Ruken Asya dünyaya felsefe yapacak

Türkiye Felsefe Kurumu’nun öncülüğünde gerçekleşen ve 21’incisi yapılan Türkiye Felsefe Olimpiyatı Şampiyonu 16 yaşındaki Ruken Asya Çiftçi oldu. Çiftçi, ödülünü Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin elinden alacak.

Özlem Akarsu Çelik  oakarsucelik@gazeteduvar.com.tr

ANKARA– Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin Başkanı olduğu Türkiye Felsefe Kurumu, ‘Çocuklar İçin Felsefe Birimi’ aracılığıyla bu yıl 21’incisi gerçekleştirdiği Türkiye Felsefe Olimpiyatı’nın kazananlarını belirledi. 11 ilde bulunan merkezlerde, lise öğrencilerinin katıldığı Felsefe Olimpiyatı’nda, yarışmacılardan, kendilerine verilen üç farklı felsefi alıntıdan birini seçerek onun üzerine bir makale yazmaları isteniyor. Verilen süre 4 saat. Yarışmanın birincisi ve ikincisi Türkiye’yi mayıs ayında gerçekleştirilecek Dünya Felsefe Olimpiyatları’nda temsil hakkı elde ediyor.

Gazeteduvar’ın bugünkü konuğu, 2016 Türkiye Felsefe Olimpiyatları şampiyonu Ruken Asya Çiftçi. Asya, Felsefe Olimpiyatı’na yıllardır ev sahipliği yapan Ankara Özel Tevfik Fikret Okulları lise 3’üncü sınıf öğrencisi. Kendisine birincilik getiren makalesi, “İnsan hudutsuz bir ölçüde dünyaya ‘açılmış’ olarak davranan bir X’tir” alıntısı üzerine.

16 YAŞINDAKİ FELSEFECİYE ŞAMPİYONLUK GETİREN MAKALESİ

(Ruken Asya Çiftçi’nin yanıtladığı alıntı: İnsan hudutsuz bir ölçüde dünyaya ‘açılmış’ olarak davranan bir X’tir.

Max Scheler, İnsan ve Kâinattaki Yeri, Çev. Takiyettin Mengüşoğlu,İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, 1947, s. 33.)

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi

16 YAŞINDAKİ ŞAİR, ÖYKÜCÜ, FELSEFECİ

Ruken Asya Çiftçi adını ilk olarak katıldığı şiir yarışmalarında aldığı ödüllerle duymuştuk. İlk ödülünü aldığında henüz ilkokul ikinci sınıftaydı. Sonra başka ödüller aldı Asya. Ardından öyküler yazmaya ve onlarla ödül almaya başladı.

Geçen yıl Sema Dekeli öykü yarışmasında Yerçekimi adlı öyküsüyle birincilik ödülünü kazandığında, Ayizi Yayınevi şu yorumu yapmıştı, “Bu kadar güçlü bir kalemle erkenden tanışmak bizim için büyük bir şans.”

Asya’yı henüz okuma yazma bilmeden önce babası ve annesiyle Ankara’daki kitapçılarda yaptığı uzun alışverişlerden tanımayan yok gibi. ‘İyi okuyan, iyi yazar’ kuralının ötesinde, özel bir yetenek o. Şiirleri, öyküleri, felsefi metinleri bir yana harika bir ressam aynı zamanda. Ve de iyi bir müzisyen… On parmağında on marifet sözü bile onu anlatmaya yetmiyor. Ancak Asya, konuşmayı yazmak kadar sevmiyor.

“İlkokul 2’inci sınıftan beri şiir, 6’ıncı sınıftan beri öykü yazıyorum” diyen Ruken Asya Çiftçi’ye “en sevdiğin şair, yazar, ressam kimdir?” gibi sorular sormanın anlamsızlığını sorunca anladım. Cevap vermekte zorlanıyor çünkü liste epey uzun.

Yazmanın onun için ne ifade ettiğine ise şu yanıtı veriyor gülümseyerek, “Düşüncelerimi ifade etmezsem onların kafamda birikip delireceğimi düşünüyorum hem de herhalde narsist olduğumdan da yazıyorum. İnsanlar ya kendilerini beğendikleri için yazarlar ya da anlatacak çok şeyleri olduğu için diyorlar ya. Benim anlatacak çok şeyim yok. O zaman geriye ikinci seçenek kalıyor.”

Son zamanlarda edebî metinlerden çok felsefî metinler okuduğunu söyleyen Asya felsefe öğretmenlerinin kendi deyimiyle onu nasıl himayelerine aldıklarını şu sözlerle anlatıyor, “11’inci sınıfa kadar hiç felsefe dersi yok. Bizim okulumuzda seçmeli derslerle arayı kapatmaya çalışıyorlar. Bilgi kuramı, düşünce eğitimi gibi derslerimiz var. Umut Karagöz Hoca ile Şehriban Gözcü Hoca’yı bu derslerden dolayı tanıdım ve çok sevdim. Onlara öykü okuyucusu muamelesi yapıp yazdıklarımı ilk onlara götürdüm.”

Kitaplarla dolup taşan bir evde yaşadığını, annesiyle babasının ve kardeşinin de okumayı çok sevdiğinin anlatan Asya, kaleme aldığı felsefi metinlerin arkadaşlarına sıkıcı geldiğini ama öykülerini okuduklarını söylüyor. Üniversitede ne okumak istiyorsun sorusuna ise “Hem fizik hem de felsefe” yanıtını veriyor ve ekliyor, “Akademide kalırım herhalde. Kendimi başka bir yerde düşünmedim hiç.”

16 yaşındaki Asya’ya göre Türkiye’de insanlar felsefe bilseler, cehalete ve dogmaya karşı olurlar.

Asya bugünlerde okulun felsefe, edebiyat ve sanat dergisini çıkarmak için uğraşıyor. Bir de Zaman Felsefesi üzerine bir çalışması var ama o konuda şimdilik sır vermiyor. Görünen o ki, Asya’yı daha çok konuşacağız, okuyacağız ve yazacağız.

FELSEFE EĞİTİMİNİN ÖNEMİ

felsefe

Asya’nın, “yazdıklarımı ilk onlara okutuyorum” dediği felsefe öğretmenleri Şehriban Gözcü ile Umut Karagöz’ün, bu yetenekli öğrencilerinden bahsederken gözlerinin içi parlıyor. Şehriban Gözcü, ‘Felsefe eğitiminin önemini’ şu sözlerle anlatıyor, “Felsefe, farklı bir bakış açısı geliştirmeyi öğretir. Herkes gibi düşünmek zorunda değilsin der. Felsefe tarihi, bunun kanıtıdır. Felsefe eğitimi de bunu uygulamaya çalışır. Düşünme eğitimi, kavram analizidir. Küçük çocuklar felsefe yapamaz anlayışı doğru değildir. Biz okul öncesi çocuklarla da kavram çalışmaları yapıyoruz ve sorulara verdikleri cevapları görseniz şaşırırsınız.”

Felsefe eğitiminin dünyayı eleştirel okumayı öğrettiğini ifade eden Umut Karagöz ise PISA sonuçlarını hatırlatıyor: Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı(OECD) tarafından hazırlanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı(PISA) sonuçlarında Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkeler yukarılarda, Türkiye ise aşağıda çıktı. Çünkü o ülkelerde eleştirel düşünme eğitimine önem veriliyor. Devletin bünyesinde ‘Çocuklar için Felsefe Kurumu’ var. Bizde ise adı bile tartışmalı olan ‘Düşünce Eğitimi’ dersi, 7 ve 8’inci sınıflarda seçmelidir ama MEB, felsefe öğretmenlerinin ancak liselerde istihdam edilebileceğini söylediği için bu derslere farklı branş öğretmenleri giriyor. Biz bu seçmeli derslere felsefe öğretmenlerinin girmesini istiyoruz.

Tevfik Fikret Okulları Genel Müdürü Ayşe Başçavuşoğlu da “Bizim için felsefe eğitimi çok önemli. Bu yarışmaya ev sahipliği yapmaktan da gurur duyuyoruz” diyor.
Ne demişti Prof. Dr. İoanna Kuçuradi? “Üniversite öncesi öğretimde felsefeye dört ders verin, öğretmenlerinin hazırlığını da bize verin, Türkiye 20 yıl sonra farklı olur.” 16 yaşındaki Ruken Asya Çiftçi’yi ve öğretmenlerini tanıyınca İoanna Hoca’nın ne demek istediğini daha iyi anladık.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, geçtiğimiz ay 80’inci doğum gününü kutlayan bir bilge. Üniversite öncesi felsefe eğitiminin önemine dair verdiği mesajlardan, ürettiklerine, öğrencilerine katkılarından insan hakları alanındaki çalışmalarına kadar yaptığı her işle örnek bir hoca olmasının ötesinde, dokunduğu her hayata olağanüstü izler bırakan biri o…

Türkiye Felsefe Olimpiyatı ödül töreni 13 Ocak’ta Ankara Tevfik Fikret Özel Okulları’nda yapılacak. Dünya Felsefe Olimpiyatı’na katılmak için gerekli olan Almanca veya Fransızca dil yeterliliğini aşarsa Türkiye’yi temsil edecek olan 16 yaşındaki Ruken Asya Çiftçi, ödülünü iki hafta sonra Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin elinden alacak. Ne büyük onur! (DUVAR)