'Çingene müziği YouTube'da 60 milyon, radyoda yok!'

Çingene halkı, yüzyıllardır ırkçılıkla mücadele etmeye çalışıyor. Bükreşli müzisyen Andrei Dinescu, Romanya'daki çingene halkına karşı yıllardır süregelen ırkçılığı, bu ırkçılığın müzikte nasıl sansüre dönüştüğünü, "Ülkece en çok dinlenilen, YouTube üzerinden 60 milyon kez tıklama almış bir şarkıyı radyoda duyamıyorsunuz! Müzik listelerindeki Ulusal Hit'ler, çingeneler tarafından yazıldığı için, sansürleniyor" sözleriyle anlattı.

Google Haberlere Abone ol

BÜKREŞ - Bükreşli müzisyen Andrei Dinescu ile Çingene müziğini ve karşı karşıya kaldıkları zorlukları konuştuk. Dinescu, müziğe 5 yaşında klasik viyola ile başladığından, bir stüdyo kurduğundan, burada gerçekleştirdiği projeden bahsetti. Multi enstrümantalist, hippi müzisyen Dinescu, stüdyosunda gerçekleştirmek istediği projeyi, sosyal hayatta söz hakkı olmayan, siyasiler tarafından yok sayılan ve ırkçılıkla mücadele etmeye çalışan çingenelerin müzik alanında da maruz kaldıkları sansürü yıkmak amaçlı bir Çigan Müziği plak şirketi kuracağını ve Romanya’nın müzik sahnesini anlattı.

Andrei Dinescu'nun stüdyosu

Müzikle ilişkinizden ve şimdilerde yer aldığınız projelerden bahseder misiniz?

5 yaşında klasik viyola ile müziğe başladım. Daha sonra, 14 yaşlarındayken, gitar, bas gitar ve davul çalmayı öğrendim. Sitar, org ve biraz da trompet de daha da sonradan eklendi. Bazılarını diğerlerinden daha iyi çalsam da, bu saydığım enstürümanlarla aram iyi diyebilirim.

Birçok farklı grupta yer aldım, şimdilerde ise stüdyoyla beraber ses mühendisliğini öğreniyorum. Arkadaşlarımla başlattığım "Steaua De Mare" projesinin devamı olan "Impex"de çalışmalara devam ediyorum. Onun dışında elektronik müziğe yöneldiğimiz "PC Harem" adlı başka bir proje yürütüyoruz.

Bu stüdyonun inşa süreci nasıl oldu? Burada tam olarak neler yapıyorsunuz ya da yapmayı planlıyorsunuz?

Stüdyoyu inşa etmeye, kendi grubum "Steaua De Mare" ve projelerimin ihtiyaçları doğrultusunda 2 yıl önce başladım. Daha sonra, enstrümanı olmayan ya da kayıt alamayan birçok müzisyen olduğunun farkına vardım ve "Neden burayı onlara da açmayayım?" diye düşündüm. Çigan müziğini profesyonel anlamda icra eden 50'li yaşlardaki bazı müzisyenleri bu stüdyoya davet ettim ve onların aracılığı ile genç çingene müzisyenlerle tanıştım.

Andrei Dinescu'nun stüdyosunda alınan "The Gypsy Godfathers" grubunun bir kaydı.

'BATILI MÜZİSYENLERİN ÇİNGENELER GİBİ MÜZİK YAPMAK İÇİN YILLARCA ÇALIŞMALARI GEREK'

Peki stüdyoyu çingene müzisyenlere açma fikri nereden çıktı?

Romanya'nın Doğu kültürüyle inanılmaz bir bağı var. Ülke, bu bağı, burada yaşayan çingene halkına borçlu. Geçen yaz Fas'a gittiğimde burada birkaç Romanyalı çingene müzisyenle tanıştım. Çigan müziği üreten bu müzisyenler, Faslı diğer müzisyenlerle bir araya gelerek çok çılgın sesler yaratıyorlardı! Müziğin içine doğan ve çevrelerinde müzikle büyüyen, hatta müzikle yaşayan bu deli yetenekli insanların, doğaçlama olarak Faslı müzisyenlerle bir anda ortaya koyduklarını, Batılı beyaz müzisyenlerin yapmaları için onca yıl emek harcamaları gerektiğini bir kez daha gördüm...

Çingenelerin her alanda mücadele içinde oldukları ırkçılık, ayrımcılık, müzikte de kendisini sansür olarak gösteriyordu. Bunu yıkmak için böyle bir projeye başladık. İlerleyen süreçte de, stüdyomuzda alınan kayıtlar ile, Batı'dan illa da bir şey alınacaksa, çalışma disiplinlerini alarak, çok sesli Doğu müziğini profesyonel anlamda bir araya getirebileceğimiz ve hakkını vererek tanıtabileceğimiz, Romanya'nın ilk çigan müziği plak şirketini kuracağız.

Çingene müzisyenlere nasıl bir sansür uygulanıyor?

Romanya'da en çok dinlenen, müzik listelerinin başlarında yer alan parçaların hepsi çingeneler tarafından icra ediliyor. Küçücük stüdyolarda, oldukça kısıtlı imkanlarla ortaya çıkarılmış kayıtlar bunlar.

Resmi olmasa da, ülke çapında en popüler olan ve çingeneler tarafından üretilen bu müzik, asla medya kanalları tarafından desteklenmiyor. Ülkece en çok dinlenilen, YouTube üzerinden 60 milyon kez tıklama almış bir şarkıyı radyoda duyamıyorsunuz! Müzik listelerindeki Ulusal Hit'ler, çingeneler tarafından yazıldığı için, sansürleniyor. Bu utanç verici durumun, akın akın gelen, ayrımcılığa karşı Avrupa Birliği yasaları ile ortadan kalkacağını umuyoruz.

Romanya'daki Ulusal Hit'ler listesinin bir numaralı grubu "Florin Salam". Fakat kendilerini radyoda duymamız mümkün değil...

'IRKÇILIĞA KARŞI TEK BİR ŞARKI, POLİTİKACILARIN KONUŞMALARINDAN ÇOK DAHA ETKİLİ'

Peki buna karşı olarak yürütülen sosyal mücadeleler var mı?

Önümüzdeki yıllarda, çingene müziğinin ya da en azından çingenelerin yaptığı müziğin radyolarda yayınlanmasının, yasalar doğrultusunda kesinleşmesi ile, bu konuda aktivizmin de artacağına, bu kazanım ile, olayların daha görünür ve somut bir hal alacağına inanıyorum.

Popüler çingene müzisyenlerin çoğu, yaratabilecekleri etkinin farkındalar fakat hem siyasi hem de sosyal baskı nedeniyle susmaya mahkum haldeler. Örneğin, ırkçılığa dair yapabilecekleri, radyoda yayınlanacak, tek bir şarkının, bir politikacının bu konuya dair yapacağı uzun ve sıkıcı bir konuşmadan çok daha büyük bir etki yaratacağını söyleyebiliriz.

Romanya'daki müzik kültüründen bahseder misiniz?

Romanya'nın çok kültürlülüğü, Avrupa'nın diğer ülkelerindeki gibi, "60-70 yıl önceki ani bir fikir değişikliği"ne dayanmıyor. Romanya, tarihsel süreçte, belki de süregelinmişlik ile, Avrupa'nın kültürel anlamda en çeşitli bölgesiydi.

Bunu müzikte de görebiliyoruz. Örneğin Romanya'daki beyaz müzisyenlerin çoğunun hala Batı'nın Pop Rock'ını ve bileşenlerini taklit ettiklerini söyleyebiliriz. Yani aslında, geçmişten süre gelen ve bin bir türlü ırkçılıkla önü kapatılmaya çalışılan bu çok kültürlü yapıyı ayakta tutan çingeneler; ve aynı zamanda bu kültürlerin kendilerini ifade ediş biçimlerinden belki de en önemli olanı, müziklerini yaşatan da yine onlar.

Romanya'da müzikal anlamda, çok kültürlülükten beslenerek icra edilen ritmleri çingenelerin koruduğunu mu düşünüyorsunuz?

Romanya'nın 500 yıldan fazla bir süre, çok kültürlü Osmanlı ile bağı vardı. Avrupa'nın karanlık çağında, İstanbul, dünyanın kültürel başkentlerinden biriydi ve Romanya, coğrafi olarak bu inanılmaz şehre yakınlığının kültürel artılarından yararlanıyordu. O zamanlar etkisi yoğun olarak hissedilen Doğu kültürü ile olan bağ ve Doğu gelenekleri günümüzde sadece çingeneler tarafından korunuyor ve canlı tutulmaya devam ettiriliyor.

Türk, Kürt, Yahudi, Tatar, Rum gibi eskiden Romanya'da da yaşamış ve evlerini terk etmek zorunda bırakılmış halkların müziklerden gelen tınıları günümüzde hem geleneksel hem de modern çigan müziklerinde yakalayabilirsiniz.

'ROMANYA'DA ÇİGAN MÜZİĞİNE DAİR HİÇBİR PLAK ŞİRKETİ YOK!'

Müzikal anlamda eserlerin çoğunun çingeneler tarafından üretildiğini söylüyorsun. Peki plak şirketleri, uygulanan sansür çerçevesinde duruma nasıl bakıyor?

Romanya'da çigan müziğine dair bir tane bile plak şirketi bulunmuyor! Gerçekten utanç verici ama gerçek... Ben ve arkadaşlarım, stüdyoya getirebildiğimiz kadar çok çingene müzisyeni getirip, kayıtlar alarak, çigan müziğine yoğunlaşan ilk plak şirketini kurmak istiyoruz.

Alternatif müzik mekanları dahi çingene müzisyenleri desteklemiyor mu?

Bükreş'te, yeteri kadar alternatif müzik mekanı bulunmuyor. Bilmiyorum, aklıma şu anda çingene müziği çalan yalnızca 3 bar geldi. Yerel müziğinizi dinlemek için, özel bir kulübe geçmek gerekiyor... İşletmeler de artık bu müziği çalmanın, sosyal boyutta risk taşıdığına inanıyorlar. 15 yıl önce, merkezdeki bir Mc Donalds'ın kapanış saatleri boyunca, işçiler temizlik yaparken oldukça yüksek sesle çigan müziği çalıyorlardı. Müzik, ana tren istasyonuna kadar, bangır bangır geliyordu! Şimdilerde böyle bir şeyi yapmak söz konusu dahi değil; insanlar anında ırkçı saldırılara uğrarlar.

Andrei Dinescu'nun grubu "Impex" ve ünlü çingene müzisyenlerden Renato'nun stüdyoda alınan bir kaydı.

Siyasi çevrelerde bu ayrımcılık durumu gündeme geliyor mu?

10 yıl kadar önce, artan ırkçılıkla, devlet neredeyse çigan müziğini yasaklayan yasalar çıkaracaktı! Her ne kadar bu yasalar resmi olarak yürürlüğe konmamış olsa da, ana akım medya kanalları ve halkın çoğunluğu hala bu ırkçı ve baskıcı düşüncelerini koruyor. Bazı hükümetdışı kuruluşlar bu duruma karşı çalışmalar yürütmeye çalışsa da, siyasi çevreler gözlerini yummaya devam ediyorlar...

Projenizle neyi hedefliyorsunuz?

Ülkede birbirine asla dokunmayan iki bambaşka dünya var. İşte, biz, ırk ayrımı yapmadan genç müzisyenleri destekleyerek ve seslerini duyurarak bu dünyaları birbirine yaklaştırmayı hatta karıştırmayı hedefliyoruz... Kuracağımız plak şirketi de bu çalışmanın en somut kazanımı olacak! (DUVAR)