Kafa dergisinden tepki çeken 'Necip Fazıl ve Nâzım Hikmet' karşılaştırması

Kafa dergisinin Necip Fazıl ve Nâzım Hikmet karşılaştırması sosyal medyada tepkilere neden oldu.

DUVAR – Kafa dergisi Temmuz 2016 tarihli sayısında İpek Bozkaya imzalı ‘Necip Fazıl ve Nâzım Hikmet’ karşılaştırması hem okurlardan hem de edebiyat dünyasından tepki çekti.

Nâzım Hikmet ve Necip Fazıl’ın edebi kimlikleri üzerinden yapılan karşılaştırmada en çok tepki gören kısım “Nâzım Bireysel iyileşme”,  “Necip Fazıl toplumsal örgütlenme” ifadeleri oldu.

‘NAZIM’A YAPILAN BÜYÜK AYIP’

Evrensel gazetesinin haberine göre yazar Enver Aysever derginin yaptığı bu hatayı görmesini ve temmuz sayısını toplatması gerektiğini düşündüğünü belirterek “#KAFAdergisibusayıyıtoplasın” hashtagini paylaştı. Aysever tepkisini kişisel twitter hesabından  “Bu güne dek yeni kuşak dergiler hakkında tek satır yazmadım. Ama bu durum farklı. Nâzım’a yapılan büyük ayıp! Nâzım Hikmet bir deryadır… Öteki devlet beslemesi.” sözleriyle paylaştı.

‘SITMAYA TUTULURLAR’

Edebiyat Eleştirmeni Semih Gümüş dergiyi “Nâzım Hikmet ile Necip Fazıl’ı yan yana koyup eşitleyen densizlik. Bu dergileri eleştirince arkadan tuhaf sözler edenlere yanıtı o dergilerin kendisi veriyor. Nâzım ile Necip Fazıl’ı yan yana getiren ahlak! Nitelikli edebiyatı dik tutmak için verilen çaba olmadan yaşanamaz. Yoksa sıtmaya tutulur insanlar” sözleriyle eleştirdi.

Şair Onur Caymaz ise “Neyse ki Nâzım yaşamıyor ve ‘bireysel iyileşme’ olduğunu bilmiyor. Kafa işte ne olacak!” şeklinde tepkisini dile getirdi.

YAZARI ÖZÜR DİLEDİ

Tartışma konusu olan yazının yazarı İpek Bozkaya ise sosyal medya hesaplarından okurlarından özür dileyen bir açıklama paylaştı. Yazdığı karşılaştırmanın şair ve yazarları yarıştırmak değil, edebiyatlarına dair gözlemlerini paylaşmak olduğunu ifade eden Bozkaya, “Karşılaştırma şahsiyetlerini aynı edebi türü farklı bakış açılarıyla ele alan kişiler arasından seçiyorum. Metinlerde asla edebiyatçıları birbirlerine göre ‘daha iyi’ ya da ‘daha kötü’  gibi bir ölçmeye tabi tutma hadsizliği aklımdan bile geçmemiştir. Nâzım Hikmet ve Necip Fazıl’ı seçerken de tavrım ve amacım bundan farklı değildi” dedi.

Bozkaya, karşılaştırmada en çok tepki alan “Bireysel iyileşme”,  “Toplumsal örgütlenme” maddelerini ise açıklamasında şöyle aktardı; “Nâzım Hikmet şiirinde bireysellikten ziyade kolektifliğin varlığını savunan toplumcu bir şair olduğunu elbette ben de biliyorum. Ama Nâzım’ın insana, dolayısıyla bireye ne kadar inandığını ve ne kadar değer verdiğini göz önünde bulundurup, ‘Bir insanı sevmekle başlar her şey’ cümlesinden hareketle bireysel bir iyileşmenin varlığına inandığını belirtmekten öte maksadım yoktu, olamaz da. Buradaki hatam; onun karşısına  Nacip Fazıl için ‘toplumsal örgütlenme’ maddesini yazmış olmam olacak ki bu tabir de diğer sayılarda yazdığım gibi diğer edebi şahsiyetin yani bu sayı için Nâzım’ın toplumculuğunu değillemek niyeti asla taşımamaktadır. Maksadını aşan böyle bir anlamaya sebebiyet verdiğim için çok üzgün olduğumun bilinmesini isterim. Sebebiyet verdiğim yanlış anmadan ötürü tüm okuyucularımızdan özür dilerim.”