Nâzım Hikmet’in mezarı getirilmeli mi?

Nâzım’ın etkisini günümüze kadar taşımış olan isimler “Nâzım’ı Yazanlar” projesinde bir araya geldi. Proje kapsamında, Orhan Pamuk, Fazıl Say, Zülfü Livaneli, Genco Erkal, Ayşe Kulin, Biket İlhan, Mehmet Aksoy ve Ara Güler katkıda bulundu.

Derya Ülkar ulkarderya@gmail.com

DUVAR – Umut aşılayan sözleriyle, Türk edebiyatının unutulmaz şairi Nâzım Hikmet, doğumunun 115’nci yılında “Nâzım’ı Yazanlar” projesi ile anılıyor. Nilüfer Belediyesi tarafından Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırmaları Merkezi ve İş Bankası Kültür Yayınları işbirliği ile gerçekleştirilen projenin sergisi önceki akşam Bursa Nilüfer Nâzım Hikmet Kültür Evi’nde açıldı. Açılışa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Hıfzı Topuz, Orhan Karaveli, Ayşe Kulin, Refik Durbaş, Adnan Binyazar ve Biket İlhan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.

n736

ŞİİRDE ZAMAN TÜNELİ

Nâzım Hikmet’in yaşamı, yapıtları ve siyasi mücadelesi hakkında kitaplar kaleme almış, şiirden müziğe, resimden sinemaya eserlerinde Nâzım’ın etkisini günümüze kadar taşımış olan isimler “Nâzım’ı Yazanlar” projesinde bir araya geldi. Proje kapsamında, Orhan Pamuk, Fazıl Say, Zülfü Livaneli, Genco Erkal, Ayşe Kulin, Biket İlhan, Mehmet Aksoy, Ara Güler gibi farklı sanat disiplinlerinde eser üreten isimler ile pek çok araştırmacı, akademisyen, edebiyatçının fotoğrafları Nâzım’ın yaşam öyküsünün kronolojisini esas alarak, bir zaman tüneli üzerinde izleyiciye sunuluyor.

Serginin açılışında konuşan Moskova’da Nâzım Hikmet ile görüşmüş son Türk gazeteci Orhan Karaveli, Nâzım Hikmet’in mezarının Türkiye’ye getirilmesi gerektiğini söyledi. Uzun yıllardır bu konuyu gündeme getirmeye çalıştığını ve bunun Nâzım Hikmet’in vasiyeti olduğunu söyleyen Karaveli, konuya Nâzım Hikmet’le aralarında geçen bir anısını anlatarak dikkat çekti. “Nâzım, Türkiye’ye olan borçlarını fazlasıyla ödemiş büyük bir yurtseverdir. Bir akşam Moskova’da Nâzım Hikmet’le yemek yerken Nâzım bir kalp sıkıntısı geçirdi ve benim kucağıma yığıldı. Biz telaşlandık doktor çağırmak istedik Nâzım, ‘Hayır durun bana bir şey olmaz’ dedi. ‘Zaten bir gün ölüp gideceğiz ben buna yanmam ama beni burada gömerler ben ona yanarım’ dedi.

Ben bunu her zaman söylüyorum ama Türkiye’ye getirilirse onun mezarına zarar verenler çıkar, diyorlar. Belki de haklılar ama insan güzel mezarlıkta yatmayı istemez insan kendi yurdunda yatmayı ister” diyen Karaveli Nâzım Hikmet’in “Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni” dizesini hatırlattı.

Nâzım Hikmet’in yakın arkadaşı olan yazar Hıfzı Topuz ise şairin mezarının taşınmasına karşı olduğunu söyledi. Nâzım Hikmet’le dostluklarını unutamayacağını söyleyen Topuz, mezarın taşınmasına karşı oluşunu ise “Burada yıkarlar, mahvederler, zarar verirler. Defalarca gittim Moskova’da yeri gayet güzel katiyen getirilmesin. Ben buna karşıyım” sözleriyle açıkladı.
Türk edebiyatının önemli yazarlarından Ayşe Kulin ise konu hakkındaki düşüncelerini “Bir şey diyemeyeceğim çünkü burada kıymet bilmiyoruz, her türlü hoyratlığı yapıyoruz ondan da korkarım. Onu bir kere daha hırpalamaktan korkarım. Çünkü çok hoyrat ve sevgisiz insanlar olduk. Oradaki gibi özenle bakılmayacaktır, kendi babalarımızın mezarlarına bakmaktan aciziz” sözleriyle ifade etti.

nazim2SERGİ ÖLÜMSÜZLEŞTİ

Sanat yönetmenliğini fotoğraf sanatçısı Attila Durak’ın üstlendiği fotoğraf çekimleri Kemal Arslan ve Ersin İleri tarafından gerçekleştirilen projenin ikinci ayağı ise “Nâzım’ı Yazanlar” adlı kitap ile sergiyi ölümsüzleştirmek. Sergide yer alan 121 ismin eserlerinden yapılan alıntılar, Nâzım Hikmet ile ilişkileri üzerinden yazılan, özgün biyografileri ve fotoğraflarının yer aldığı “Nâzım’ı Yazanlar” kitabı da İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Bursa’da ziyaretçileri bekleyen “Nâzım’ı Yazanlar” sergisi Nâzım Hikmet Kültür Evi’nde 17 Mart tarihine kadar görülebilir.