İlber Ortaylı: Halil Hoca dünyaya tarihçi yetiştirdi

Prof. Dr. Halil İnalcık 100 yaşında hayatını kaybetti. İnalcık'ın ölümünün ardından öğrencisi İlber Ortaylı, "Bir asırlık ömrünü olağanüstü biçimde dikkatle kullandı" dedi.

DUVAR – Aralarında Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da bulunduğu yerli yabancı pek çok tarihçiyi yetiştiren ve bu nedenle de ‘hocaların hocası’ olarak anılan tarihçi yazar Halil İnalcık yaşamını yitirdi. İnalcık’ın ölümünün ardından İlber Ortaylı, “Halil Hoca bir müessesedir, bir kurumdur” dedi.

‘BALKAN TARİHÇİLERİ ÇEKİNİRDİ’

Profesör Bernard Lewis’in ‘herkes zamanında büyük alimdir, fakat bu bütün zamanların büyük alimi olacak’ sözlerini anımsatan İlber Ortaylı, CNN Türk’e hocasını şöyle anlattı:

“Bir saat kadar evvel vefat ettim hocamız. İstanbul’a defnedilecek. Kendi vasiyeti de o merkezde Karacaahmet’te kendi validesi gömülü onun yanına. Cumhuriyetimizin ilk büyük kültürel eseri olan Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin kurucu öğrencisidir. İlk nesildir. Halil hoca tam 4 nesil hocamızdır. Yetiştirdiği büyük bir dergahtır, büyük bir kaynaktır. Yani onun talebelerinin 4. nesli doktoralı olarak Türkiye ve muhtelif yerlerde hocalık yapıyorlar.

Yazdığı eserlerin sayısı 1200’ü geçer. Bunlar muhtelif dillerdedir. Balkan tarihini baştan sona değiştirmiştir. Son derece az bilinen önyargılarla incelenen bir tarihi bir dönemdir. Tamamen ayrı yöntemlerle yaklaşmayı sağlamıştır. Balkanlı tarihçilerin son derece hürmet ettikleri, çekindikleri bir hocaydı. Bu çekinenlere biz de dahiliz. Tatlı sert bir hocaydı. Profesör Bernard Lewis’in ifadesiyle ‘herkes zamanında büyük alimdir, fakat bu bütün zamanların büyük alimi olacak’ demiştir.

Bir asırlık ömrünü olağanüstü biçimde dikkatle kullanıldığını, verimli geçtiğini söylememiz gerekir. 20’li yaşlardan itibaren makale yazmaya başlamıştır. Aşağı yukarı 80 yıla yaklaşıyor. Yazdığı makaleler çığır açmıştır. Her dildedir. Göstermez, fakat birkaç dilde okurdu. Çok iyi tercüme yapardı. Bütün bunları yapan adam, Türkiye ürünüdür. Yabancı üniversitelere gittiği zaman talebe değil, hocaydı artık. Beklenen şöhretli bir hocaydı, Amerika’da İngiltere ve başka ülkelerde. Tamamıyla Balıkesir’de öğretmen okulunun. İstanbullu olmasına rağmen orada burs verilmiştir. Ankara’daki Atatürk Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin yetiştirdiği bir gençtir. Tezleri burada yazılmıştır. Bu muhitte yetişmiştir, tanınmıştır.

Halil Hoca bir müessesedir, bir kurumdur. Bu ülkenin yetiştirdiği, iftihar edeceği bir münevverdir, bir tarihçidir. Talebeleri onun talebesi olmakla her zaman iftihar ederler ve edeceklerdir. Hatta talebesinin talebesi olmakla iftihar edeceklerdir. Bunların içine dil tarih dahildir. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin kürsüsünün idare tarihi dahildir. Köprülü’den sonra o almıştır bizim oradaki kürsüyü. Bilkent’in Tarih Bölümü’nün gerçek kurucusu odur. Ve tabi Şikago Üniversitesi Dil Tarih Bölümü’nü 20 yıla aşkın bir süre yönetmiştir. Birçok Amerikalı ve başka milletten olanı yetiştirmiştir. Kendi hatırasında da yazdığı gibi Dil Tarih’in açılış toplantısında, Atatürk’ün de bulunduğu toplantıda yolunu, yöntemini çizmiştir. Bu ‘Atatürk’ün yoludur’ diyor. ‘Türkiye tarihini onun çizdiği yolda yazacağız’ diyor ve öyle de oldu.”