Escher: 'İmkansız perspektifler'in dansı!

Çizimleri ve gravürleriyle imkansız perspektifler yaratan Hollandalı sanatçı Escher'in 160 yapıtı, Japon tasarım stüdyosu Nendo tarafından tasarlanan "duyu etkileşimli çok boyutlu çevre" içinde Melbourne'de sergilenecek.

Melishan Devrim  melishandevrim@gmail.com

DUVAR – Bilgisayarların ve bilgisayar destekli tasarımın hayatımıza girmesinden çok önce perspektife kafayı takıp sanat tarihinin en ilginç illüzyonlarını yaratan bir sanatçının çizimleri, çağdaş teknolojiyle buluşursa ne olur? Hayal etmesi bile heyecan verici.

Melbourne Victoria Ulusal Galerisi’nde Aralık 2018’de açılacak “İki Dünya Arasında: Escher X Nendo” başlıklı sergide 1898’de doğan Escher’in 1919 – 1969 arasında ürettiği baskılar ve çizimler, özel bir ortamda sergilenecek. Endüstri 4.0 ile mekan oluşturma konusunda uzmanlaşan tasarım stüdyosu Nendo’nun Escher sergisi için oluşturacağı özel ortam, geometri, mekan ve algıyla oynayan bir tasarım içerecek. Nasıl bir mekan kurgulayacakları konusunda henüz bilgi yok ama Escher’in imkansız perspektifli iç mekan görüntülerini içinde dolaşılabilecek şaşırtmacalı bir tasarımla, belki bir VR gözlükleriyle gezilecek bir simülasyon olarak sunacaklarını tahmin edebiliriz.

Dezeen’de yer alan habere göre Nendo’nun sergi için yaratacağı özel ortam, “ilüzyon üstadı” olarak bilinen Escher’in yapıtlarını bambaşka şekilde deneyimleme imkanı sunacak çünkü serginin amacı müzeye para kazandırmak, bunun için de mümkün olduğunca konuşulacak bir sergileme tasarımı üretilecek. Sergi için Gemeentemuseum’da bulunan, en tanınmış Escher yapıtları seçilmiş. Sergide, 1972’de ölen Escher’in 1969 yılındaki son resmine kadar tüm sanat hayatı temsil edilecek.

EN SEVDİĞİ YER EL HAMRA SARAYI

Babası inşaat mühendisi olan Escher’in kendisi de mimari eğitimi almış ama mimarlık yapmak yerine ahşap baskı konusunda uzmanlaşmış. Mimariye duyduğu sevgiyle Avrupa’nın birçok yerini dolaşmış ve en çok El Hamra Sarayı’ndan etkilenmiş. Escher’in çizimlerinin ana teması sonsuzluk ve gerçekliğin farklı boyutları. Nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan mimariler, imkansız objeler, başı sonu olmayan merdivenler… Escher aslında akademik ortamda pek saygı görmüş biri değil, ilk retrospektif sergisi açıldığında yaşı 70’e varmış. 1960’ların sonunda çizimleri popülerlik kazandı çünkü matematikçilerin ve bilim insanlarının dikkatini çekmişti. Eserlerinin sanat piyasasında alınıp satılması kaygısını taşımayan ve yaşarken pek değer görmeyen Escher, neredeyse yarım yüzyıl sonra Endüstri Devrimi’nin dördüncü aşamasına geçtiğimiz şu günlerde, gerçeklik kavramını değiştirip simülasyonlarla oynamayı sevenlerin aklını kurcalamayı başarıyor.

Japon tasarım stüdyosu Nendo, duyu etkileşimli çok boyutlu çevre (immersive environment) tasarımı konusunda uzmanlaşmış bir firma. Nendo’nun gerçekleştirdiği hayali mekan tasarımları arasında Tokyo’da “erimiş pasta” görünümlü bir dükkan ve Japonya’daki bir çiçek düzenleme okulu için gerçekleştirdiği “aynalar sarmaşığı” sayılabilir. Yine de Escher için mekan tasarlamak bugüne kadar üstlendikleri en zor görev olabilir.

ESCHER’İN YAPITLARINI HİSSETMEK

Victoria Ulusal Galerisi Direktörü Tony Ellwood, Escher’in yapıtlarının Avustralya’da ilk kez sergileneceğini belirtertek, “Bu sergi Escher’in gerçek yapıtlarını içermesinin yanı sıra Japon tasarımcıların oluşturacağı mekan sayesinde yapıtları hissetmeyi sağlayacak” diyor.

Nendo’nun ilk kez bir sanatçı için hayali bir mekan tasarlayacağını söyleyen Ellwood, müze olarak inovasyona meraklı oldukları için, optik ilüzyon yaratabilmek amacıyla Nendo ile çalışmaya karar verdiklerini söylüyor. Müzeye gelir sağlamak amacıyla hazırlanan sergi, 2 Aralık 2018 – 7 Nisan 2019 arasında açık kalacak.

ENDÜSTRİ 4.0 SANATA YENİ OLANAKLAR SUNUYOR

Endüstri 4.0 en basit tanımıyla akıllı teknolojilere geçmemize verilen ad. Endüstri 4.0’ın ne olduğunu açıklamak için öncelikle, Endüstri Devrimi tarihinde dönüm noktası olan icatlardan bahsetmek gerekiyor.

1782’de buhar makinesinin icadı, bugün artık Birinci Endüstri Devrimi’nin başlangıcı kabul ediliyor. İnsanların yaşam kalitesini artırmanın amaçlandığı makineleşme çağına, 1913’te başka bir icat damgasını vuruyor: Konveyör kayışı (taşıma bandı). Endüstriyel üretimin değişmesini ve üretim kapasitesinin artmasını sağlayan bu icat, İkinci Endüstri Devrimi döneminin başlangıcı oluyor.

Üçüncü Endüstri Devrimi dönemine neyin sebep olduğunu ise hepimiz biliyoruz: Bilgisayarlar. 1954’te en ilkel formunda bilgisayarın icat edilmesi, elektronik otomasyonu başlattığı gibi elektronik cihazların hayatımızın vazgeçilmezi olmasıyla sonuçlandı.

Dördüncü Endüstri Devrimi ise yeni başladı: Siber teknolojilerin gelişmesiyle 2015’te ortaya çıkan akıllı otomasyon (smart automation), Dördüncü Endüstri Devrimi döneminin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Bilgi ve iletişim teorisyenleri, akıllı otomasyon kavramının ve sanal gerçekliğin, toplumu ve endüstriyel üretimi nasıl değiştireceği konusuna kafa yoruyorlar. Konu hakkında yayınlanan akademik makalelerin sayısı giderek artıyor. Dördüncü Endüstri Devrimi kavramının kısaltması ise programcı terminolojisiyle söylendiğinde Endüstri 4.0.

2016’da Davos’ta gerçekleştirilen Dünya Ekonomik Forumu’nun teması Endüstri 4.0 idi. Tahminlere göre Endüstri 4.0 için büyük şirketlerin yaptığı yatırım miktarı 900 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Endüstri 4.0 teknolojilerin üretimi konusunda dünya lideri olan ülke ise şu an için Almanya.

Artırılmış ve sanal gerçeklik, üç boyutlu görüntü teknolojileri ve endüstriyel üretimi etkileyen tüm teknolojik gelişmeler, sanatçılara ve tasarımcılara da yeni ifade olanakları ve yeni teknikler sunuyor. Sanal gerçekliği sanat yapıtı haline getirebilenler ya da artırılmış gerçeklik ile tasarlanan sergi mekanları henüz çok fazla değil ama yakın gelecekte çağdaş sanata ve sergileme tekniklerine dair konuşacağımız tek şey bu olacakmış gibi görünüyor.

Japon tasarım firması Nendo, Escher için başarılı bir sergi tasarımı yaratmayı başarırsa bu tarz sergilerin artma ihtimali çok yüksek.

Konuyla ilgileneler için:

 

Haberin orijinali: https://www.dezeen.com/2018/04/26/escher-nendo-national-gallery-victoria-melbourne/

Jose Luis Rubio-Tamayo, “Immersive Environments and Virtual Reality: Systematic Review and Advances in Communication, Interaction and Simulation”, Multimodal Technologies Interact., 2017, 1(4), 21; doi:10.3390/mti1040021

Cristina Portalés, “When Augmented Reality Met Art: Lessons Learned from Researcher–Artist Interdisciplinary Work”, Multimodal Technologies Interact. 2018, 2(2), 17; doi:10.3390/mti2020017