Çalışmalarımızı, mücadelemizi elbette sanat alanında üretim yapan diğer bütün bileşenlerle, paydaşlarımızla birlikte yürüteceğiz. Oyuncular Sendikası, STK lar, diğer oluşumlar ve bu alanda faaliyet gösteren kurumlarla temas halindeyiz ve bu devam edecek.

Yasal düzenlemeler için devlet kurumlarıyla işbirliğiniz hangi aşamada şu anda?

Iraz Yöntem: Biz Tiyatro Kooperatifi olarak şu an Ticaret Bakanlığı ile çalışıyoruz. Ana sözleşmeyi Ticaret Bakanlığı’na bağlı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’ndeki uzmanlarla birlikte hazırladık ve dolayısıyla önümüzdeki hafta Ankara’dan onay gelince resmi süreci tamamlamış olacağız. Daha önce bir örneği olmadığı için bu konu onları da heyecanlandırıyor. Tiyatro hakim olmadıkları bir sektör. Bu nedenle de hem ihtiyaçlarımızdan hem mesleğin önündeki yasal engellerden ve tıkanmalardan habersizlerdi. Şu anda Ticaret Bakanlığı en büyük paydaşımız olarak tepede duruyor.

Sadece devlet nezdindeki yasal mevzuatlardaki değişiklikler değil; yerel yönetimlerin de mevzuat değişikliğine ihtiyacı var bu anlamda. Belediye ruhsatlarında yapılması gereken iyileştirmeler, değişiklikler konusunda da çalışmalar yapıyoruz.

Volkan Yosunlu: Daha ilk kuruluş toplantılarını yapmaya başladığımızdan beri süreci birlikte yürüyoruz. Bakanlık bize “Sözleşmeyi, ihtiyacınız ve hedefiniz doğrultusunda oluşturalım” dedi. Sektöre dair herhangi bir bilgiye sahip değillerdi. Bu tanışıklık bile bizim için muazzam bir kazanç oldu. Bir senedir her aradığımızda ulaşabildiğimiz bir bakanlıkla birlikte yol alıyoruz. Çalışmaları ortak yürüterek kararları birlikte veriyoruz. Sosyal bir kooperatif olabilmenin adımlarını atmaya çalışıyoruz.

Ersin Umut Güler: Kooperatifin kuruluş aşamasındaki ilk toplantılarda tiyatrolar olarak vergilerle ilgili sıkıntılarımızdan bahsettik. Bu konu ile ilgili tiyatrolar tarafından Maliye Bakanlığı’na örgütlü bir şekilde başvuru yapılmamış. Aslında hepimiz aynı sorunları yaşıyoruz ama birlikte hareket edip vergi yükünü hafifletecek hamleler yapma konusunda adım atmamışız. Tam da bu noktada kooperatif yapısının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Iraz Yöntem: Bugün bu oluşumu daha önce sürdürülen bütün çalışmaların tecrübesiyle yapabildik. Önceki dönemlerde yürütülen çalışmalar, girişimler bize çok yardımcı oldu. Hep şunu söylüyoruz; biz 10 senedir bir çatı yapılanma kurabilmek için çeşitli deneyimler yaşadık. Bugün vücut buldu. Şimdi hem bugün, hem de 10 sene, 20 sene sonrası için çalışıyoruz.

Yeşim Özsoy, Gülhan Kadim, Nevzat Süs, Burçak Çöllü

Yeşim Özsoy – GalataPerform: Biz tiyatrocuların uzun süredir bir birlik oluşturmak, bir araya gelmekle ilgili pek çok deneyimlerimiz oldu. Tiyatroların birleşmesi ve Türkiye tiyatrosunun sıkıntılarının giderilerek gelişip ilerlemesi için, dayanışmak için bugün burada bir araya geldik. Bunca deneyimden sonra edinilen tecrübelerle hareket ediyoruz. Bu defa gidişatın iyi olduğunu düşünüyorum ve olumlu bir sonuca varacağına inanıyorum. Herkesi bu oluşma katılmaya davet etmek istiyorum.

Gülhan Kadim – Altıdansonra Tiyatro/Kumbaracı50: Aslında Yeşim’in de dediği gibi uzun yıllardır küçük küçük gruplarla çok fazla girişim oldu. Orada edindiğimiz tecrübelerin kooperatifin kurulmasına çok büyük katkıları oldu. 32 tiyatronun bir araya gelip kooperatif çatısı altında birleşmesiyle daha güçlü bir yapı oluştu. Bugün uzun süredir kurduğumuz bir hayali gerçekleştiriyoruz. Hem tiyatroların bir işletme olarak bir arada olabilmesi hem de ilgili düzenlemeler için muhatap olarak tek bir çatı altında toplanmaları çok önemli. Birlik olup sorunları dile getirince çok daha rahat ve hızlı ilerleyeceğimizi düşünüyorum.

Nevzat Süs – Altkat Sanat: Tiyatro Kooperatifi Türkiye’de ve dünyada bir ilk. İstanbul’daki tiyatroların bu şekilde bir araya gelip güç birliği yapmasının başka şehirlerdeki, dünyanın başka yerlerindeki tiyatrolar için de bir esin kaynağı olacağını düşünüyorum. Sadece bir araya gelip dayanışmak değil tek amacımız. Türkiye’de var olan sanat politikalarına ve ekonomik politikalara da müdahale etmek amaçlarımız içerisinde. Tiyatronun birçok problemini yetkili merciilerle bir araya gelerek birtakım yasal düzenlemelerle çözeceğiz. Birbirimizi ileri taşıyabileceğimiz için seviniyorum.

Erden Tunatekin, Özgür Özdural, Yasemin Ertorun, Eyüp Emre Uçaray

Özgur Özdural – Tiyatro Dalga: 32 tiyatronun birbiriyle iletişimi ve etkileşimi adına güzel bir oluşum olduğunu düşünüyorum. Ekonomik nedenler bir tarafa 32 ayrı tiyatronun birbirlerini desteklemesini çok önemli ve anlamlı buluyorum.

Eyüp Emre Uçaray – İkinci Kat: Benim için de galiba kooperatifin en önemli yanlarından biri tiyatro alanındaki bu oluşumun bir tüzel kişilik kazanması. Daha önce çok güzel niyetlerle buluştuk ama o buluşmalar bir sonuca varamadı ne yazık ki… İlk defa resmi bir şekilde işi sonuca bağlayacağımıza inanıyorum.

Beyti Engin, Sermet Yeşil, Nilgün Kurt, Tuğrul Tülek

Nilgün Kurt – Baba Sahne: 20 senedir sahne yöneticiliği yapıyorum. Ve bu tür girişimler hep oldu. Ama ilk defa gerçekten umutluyum. Çünkü bu Türkiye’de tiyatro adına çok büyük bir adım. Bu defa devamının geleceğine inanıyorum ve her şey çok güzel olacak.

Tuğrul Tülek: Sermet ve ben Oyuncular Sendikası’nda yönetim kurulunda tiyatro bölümü (sahne sanatları) ile ilgili alanlarda çalışmalar yapıyoruz. Kooperatifin ilk kuruluş çalışmalarında bulunan ekibin de içerisindeyiz. Fakat sendikadaki diğer görevlerimizden dolayı kooperatif çalışmalarına birebir devam edemedik. Diğer arkadaşlarımız devreye girerek çalışmaları sürdürüp çok verimli bir şekilde ilerlettiler. Ben de büyük bir gururla takip ediyorum gelişmeleri. Bir şekilde bir parçası olmak beni çok mutlu ediyor. Mesleki bir birliğe sahip olma fikri hep gelişmiş ülkelere ait bir tavır olarak görülür ve bununla ilişkilendirilir. Dolayısıyla kendi gelişmişliğimizi göstermek istiyorsak bu tür mesleki birliklerin bu tür mesleki örgütlenmelerin önünü açmalıyız ve dahil olmalıyız. Çok önemli bir adım. Gün geçtikçe daha da büyüyeceğini umuyorum.

Sermet Yeşil: Oyuncular Sendikası’nda Tuğrul’la beraber aynı görevi üstleniyoruz. Kooperatif fikrinin doğuş anından bugüne kadar uzaktan yakından takipçisi olmaya çalıştık. Oyuncular Sendikası olarak sonuna kadar destekliyoruz. Bizim üst hedefimiz İstanbul’daki ve Türkiye’deki tiyatroların hem işleyiş hem sanatsal hem de izlenirlik bakımından modern bir yapıya kavuşması. Bu anlamda devlet mekanizmalarına da çok iş düşüyor. Özellikle vergi yükünün azaltılması telif hakları gibi konularda ilgili yasal düzenlemelerin yapılması adına Tiyatro Kooperatifi’ne çok iş düşüyor. Gördüğüm kadarıyla bu yükü kolayca omuzlayabiliyorlar. Tiyatro Kooperatifi’nin daha çok uzun yılları olsun, köklensin. Mümkünse Tiyatro Kooperatifi’ne katılmamış tiyatro kalmasın!

Beyti Engin: Türkiye tiyatrosu adına çok önemli bir girişim. Tiyatroların ayrışmadan birleşerek bir araya geliyor olmasını çok doğru buluyorum. Çünkü tek başına çözemediğimiz problemlerin hepsini bir çatı altında birlikte çözmenin daha sağlam temellerin atılmasına neden olacağını düşünüyorum.

Pervin Bağdat, Selen Öztürk, Gökhan Gürün, Kayhan Berkin, Ece Çeşmeoğlu

Kayhan Berkin – Versus Tiyatro: 32 tiyatro grubu bir araya gelerek mesleğe dair sorunlara kapsamlı çözümler bulmak için çalışıyorlar. Hep beraber birlikte bir şeyler yapmak, fikir üretmek ve sorunlarımıza çare bulmak için şahane bir bahane oldu!

Ece Çeşmeoğlu – Versus Tiyatro: Kayhan’a katılıyorum ben de. Tiyatro Kooperatifi’nin çalışmaları uzun süredir devam ediyor. Geç olsun güç olmasın diyelim. Çok güzel gelişmelere imza atacağımızı düşüyorum. Beraber olmak güzel ve güçlü hissettiriyor.

Gökhan Gürün – Versus Tiyatro: 60’lardan beri karsılaşmadığımız bir durum bu. 32 tiyatronun bir araya gelerek örgütlenmesini gayet olumlu buluyorum. İlk amacımız ticari bir işletme olarak görülen yapının yasal bir düzenlemeyle kültürel işletme olarak tanımlanmasını sağlamak ve keyifle üretmeye devam etmek.

Selen Öztürk: Bu kadar ayrıştığımız ve bu kadar kavganın gürültünün içerisinde olduğumuz bir ülkede ve dünyada, sanat yapan, tiyatro yapan insanlar olarak bir araya geliyor oluşumuz büyük bir şans, müthiş bir buluşma. Bir arada isteklerimizi, dileklerimizi, ihtiyaçlarımızı beyan edebileceğimiz bir platformun içindeyiz ve bunun çok güzel gelişmelere vesile olacağını düşünüyorum. Soluk almak isteyen herkes sanat icra etmek istiyor ve bununla ilgili girişimlerde bulunuyor. Bu sesi duyan, bu sesi birleştirmek isteyen Tiyatro Kooperatifi’nin bir parçası olduk hepimiz. Umarım birlikte harika bir yol alacağız. Birbirimizi destekleyerek, kenetlenerek yapmak istediklerimizi özgürce ve diyalog kurarak seyircilerimize ulaştıracağız.

‘ÜZERİMİZDE ÇOK FAZLA YÜK VAR’

Pervin Bağdat: Birlikte olmak her zaman çok güzel ve birlikte hep çok daha güçlüyüz. Özel tiyatrolar çok zor koşullar altında destek almadan bir şeyler yapmaya çabalıyorlar. Üzerimizde çok fazla yük var. Yıllarca kurumsal tiyatroda çalıştıktan sonra özel tiyatroya geçiş yaptım. Ve içine girip özel tiyatronun sorunlarıyla yüzleşince ne kadar zor olduğunu çok daha iyi anladım. Benim için çok sarsıcı oldu. Bu sorunları hep birlikte daha rahat ve daha hızlı bir şekilde çözebileceğimize inanıyorum. Bu nedenle Tiyatro Kooperatifi’nin çok önemli bir girişim olduğunu düşünüyorum. Umarım daha da çoğalarak devam ederiz.

Şevket Çoruh

Baba Sahne – Sevket Çoruh: Tiyatro Kooperatifi, Türkiye’de tiyatro yapan grupların bir araya gelerek bir takım yasal düzenlemeleri, iyileştirmeleri talep etmelerinin, bunun için devletle, Kültür Bakanlığı ile bir ilişki kurarak sonuçlar elde edilebilmesinin en doğru, kolay ve etkili yolu. Beraber geleceğe yönelik neler yapabileceğimizi tartıştığımız çok güzel ve olumlu bir oluşum içerisindeyiz. Hayırlı olsun herkese.