Sıcak havalardan dolayı buharlaşma nedeniyle göl ve barajlardaki tehlikeye dikkat çeken Albay, "Her barajda neresi olursa olsun, su seviyesi yüzde 10'un altına düştüğü zaman organik madde yükü artmaya başlar. Yani birim alandaki yük artmaya başlar. Yosunlaşma yani aşırı alg çoğalması maalesef daha fazla olmaya başlar. Çünkü oradaki su bütçesi ona uygundur. Tabii ki yük arttığı için daha fazla arıtma teknolojileri kullanıp arıtabilirsiniz. Bir sıkıntı yok ama daha fazla enerji, daha fazla kimyasal kullanmak zorundasınız. Umarım yüzde 10'lara gelmez diye düşünüyorum" dedi.
Laboratuvar çalışmalarını yürüten Doç. Dr. Emine Gözde Özbayram da, "Küçükçekmece lagününde uzun zamandır fizikokimyasal parametre izleme çalışmaları sürüyor. Lagüne baktığımızda bakteriyel komite çeşitliliğinin bu zamana kadar hiç araştırılmadığını gördük. Bu kapsamda da düzenli olarak izlediğimiz, aldığımız numunelerde bakteriyel komünite çeşitliliğine bakıyoruz. Çünkü hocamızın da bahsettiği gibi çok uzun bir süre kirletilmiş bir alan, farklı bakteri çeşitliliği mevcut. Bu kapsamda da eDNA, meta barkodlama yöntemini kullanıyoruz. Bu kapsamda da aldığımız çevresel örneklerde, bu çevresel örneklerin parmak izini ortaya koyduğumuzu söyleyebilirim" diye konuştu. (HABER MERKEZİ)