Deniz Küstü opera sahnesinde

Yaşar Kemal'in 1978 tarihli romanından uyarlanan Deniz Küstü operası, İstanbul'a, İstanbul'un denizlerine, yunuslarına, deniz yaşamına bir övgü niteliği taşıyor.

DUVAR – Müzik tiyatrosu bestecisi Michael Ellison’un uyarladığı eserde, Balıkçı Selim gibi idealistlerle sadece kendi ceplerini doldurmak uğruna, deniz yaşamını olduğu gibi insanların da yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını yok eden diğerlerinin hayatları kesiştiğinde olanlar lirik ve dramatik bir bakışla anlatılıyor.

Metin ve rejisi Simon Jones’a, koreografisi Zeynep Tanbay ve video skenografisi NohLab’e ait olan Deniz Küstü, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) düzenlediği Müzik Festivali kapsamında 11 Haziran’da iki ayrı seansta Süreyya Operası’nda sahneleniyor.

Ellison, 2012’de İstanbul Müzik Festivali ve Rotterdam Operadagen ortak siparişi üzerine bestelediği “Söyle Ben Senim – Mevlana“daki gibi yine geleneksel çalgıları çoksesli müziğin içine işleyerek, eserin Boğaz’a özgü ses dünyasını yaratıyor. İstanbul’un manzaraları ile karakterlerinin hayallerini anlatırken, kâh bir tekneye kâh şehir labirentine dönüşen sahnenin fonundaki video skenografiyle, Beyoğlu ve Kadıköy’ün karanlık köşeleri de fantastik deniz manzaralarına, hayal dünyalarına dönüşüyor.

PROTO-ÇEVRECİ BİR ROMAN

Karar’dan İnci Döndaş’ın sorularını yanıtlayan Michael Ellison, “Bu roman birincisi cesur, gerçekçi bir İstanbul vizyonu sunuyor. Haliç, çöp, arka sokaklar… İkincisi belki bu daha önemli, buna ‘proto-çevreci’ roman diyorum. Çünkü 70’lerde yazan Kürt-Türk bir yazar, çevreyle insan ilişkisini bulunduğu zamanın çok ötesinde ele alıyor” dedi.

İlk operasının Mevlana ile ilgili olduğunu belirten Ellison şunlar anlattı: “10 yıl Mevlana’yı okudum ve opera sanki şiir nehriydi. Sonra Simon Jones ile yeni bir proje çalışmaya başlayınca modern seyirci için 70 dakikalık bir opera hazırlamak istedim. Müzikle ilgili problem şu ki her şeyi uzatıyor. İlk kriterimiz metnin dramaturjik bir yapının kurmasına izin vermesiydi. O nedenle bu romanı seçtim. Bir opera hazırlama fikri doğduğunda Yasemin ve ben Yaşar Kemal’e gittik, kendisine bu opera fikrimizden bahsettik. Yapabileceğimizi söyleyince, hemen kolları sıvadık. Bu bestenin ait olduğu yerde, İstanbul Müzik Festivali’nde sergilenecek olmasından dolayı çok mutluyum.”

KLİŞELERİN ÖTESİNDE

Yaşar Kemal’in çalışmalarında Doğu-Batı sentezini “Doğu ve Batı Türkiye sentezi” şeklinde yorumlayan ünlü besteci, “Onun formlarından Batılı yazarlar etkilenmiştir. Deniz Küstü bestesi, beş yıllık bir projenin ilk parçası. Onu ‘Doğu ve Batı’ ötesinde olarak nitelendiriyorum. Yaşar Kemal’in çalışmaları, klişelerin ötesinde. Yeni bir besteci ve yeni sanata hizmet eden bir kişi olarak, bu başlıkla kastettiğim şey geleneklerde kökleri olmakla beraber aslında bizim zamanımıza ait bir şey” dedi.