Mahir Ulaş Timur: Estralanya umutlarımızı anlatıyor

Tiyatro Yıldız'ın sahnelediği "Estralanya" adlı oyun 11 Aralık 2018 tarihinde Tatavla Sahne Cihangir’de izlenebilir. Sohbet ettiğimiz oyunun yönetmeni Mahir Ulaş Timur, "Estralanya umutlarımızı ve hayallerimiz anlatıyor. Başka, daha iyi bir dünyanın var olabileceği inancını, iyi ve güzel olana doğru kaçma isteğini anlatıyor" dedi.

Soner Sert  soner_sert17@hotmail.com

DUVAR – Tiyatro Yıldız prodüksiyonu olan “Estralanya” isimli oyun, uzaklarda, bir hayalde yaşayan mutluluk ve huzur dolu bir dünyayı, iki yakın arkadaş aracılığıyla anlatan bir oyun. Bir suça karışıp, o güzel dünyaya ulaşmaya çalışan arkadaşlar, çok geçmeden yenilginin esiri olacaktır.

Koray Horasan’ın yazdığı, Aydın Büyükhelvacı, Erdal Devrim Aydın, Ladin Avşar, Özgür Sarıhan’ın oynadığı Estralanya’yı, oyunun yönetmeni Mahir Ulaş Timur ile konuştuk.

“Tiyatro Yıldız” ne zaman kuruldu? Kimlerden oluşur?

Tiyatro Yıldız 2018 yılında kuruldu. Ancak topluluk üyeleri yaklaşık 20 yıldır Yıldız Teknik Üniversitesi Tiyatro topluluğunda birlikte tiyatro yapmaktaydı. Tiyatro Yıldız’ın, bizler gibi üniversite tiyatrosu kökenli olan diğer tiyatrocular için sürdürülebilir ve alternatif bir sanatsal alan olmasını umuyoruz.

Ödeneksiz tiyatro yapmanın zorlukları nelerdir?

Doğal olarak oyunları kendi cebinizden finanse etmek durumunda kalıyorsunuz. Provalar ve oyun için sahne kirası, dekor, kostüm, aksesuar, nakliye, afiş, tanıtım masrafları. Sonrasında yeterli sayıda oyun oynayıp harcamış olduğunuz parayı en azından geri kazanmayı umuyorsunuz. Ekip üyelerimizin çoğu mühendislik ve mimarlık gibi alanlarda profesyonel kariyerlerini devam ettiriyorlar. Dolayısıyla bizler diğer topluluklarda hayatlarını tiyatrodan kazanmak durumunda olan arkadaşlarımızdan belki de daha şanslıyız. Zira içinde bulunduğumuz şartlarda sadece tiyatro yaparak asgari düzeyde bile yaşayabilmek hayal gibi. Estralanya’da para diye bir şey yoktur umarım.

Alternatif tiyatro yapan bir yönetmen olarak gelecekle ilgili kaygılarınız nelerdir?

Her şeyden önce bir tiyatro topluluğunda sürekliliği sağlayabilmek oldukça güç bir iş. Her yıl düzenli olarak ürün ortaya koymak ciddi bir emek istiyor. Tiyatro Yıldız özelinde bu sürekliliği sağlamak öncelikli kaygımız. Genel anlamda tüm alternatif tiyatrolar ile ilgili de aynı kaygıyı duyuyoruz elbette. Yaratıcı oyunlar ortaya koymuş toplulukların üretim süreçlerinin ödenek, mekan sıkıntıları gibi sorunlar yüzünden kesintiye uğramamasını diliyoruz. Belki de alternatif tiyatro topluluklarını bir çatı altında birleştirebilecek, birbirlerine destek olmalarını kolaylaştıracak organizasyonlara daha çok ihtiyacımız var.

İstanbul’da sergilenen oyun sayısı her geçen gün artarken, seyirci sayısı da artış göstermekte… Seyircinin ilgisinin alternatif tiyatroya doğru kaymasının nesnel sebepleri nelerdir?

Alternatif diye sınıflandırılan tiyatroların görkemli prodüksiyonlar ortaya koyabilmek için yeterli imkanları olmadığından, oyuncular belki de sanatsal bir araç olarak daha ön planda olmak durumunda kalıyorlar. Bir anlamda bu olumlu zorunluluk oyuncuları sahnede daha içten, daha çalışkan, daha enerjik olmaya itiyor. Tiyatro izleyicisinde de bu içtenlik karşılığını buluyor belki de.

Ayrıca ödenekli tiyatrolarda aynı ya da benzer metinlerin tekrar ederek sahnelenmesi de, seyirciyi yeni ve özgün hikayeler aramaya itiyor olabilir. Alternatif tiyatrolarda özgün metinlere rastlamak, ya da başarılı hikaye, öykü uyarlamaları görmek seyirciler için yeni bir soluk vadediyor olabilir.

Oyundan bir kare.

“Estralanya” neyi anlatıyor? Neden bu metni tercih ettiniz?

Estralanya umutlarımızı ve hayallerimiz anlatıyor. Başka, daha iyi bir dünyanın var olabileceği inancını, iyi ve güzel olana doğru kaçma isteğini anlatıyor. Ama her kaçma arzusu, insanın başta kendisi ile olmak üzere bir hesaplaşmayı da beraberinde getiriyor. Hayallerimizi gerçekleştirmekten bizi alıkoyan şeyler ile kuşatılmışız. Belki de kendi kendimiz tarafından kuşatılmışız.

Oyun metninin yazarı ekibimizin bir üyesi olan ve uzun zamandır birlikte tiyatro yaptığımız Koray Horasan. Dolayısıyla bize ait bir metin olması metin seçimimizde önemli bir rol oynadı. Ayrıca özellikle son yıllarda başta genç nüfus olmak üzere, kaçış hikâyelerinde bir artış söz konusu. İnsanlar şehirlerini, ailelerini, ülkelerini, yaşam alanlarını terk ediyorlar. En azından bizim yakın çevremizde de bu böyle. Estralanya, sayısı hiç de azımsanmayacak bu insanların gerçek düşüncelerinden ve gerçek hikâyelerinden besleniyor diye düşünüyoruz.

Oyun, “bir uzak yere” gitmeyi hayal eden, bu düş ile yaşayan ve bu uğurda hayatını riske atanları konu alıyor. “Estralanya” o uzak yere gitmek isteyen karakterlerinize neyi vaat ediyor?

Estralanya herkese farklı şeyler ifade ediyor aslında. Birbirinden farklı kişiliklere sahip oyun kişilerine de farklı şeyler vadediyor. Düşünmekten, plan yapmaktan, seçimler yapmaktan yorulmuş Hiko’ya düşünceden yoksunluk vadediyor. Dışarıdaki hayatlarından daha yavaş ilerleyen bir zaman, sonsuzluğa yakınlık vadediyor. Daha çocuk ruhlu olan Ril’e ise yolculuklar, geceleri tekrar görebileceği çocukluk düşlerine benzer rüyalar, tembellik hakkı ve sevgiyi vadediyor.

İzleyicilerimize ise, Estralanya ne vadediyor bilemiyoruz. Ama güzel şeyler olduklarını umuyoruz.

İlk sahneden sonra clown olarak bilinen biçimsel disiplini de klasik olanın içine yerleştiriyor ve finale kadar böyle devam ediyorsunuz. Bu biçimsel yaklaşım metin yazıldıktan sonra mı ortaya çıktı, yoksa yazarla fikir halindeyken görüşüp, biçimine öyle mi karar verdiniz?

Grotesk ve doğal oyunculuk biçimlerinin aynı sahne üzerinde farklı karakterlerde yan yana sahnelenmesi bizim için oldukça keyifli bir deneyim oldu. Birçok oyunda buna benzer bir biçimsel kontrasta rastlamak kolay olmuyor. Bunun yanında metin yapısı ve hikaye de rolleri farklı biçimlerde yorumlamaya oldukça teşvik edici. Prova sürecinin en başından itibaren daha dramaturji çalışmalarında (yazar arkadaşımızın da katılımı ile) rollerin bu biçimsel kontrast ile sahnelenmesinin uygun olacağına karar vermiştik.

Nerede, hangi günlerde oynuyorsunuz?

11 Aralık 2018 tarihinde Tatavla Sahne Cihangir’de oynayacağız. Diğer ayların oyun programları için tiyatro severler bizi ‘’ Tiyatro Yıldız ‘’ olarak sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirler.


Soner Sert kimdir?

Sinemacı, yazar. "Köprü", "Baba", "Hastabakıcı" ve "Alarga" isimli kısa filmleri yazıp yönetti. "Duvar" isimli bir öykü kitabı, "Yönetmenler İlk Filmini Anlatıyor" isimli bir de sinema kitabı yazdı.