Gökhan Türkmen: Ülke olarak Yavuz Çetin'in farkında değildik

Müzisyen Gökhan Türkmen, 'İhtimaller Perisi' isimli teklisi ile müzikseverlerle buluştu. Dene adlı şarkısında Yavuz Çetin'in bestesini yeniden yorumlayan Türkmen, “İnanılmaz yetenekli, naif, sadece müziğinin değerli olabilmesi ve yol gösterebilmesi için çalışan ve çabalayan bir adamdı diye düşünüyorum. Belki ülke olarak bunun farkında değildik!" dedi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Sanatçı Gökhan Türkmen, yeni teklisi 'İhtimaller Perisi' ile dinleyici karşısında. 'Virgül' isimli 3 şarkılık maxi single'ın habercisi olan şarkının sözü Ozan Turgut'a müziği ise kendisine ait. Harun Kolçak'a ithaf ettiği 'Masal Olsa' ve 'Ben Unuturum' ise 4 Şubat'ta dijital platformlardan dinleyiciye sunulacak. Türkmen bu albümün bir hayatın öncesi ve sonrasını anlattığını belirtiyor. Üretimini hız kesmeden sürdüren müzisyen geçtiğimiz aylarda 'Synesthesia' isimli iki şarkılık maxi single çalışması ile buluşmuştu müzikseverlerle. Bu proje ile cover'a iki farklı şarkıyı harmanlayarak yeni bir bakış açısı geliştiren Türkmen, müziğinin sınırlarını zorluyor. Sanatın toplumun nabzını tuttuğunu belirten Türkmen, "Biz geliştikçe zaman içinde toplumla bir olarak beraber dönüşüyoruz, karşılıklı birbirimizi besliyoruz. Bu nedenle yeniliklere açık olmanın yapıcı olduğuna inanıyorum” diyor. Türkmen ile müzik serüvenini konuştuk.

Son dönemde dinleyici alıştığı tarzın dışında bir Gökhan Türkmen ile karşı karşıya. Bunun sebebi nedir?

Müzik tarzımda değişiklik yok aslında, yeni projelerim var. Müzik evrensel bir araç ve sürekli gelişim göstermeniz gereken bir dünya. Bir sanatçının yeniliklere açık olması ve kendini geliştirmesi gerektiğine inanıyorum.

'DİNLEYİCİLERİMLE 10 YILDIR MÜZİĞİ HİSSEDİYORUZ'

Bir müzisyenin yeniliğe açık olması önemli ve bir anlamda da riskli. Sizi çıkış parçalarınızla seven dinleyiciler bu durumu nasıl karşılıyor?

Sanatın, geçmişten günümüze, toplumların nabzını tutan ve yönlendiren unsurlardan biri olduğuna inanıyorum. Duyulara hitap eden sanatçılar; müzik, gösteri sanatları, plastik sanatlar hangi alanda olursa olsun icra ettikleri sanatları halkla paylaşarak sanatlarını var ederler. Bu nedenle biz geliştikçe zaman içinde toplumla bir olarak beraber dönüşüyoruz, karşılıklı birbirimizi besliyoruz. Bu nedenle yeniliklere açık olmanın yapıcı olduğuna inanıyorum. 10 yıldır dinleyicilerim ile birlikte keyif alarak müziği hissediyoruz. Birbirimizi dinliyoruz, keyif aldığımızı düşünüyorum.

90'lar popunun günümüze evrilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim açımdan bir evrilme söz konusu evet; gitar çalmaya ve müzik yapmaya o dönem başladım ve tabii ki o dönemdeki isimlerden etkilendiğimi düşünüyorum. Ama şu an genel olarak kulüplerde yapılan canlı müzik repertuvarlarının 90’lar olması popun bir türlü evrilemediğinin göstergesi sanırım! Bence geçmiş geçmişte kalmalı ve dünyadaki yeniliğe her zaman ayak uydurulmalı… Bir müzik türü veya dönem evrilemezse gelişim maalesef olamaz! Bunu gerçekleştirebilen de çok iyi müzisyenler var tabii…

'KALICI OLMASI GELİŞTİRMEYECEĞİ ANLAMINA GELMEZ'

O dönemde yapılan pop şarkıların daha kalıcı olduğu görüşüne katılır mısınız?

Kalıcı olduğunu düşünüyorum tabii; ama aynı kalması gerektiğini düşünmüyorum! Kalıcı olmasının sebebini de kaygısız ve samimi yapılan işler olmasına bağlıyorum. Eski Türk filmleri gibi…

Son dönemde Türkiye'deki alternatif müziğin çıkışını neye bağlıyorsunuz?

Yenilik arayan, aynı şeyleri yapmaktan ve yapılmasından sıkılan, her şeyin alternatifi mutlaka vardır düşüncesiyle ilerleyen, sürekli devinim içinde olan bir kitlenin müziği olarak görüyorum. Bu düşüncelerin hepsi bir müzik türünün neden çıkışta olduğunu gösteriyor sanırım…

Alternatif adı altında müzisyenler özgürlüklerini ilan etti diyebilir miyiz? Belli bir türe bağlı kalmak istemeyenler için bir yol belki de... Ne dersiniz?

Kesinlikle öyle. Sıradanlıktan uzak olmak önemli. Kendini tekrar etmemek, sürekli yeni bir şeyler deneyebilmek, sanatın büyüsünden ve öğreticiliğinden korkmamak…

Son dönemde popülerlik anlayışı yön değiştirip alternatife mi kaydı?

Popülerlikten ne anladığınıza bağlı. Yeniyi denemek, harmanlamak veya kendi müziğine entegre etmek vizyon meselesi. Bununla ilgilenen, zorlayan ve deneyen genç müzisyenlerimiz var bence. Yön değiştirmeden aslında direkt farklı şeyler yapabilmek adına da tercih edebiliyorlar.

Son single çalışmanıza neden 'Synesthesia' dediniz?

Synesthesia, birlikte hissetmek ve algılamak kavramlarından oluşuyor. Aslında eşduyum diyebiliriz. Bu bütünlüğü Synesthesia projesinde müziğin farklı soundlarını bir araya getirerek ortaya çıkardığımız konsept ile sunuyoruz. Şu an 2 parçalık bir proje 2019’da 3 veya 4 parça daha gelecek.

'COVER YAPARKEN BAŞKA BİR ŞARKININ MELODİSİ GELİYOR'

Bu proje ile cover'a farklı bir bakış açısı getirmişsiniz. İki farklı şarkıyı tek şarkıda buluşturma fikri nasıl otaya çıktı?

Bunu yıllardır sahnede yapıyoruz zaten. Bir albümde toplama fikrimiz de hep vardı. Hatta artık cover yaparken direkt başka şarkının introsu veya melodisi kulağımıza gelmeye başlamıştı. Böyle düşünmeye başlamıştık yaptığımız şarkıları. İlk olarak geçtiğimiz sene Zorlu Caz Festivalinde sahnede çalma fırsatımız oldu. O konserden sonra projenin ismini de Synesthesia koyup devam etmek istedik.

Seçtiğiniz iki parçada nasıl bir uyum gözettiniz?

Mashup yaptığımız parçalarda ton ve armonik yapısı çok önemli. Onun dışında ayrı ayrı iki şarkının türü ve soundunun aynı olması önemli bizim için. Bundan sonraki Synesthesia albümlerinde hep rock soundlu parçalar olacak diye bir şey yok bu arada… Funk veya pop-caz soundlarında da bir Synesthesia albümü veya single'ı olabilir. Kendimizi sınırlamıyoruz. Şarkı bize neyi hissettiriyorsa o yönde ilerlemeyi tercih ediyoruz.

Benim favorim 'Dene'. Sizin parçanız olan Dene Yavuz Çetin bestesi olan Yaşamak İstemem ile bütünleşmiş. Bu parçanın hikayesi nedir?

Stüdyoda çalışırken hangi parçayla veya melodiyle birleştirebilirim diye düşünürken aklıma ilk “Yaşamak İstemem” geldi. “Dene” parçası normalde Dm (Re minör) bir parça. Ancak “Yaşamak İstemem” Em (Mi minör) olduğu için, “Dene”yi de Em’e (Mi minör) çekmek istedik. Önemli olan “Yaşamak İstemem” in reef’inin orijinal tınlamasıydı.

'YAVUZ ÇETİN'İN ÜLKE OLARAK FARKINDA DEĞİLDİK'

Yavuz Çetin'in sizdeki yerinden ve müziğe katkılarından bahsedecek olsanız neler söylersiniz?

İnanılmaz yetenekli, naif, sadece müziğinin değerli olabilmesi ve yol gösterebilmesi için çalışan ve çabalayan bir adamdı diye düşünüyorum. Belki ülke olarak bunun farkında değildik! Belki de kendisi bu değerin farkında değildi… Çok şey bıraktı arkasından. Sırlar, şarkılar, güzel tebessümler ve belki de büyük pişmanlıklar… Yitip giden diğerleri gibi o da, öldükten sonra değer bulanlardan maalesef. ”Oyuncak Dünya” parçası bence kendisini en iyi anlatan şarkılarından… O da yakın zamanda yeni Synesthesia albümümüzde olacak. Bir kez daha onu saygıyla ve sevgiyle anmış olmanın huzurunu yaşayacağız.

Yeni maxi single çalışmanız Virgül ile dinleyiciyi neler bekliyor?

'Virgül' bir hayat öncesi ve sonrasını anlatabilen bir albüm. Albümde sevgili Harun Kolçak’a ithaf ettiğimiz 'Masal Olsa' ve her virgül öncesini unutabildiğimiz hayatlarımıza dokunduğumuz 'Ben Unuturum' parçaları 4 Şubat’ta eklenecek ve sevenlerimizle buluşacak. Heyecanlıyız.

2019’dan beklentileriniz neler?

Yaratıcı, verimli, bol bol ürettiğimiz ve kendimizi yenilediğimiz bir yıl olmasını diliyorum.

Yeni projeleriniz neler?

2019 yılı Mart ayında piyasada olacak 'Virgül' adlı 3 şarkılık özel projemiz var. İlk klibini ise “İhtimaller Perisi” ne çektik. Hatta 21 Aralık’ta tüm dijital platformlarda yerini aldı. Yeni yıla, harika bir albümle giriyoruz. 'Virgül' adlı çalışmada her üç parçanın da sözü Ozan Turgut’a, müziği ise bana ait. Prodüktörlüğünü Tunç Çakır’ın yaptığı bu özel projenin, aranjeleri GT Band ve Tunç Çakır tarafından yapıldı. Sanatçı Harun Topaloğlu’nun ev sahipliğinde, Hopa’da çektik klibi. Klibin yönetmenliğini yakın arkadaşım Bora Çifterler üstlendi. 1200 rakımda Heva Yaylası’ndan harika görüntülerle, Geçitli Köyü’nün güzelliğini harmanladık. Dinleyicilerimizin de çok keyif alacağını düşünüyoruz. Aynı zamanda birbirinden güzel parçalar da geliyor. Yeni bir Synesthesia ve yeni şarkıların olduğu yeni Gökhan Türkmen albümleri yolda. Şimdiden iyi dinlemeler.