Vedat Yıldırım: Diyarbakır’ın ahını almayacaksın

Repertuarında Kürtçe ve Türkçe şarkılara yer veren Bajar, sonbaharda yeni bir albümle dinleyicinin karşısına çıkacak. Albümde sözleri Bajar’ın solisti Vedat Yıldırım’a ait ve Diyarbakır’ı anlatan bir şarkı da bulunuyor. Bajar, bu şarkının klibini Diyarbakır’da çekti.

DİYARBAKIR – Bajar grubunun solisti Vedat Yıldırım bir gün önceden aradı. Diyarbakır KESK Şubeler Platformu için bir konser vereceklerdi. Ertesi gün ise yeni şarkılarına bir klip çekeceklerdi. Bir senaryo yazılmamıştı ama şehrin sokaklarında çekilecekti klip. Bunları aktardı Vedat Yıldırım ve kendilerine yardımcı olup olamayacağımı sordu.

Vedat Yıldırım’ı yıllardır tanırım. Sahici bir dost, işinde dürüst, neşesini ve enerjisini çevresine yayan bir insan. Dolayısıyla kendisine yok demek pek mümkün değil. Hem en son 2019 Newroz’unda konser vermek için geldiği Diyarbakır’da görüşebilmiştik. Birlikte zaman geçirmek keyifli olacaktı.
Klip çekecekleri şarkı Kürtçeydi. Hem Kürtçe hem de Türkçe sözlerini de gönderdi. Şarkı, “Diyarbekir su gibisin/ Hasmıma taş/Kah sakin kah dalgalı/Halim gibisin” dizeleriyle başlıyordu. Şarkının sözlerine göre mekanlar seçmemiz gerekiyordu.

Mekan bulmak zor olmayacaktı. Ama çekimler dışarıda yapılacaktı ve Diyarbakır günlerdir muazzam sıcaktı. Kış insanı olarak beni düşündüren buydu ama yapacak bir şey de yoktu.

Kırklar Dağı, Ben û Sen Mahallesi, Bağlar, Seyrantepe, Suriçi’nde İskenderpaşa Mahallesi, On Gözlü Köprü. Bilmiyorum sıcaklık kaç dereceydi. Ama Bajar grubundan bazı arkadaşlar günün sonuna yaklaşırken perişan olmuşlar ve çareyi otele geri dönmekte bulmuşlardı. Klibi izlediğinizde görmeyeceksiniz ama bilin ki klibin esas kahraman Diyarbakır sıcağıdır.

HAYAT GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR

On Gözlü Köprü’deki çekimler bittiğinde akşamın karanlığı çökmüştü. Vedat, küçük bir söyleşi sözü vermişti bana. Hem hazırlıkları devam eden yeni albümleri üzerine konuşmak hem de soluklanmak için köprü civarındaki kafelerden birinde oturduk.

Vedat, “Çatışmaların olduğu dönemden biraz farklı Diyarbakır. Duvar yazıları falan yok denecek kadar az mesela, buradan insanların aklındakini okumak mümkün oluyordu. Bunlar biraz gizlenmiş, çünkü insanlar sahiden çok çok zor şeyler yaşadılar. Ama o Diyarbakır ruhu, o dip dalga, insanların özlemleri devam etmiş. Bunu son yerel seçimlerde de gördük zaten. En dibi görenler daha sıkı sarılıyorlar hayata. Sur olaylarının üzerinden ne kadar zaman geçti ki? Ama hayat çok güçlü bir şekilde devam ediyor Diyarbakır’da” diyerek Diyarbakır’la ilgili izlenimlerini anlattı.

DİYARBAKIR İÇİN ‘SLOW’ ŞARKI

Vedat Yıldırım, klip çektikleri şarkı için ise şunları söyledi: “Diyarbakır’ın son yıllarda yaşadıkları bizi de etkiledi. Ama aslında aklımızda her zaman Diyarbakır için bir şarkı yapmak vardı. Çok güzel şarkılar vardır Diyarbakır için yazılmış, mesela Ciwan Haco’nun ‘Diyarbekir’ şarkısı çok güzeldir. Çok rahat akan bir hayat var gibi görünüyor Diyarbakır’da. Ama sorunlar var insanlar enseyi asla karartmıyor ve tepkilerini çok güzel bir şekilde gösterebiliyorlar. Bir Ankara Kürdü olarak Diyarbakır’dan etkilenerek yazdım bu şarkının sözlerini. Şarkının sözleri de iki farklı dünyayı anlatmaya çalışıyor. Yani bir tarafta su gibi akar bir taraftan restini çeker. Ne yapacağı belli olmaz. Bu toprağın ah’ını almayacaksın yani. Bu nedenle şarkının sözlerini yazarken ağıtlar ile marşlar arasında gidip geldim. Son Newrozlardan edindiğim izlenim de bu yöndeydi. Çok sıkıntılar yaşasa da insanlar Newroz alanını her zaman doldurdu.”

 

Diyarbakır deyince insanın aklına ya çok ağıtlar ya da sloganlar geliyor ve şarkıların ritmi biraz sert oluyor. Ancak Bajar’ın yaptığı Diyarbakır şarkısı “slow”. “Diyarbakır üzerine çok ajitatif şarkılar yapıldı” diyor Vedat ve “Gerekirse biz de yapabiliriz” diye ekliyor. “Ama bu şarkıyı yazarken mağrur Diyarbakır göstermek istedik. Bu şarkıya cümbüş de ekledik, geleneksel bir karakteri olsun istediğimiz için. İnce saz geleneğini, Ermenileri, Süryanileri hatırlatmak istedik.”

BİRBİRİNE KARIŞAN HAYATLAR

Albümün henüz bir adı yok ama sonbaharda çıkması kuvvetle muhtemel. Fırat suyu Marmara’ya, Ege’ye karıştı ya da karışsın. Bazı insanlar isteyerek gitti bazıları zorunluluktan gitti buralara ve hayatlar karıştı. Bizim derdimiz bu karışan hayatları anlatmak. Mesela İstanbul’da her ne kadar bir gettolaşma, bir hemşehricilik varsa da insanlar çok iç içe geçmişlerdir. Biz de albümlerimizde yüksek siyaset yerine insanları anlatmaya çalıştık. Ara sokaklara daldık, işportacıları, ameleleri, beyaz yakalıları anlattık. Hem Kürtçe hem Türkçe şarkılar yapıyoruz ve bu albümde de bu yolculuğumuz devam ediyor. Çünkü birlikte yaşama kültürü, ‘Hadi güzelce birlikte yaşayalım’ diyerek oluşmuyor. Bu bir sistem işi. Farklı olan insanlar çok sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Mesela geçtiğimiz günlerde havaalanında çalışan gencecik bir güvenlik görevlisi hayatına son verdi. Soluğu kesilmişti demek. LGBTİ bireylerinin yaşadıkları ortada, düzenledikleri etkinliklere izin verilmiyor ya da müdahale ediliyor. Bunların önüne geçebilmek için bir defa toplum mühendisliğinden kurtulmak gerekiyor. Şarkılarımızda da bunları anlatmaya çalışıyoruz.”

ÜÇ ŞAİR, ÜÇ ŞİİR

Bajar, yeni albüm için 3 şiir de bestelemiş. Bunu ilk defa deniyorlar ve Vedat, aslında bir şiiri bestelemenin çok zor olduğunu anlatmak için “Mesela şiir yazıyorum ama bunları bestelemek mümkün değil. Şarkı sözü ile şiir birbirinden çok farklı alanlar” diyor. Yine de bu albüm için Ahmed Arif’in “Suskun”, Sezai Sarıoğlu’nun “Terennüm” ve Özdemir Asaf’ın “Saçların” adlı şiirini bestelemişler. Bir Ciwan Haco’nun “Leyla” adlı şarkısını cover yapmışlar.

Ben Diyarbakır için yazılan şarkıyı dinledim ve Bajar şarkılarından farklı olsa da sevdim. Albümde yer alacak diğer şarkıları da merakla bekliyorum.