İstanbul sergilerle hareketleniyor

İstanbul Modern Liman sergisiyle Antrepoya geçici olarak veda ediyor. Öne çıkan sergileri derledik.

İstanbul Limanı olarak bilinen Salıpazarı liman sahasında, 12 yıldır faaliyetlerini sürdüren İstanbul Modern’in Antrepo 4 binasını uluslararası standartlarda modern bir sanat müzesine kavuşturmadan önceki son sergisi “LİMAN” adını taşıyor.

İSTANBUL MODERN’DEN GEÇİCİ VEDA

İstanbul kentinin deniz ve limanlarla ilişkisini vurgulayan “LİMAN”, 19’ncu yüzyıldan günümüze Türkiye sanatında deniz kenarında ve liman çevrelerinde gelişen kültürel ve toplumsal hayatı mercek altına alıyor. Sergi, 4 Haziran 2017 tarihine kadar görülebilir.

Farklı dönem ve disiplinlerden 34 sanatçı ve kolektifin resim, heykel, model, gravür, çizim, fotoğraf, video ve yerleştirmelerinden bir seçki sunan serginin küratörlüğünü Çelenk Bafra ve Levent Çalıkoğlu üstleniyor.

NURİ BİLGE CEYLAN BABASINI ÇEKTİ

nuri736

Fotoğraf: Nuri Bilge Ceylan

Dirimart Nişantaşı, Nuri Bilge Ceylan’ın babası Mehmet Emin Ceylan’ın portrelerini bir araya getirdiği “Babamın Dünyası” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanatçının birden fazla medyumdaki ustalığını izlemek için, nadir bulunan bir fırsat sunuyor. “Babamın Dünyası”nda Ceylan ürpertici bakışını, ilk üç filminde başrol oynayan babası Mehmet Emin Ceylan’a çeviriyor. Sevgi ve kayıp gibi evrensel temaları barındıran babasının bu zengin portreleri, yoğun duyguları barındıran soğukkanlı çehresini resmederek onu yaşlı ve kaçınılmaz olarak incinebilir birisi olarak da karşımıza çıkarıyor.

GALERİLERDE NELER VAR?

Dayatılmış dar kimlik ve cinsiyet politikalarına karşı geliştirilmiş portreleri ile dikkat çeken Özer Toraman, “The First Dream” başlıklı kişisel sergisiyle 27 Ocak – 11 Mart tarihleri arasında Bozlu Art Project Nişantaşı’nda. Toraman cinsiyetçi konturlardan uzak figürleri ile erkek / kadın ikiliğinin dışında bir tekilliği sorgularken, izleyiciyi, duygu, düşünce ve arzularıyla baş başa bırakarak, farklı bir bakış açısına davet ediyor.

Galerist, 12 Ocak – 11 Şubat 2017 tarihleri arasında “Göremediğimiz Tüm Işıklar” adlı grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Derya Yücel’in üstlendiği sergi Hera Büyüktaşçıyan, Deniz Gül, Tunca ve Burcu Yağcıoğlu’nun eserlerini bir araya getiriyor. Başlığını, Anthony Doerr’in aynı adlı kurgusal-tarih romanından alan sergi, hafıza, gelecek, bilgi, kavrayış ve umudun metaforu olarak “ışığın”, görülüp ulaşılamayan, hissedilip dillendirilemeyen, anlanıp anlatılamayan yanına dair bir sezgi oluşturmayı amaçlıyor.
Joanna Rajkowska’nın İstanbul’daki ilk kişisel sergisi ‘Ağrı Kesiciler’ savaş, sansür ve ilaç sanayii ve bunların yarattığı tahribatların karşılıklı olarak birbirlerini nasıl beslediği üzerinde duran bir seri eseri izleyici ile buluşturuyor. Sergi 17 Şubat tarihine kadar Rampa’da görülebilir.

MARSistanbul, Viyana’da yaşayan Cana Bilir Meier’in “Benim Adım Yabancı” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor.  Almanya’ya işçi olarak göçen bir aileden gelen Cana Bilir Meier, Benim Adım Yabancı isimli sergisinde kendi aile arşivindeki video, ses kaydı ve notlardan faydalanarak kişisel bir göç hikayesi anlatıyor. (KÜLTÜR-SANAT SERVİSİ)