Dünyadan Nazım Hikmet şarkıları

Nasıl ki Pablo Neruda'nın şiirleri Türkiye'deki raflardan çıkıp müziğimizin içine girdiyse, Nazım'ın dizelerine de farklı coğrafyalarda rastlamak mümkün. İşte dünyanın çeşitli yerlerinde, farklı dillerde üzerine besteler yapılan Nazım şiirleri....

Kavel Alpaslan  kalpaslan@gazeteduvar.com.tr

DUVAR –  “…Çin’den İspanya’ya, Ümit Burnu’ndan Alaska’ya kadar / her mili bahride, her kilometrede / dostum ve düşmanım var. / Dostlar ki bir kere bile selâmlaşmadık /aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz. / Düşmanlar ki kanlarına susamışım / kanıma susamışlar. / Benim kuvvetim: / bu büyük dünyada yalnız olmayışımdır…”
Pazartesi günü, usta şair Nazım Hikmet’in 116’ıncı doğum günü. Nazım’dan bahsederken sıkça isminin önüne ‘dünyaca ünlü şair’ diye ekleriz. Yani kitapları dilden dile çevrilen şairin uluslararası ününden haberdarız. Daha doğru bir ifadeyle Nazım’ın, onu bu büyük dünya üzerinde yalnız bırakmayan, ‘selamlaşmadığı dostlarının’ olduğunu biliyoruz.
Elbette bir şairin eserlerinin farklı coğrafyalara taşınması, sadece o ülkedeki kitap raflarında yerini alması anlamına gelmiyor. Nasıl ki Pablo Neruda’nın şiirleri Türkiye’deki raflardan çıkıp müziğimizin içine girdiyse, Nazım’ın dizelerine de farklı coğrafyalarda rastlamak mümkün. Hele ki Nazım gibi dünyanın çeşitli halklarının acılarına, sevinçlerine, mücadelelerine kulak veren, ses olan bir şairden söz ediyorsak bu durum biraz da kaçınılmaz. İşte dünyanın çeşitli yerlerinde, farklı dillerde üzerine besteler yapılan Nazım Hikmet şiirleri…

HER ŞAFAKTA YUNANİSTAN’DA KURŞUNA DİZİLEN BİR KALP

Yolculuğumuza yakın çevremizden başlayalım. İlk durağımız Yunanistan, Nazım’ın belki en popüler olduğu ülkelerden. Orada sohbet ettiğiniz biri sizin Türkiyeli olduğunuzu öğrendiğinde çoğu kez Nazım Hikmet’i bildiğini söyler. Elbette iki halk arasındaki coğrafi ve kültürel yakınlığın bunda payı oldukça büyük. Kim bilir belki Nazım’ın Selanik doğumlu olması da Yunanistan için farklı bir anlam ifade ediyordur. Ancak bu ünde en büyük pay şüphesiz şairin dizeleri. Ondan bestelenen şarkılar arasında ‘Angina Pektoris’ şiirinin olması şaşırtıcı olmasa gerek?
Nazım’ın kalp rahatsızlığını ‘Yunanistan’da kalbinin oradaki devrimcilerle birlikte kurşuna dizilmesi’ olarak ifade etmesinin, haliyle o kurşunları farklı şekillerde yüreğinde hisseden Yunanistan devrimcileri için duygusal bir anlamı vardır. Zannediyorum ki bu pek de şaşılacak şey değil. Yunan sol müziğinin usta sesi Maria Dimitriadi de Nazım’ın bu enternasyonalist hislerini Yunan devrimcilere bu şarkı aracılığıyla ulaştırmış.
“Yarısı burdaysa kalbimin / yarısı Çin’dedir, doktor. / Sarınehre doğru akan / ordunun içindedir. / Sonra, her şafak vakti, doktor, / her şafak vakti kalbim / Yunanistan’da kurşuna diziliyor…”

 

Elbette Yunanca Nazım şarkılarında, içinde sadece bu ülkenin adı geçen şiirlerler yok. Nazım’ın pek çok şarkısını uyarlayan Dimitriadi, Evgenia Sirioti ile birlikte ‘En güzel deniz henüz gidilmemiş olandır’ dizelerinden bildiğimiz şiirini, müziğiyle birleştirmiş.
“En güzel deniz: / henüz gidilmemiş olandır. / En güzel çocuk: / henüz büyümedi. / En güzel günlerimiz: / henüz yaşamadıklarımız. / Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: / henüz söylememiş olduğum sözdür…”

Nazım’ı Yunanca müziğe en az Dimitriadi kadar eksiksiz uyarlayan bir diğer isim Manos Loizos. Öyle ki Loizos Nazım’ın 10’dan fazla şiirini müziğine katmış. ‘Kerem gibi’ şiiri de bunlardan biri.
“…Hava kurşun gibi ağır / Ben diyorum ki ona: / Kül olayım / Kerem / gibi / yana / yana. / Ben yanmasam / sen yanmasan / biz yanmasak, / nasıl / çıkar / karan- / -lıklar / aydın- / -lığa…”

 

SÖZE TOVARİŞ DİYE BAŞLAYACAK
Hayatının büyük bir bölümünün Sovyetler Birliği’nde geçtiğini düşünürsek sanırım en az şaşıracağımız şey Nazım’a Sovyet müziğinde rastlamak olacak. Sovyet cumhuriyetlerinin kültürel birikiminde Nazım’ın rolü büyük. Moldovalı besteci Eugen Doga da Nazım’ın, Sovyet sanatçıların tarihte sürekli ilgisini çekmiş ‘uzay’ hakkındaki ‘Kosmosun kardeşliği adına’ şiirini bestesine eklemiş.
“Kosmosda bizden başka düşünen var mı / var / bize benzer mi / bilmiyorum / belki bizden güzeldir / bizona benzer mesela ama çayırdan nazik / belki de akarsuyun şankına benzer / belki çirkindir bizden… / …yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz / hangi dilde bilmiyorum / yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz onunla / Tovariş [Rusça ‘Yoldaş’] diyecek / söze bu sözle başlayacak biliyorum / Tovariş diyecek / ne üs kurmağa geldim yıldızına / ne petrol ne yemiş imtiyazı istemeğe / Kola-kola satacak da değilim / selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına, / bedava ekmek ve bedava karanfil adına / mutlu emeklerle mutlu dinlenmeler adına / “Yarin yanağından gayrı her yerde her şeyde hep beraber” / diyebilmek adına / evlerin / yurtların / dünyaların / ve kosmosun kardeşliği adına”

 

‘TÜRKÜLERİ ANLADIM HANGİ DİLDE SÖYLENİRSE SÖYLENSİN’

Fransız müziğine geçtiğimizde Nazım’ın yine oldukça popüler olduğunu gözlemliyoruz. Fransız sol müziğinin önemli isimlerinden Francesca Solleville de Nazım’ın diğer şiirlerine göre daha az günyüzüne çıkabilmiş ‘Türküler’ şiirini yorumlamış. Solleville gibi Vietnam’dan ABD’deki siyahlara, Afrika’dan Latin Amerika’ya ezilen sınıfların ve halkların mücadelesini sürekli şarkılarına taşımaya çalışmış biri için bu çok da zor olmasa gerek.
“İnsanların türküleri kendilerinden güzel / kendilerinden umutlu / kendilerinden kederli / daha uzun ömürlü kendilerinden. / Sevdim insanlardan çok türkülerini. / İnsansız yaşayabildim / türküsüz hiçbir zaman. / Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de. / Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin. / Bu dünyada yiyip içtiklerimin, / gezip tozduklarımın, / görüp işittiklerimin, / dokunduklarımın, anladıklarımın / hiçbiri, hiçbiri, / beni bahtiyar etmedi türküler kadar”

 

BAGLİETTO’NUN MAVİ GÖZLÜ DEV’İ

Nazım’ı İspanyolca şarkılara en güzel uyarlayanlardan Arjantinli Juan Carlos Baglietto. Arjantin rock müziğinin önemli isimlerinden Baglietto, Nazım’ın ‘Mavi Gözlü Dev’ olarak bildiğimiz şiirini yine aynı isimle besteyle birleştirmiş.
“O mavi gözlü bir devdi / minnacık bir kadın sevdi. / Kadının hayali minnacık bir evdi, / bahçesinde ebruli / hanımeli/ açan bir ev. / Bir dev gibi seviyordu dev, / ve elleri öyle büyük işler için / hazırlanmıştı ki devin, / yapamazdı yapısını, / çalamazdı kapısını / bahçesinde ebruli / hanımeli / açan evin… / …Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, dev gibi sevgilere mezar bile olamaz: / bahçesinde ebruli / hanımeli / açan ev.”

 

İTALYANCA’DA MEMLEKET GİBİ YOKSUL BİR ODA

İtalya’ya geçtiğimizde müzisyen Gianmaria Testa’nın ‘Hoşgeldin kadınım’ şiirinin uyarlaması karşımıza çıkıyor. Nazım’ın Don Kişot üzerine şiirinin de yer aldığı canlı kayıtta ülkede oldukça bilinen yazar Erri De Luca, şarkı öncesinde şiirin hikayesinden ve Nazım’dan kısaca bahsediyor.
“Hoş geldin kadınım benim hoş geldin / yorulmuşsundur; / nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını / ne gül suyum ne gümüş leğenim var, / susamışsındır; / buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim / acıkmışsındır; / beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam / memleket gibi yoksuldur odam…”

 

FİNLANDİYALI GRUPTAN İYİMSERLİK TÜRKÜSÜ

Bu araştırmayı yaparken karşıma çıkan en şaşırtıcı şarkı, Finlandiya’dan rock grubu Ultra Bra’nın, Nazım’ın ‘Yine de iyimserlik’ şiirini uyarlaması oldu. Finlandiya’dan oldukları için değil de, genç grup üyelerinin bu şarkıya 2001 yılında çıkardıkları albümde yer vermeleri dikkat çekiciydi bence. Yine diğer şuana kadar dinlediğimiz Nazım uyarlamalarından müzikal olarak daha farklı olmalarını buna ekleyebiliriz. Nazım’ın sadece bizim için değil, tüm dünya halkları için nostalji olmadığının, sözlerinin nasıl da hâlâ hayatımızı anlattığının çok güzel bir örneği olmuş Ultra Bra.
“Kardeşim / sonu tatlıya bağlanan kitaplar yollayın bana / uçak sağ salim inebilsin meydana / doktor gülerek çıksın ameliyattan / kör çocuğun açılsın gözleri / delikanlı kurtarılsın kurşuna dizilirken / birbirine kavuşsun yavuklular / düğün dernek yapılsın hem de / susuzluk da suya kavuşsun / ekmek de hürriyete / kardeşim / sonu tatlıya bağlanan kitaplar yollayın bana / onların dediği çıkacak / eninde de sonunda da.”

 

 

NAZIM’IN GÜCÜ

Sözleri Nazım’a ait bu şarkılar, sadece benim ulaşabildiklerim. Bu dizelerin dilden dile, kültürden kültüre yolculuğu pek çok şeyi anlatıyor elbette. Ancak Nazım’ın bu dünyada yalnız olmadığını ve gücünün de bu selamlaşmadığı dostlarından geldiğini ne de güzel kanıtlıyor.
Bu şarkılar sadece benim derleyebildiklerim. Kim bilir hiçbirimizin bilmediği kaç tane Nazım şarkısı vardır dünyanın dört köşesinde?

Not: Bu derlemeyi yaparken geçtiğimiz yıl Murat Meriç’in daha ayrıntılı bir şekilde yazdığı “Memleketten ve dünyadan Nâzım Hikmet şarkıları” yazısında geçen şarkılara değinmemeye çalıştım. Pete Seeger’dan Joan Baez’e, Henri Gougaud’a… diğer sanatçıların Nazım yorumlarına bu yazıdan ulaşabilirsiniz…