Seçimlerde Yeniden Refah’ın ’yıldız parlaması’ndan bahsetmemek haksızlık olur. Urfa ve Yozgat gibi iki ili aldılar. Toplam 53 belediye kazandılar… Oyları 14-28 Mayıs’ın iki katına (yüzde 6 küsur) çıktı. Tabii ki başarıdır bu. Soruluyor: Bu başarı nasıl elde edildi, bu oylar nereden geldi, bu tırmanış daha da gelişir mi? Alınan oyların bir kısmının ’Erbakan hatırası’ ile bağlantılı olduğu belli. Orada Saadet’le temsil edilen bir itiraz hep oldu, Fatih Erbakan ’o alan bana babamdan kaldı’ gibisinden bir hamle ile orada zemin tuttu, süreç içinde de, Ak Parti’nin ’Milli Görüş zemini’nden aldıklarını almaya oynadı. Muhafazakâr kitlenin ve kötü ekonominin mağdurlarının beklentilerini, muhalefet dilinin rahatlığı ile Ak Parti’den daha güçlü seslendirebildi ve bir çekim merkezi oldu."
İbrahim Kiras (Karar)
"Geçen yılki seçim öncesinde 90 puanın üstüne çıkmış olan tüketici güven endeksi bu yılki seçime girilirken ise 80 puanın bile altında çıkmıştı. Demek ki vatandaş ekonomideki sorunları bugün geçen yıla göre daha fazla hissediyor ve iktidarın buna çözüm üretebileceğini de düşünmüyor. Aradaki en önemli fark bu.
Gelgelelim ortadaki ağır seçim hezimetine rağmen iktidara küskün seçmenin AK Partiyi büsbütün gözden çıkarmış olduğunu söylemek kolay değil. Bir önceki seçimde ’iktidarın gitmesi veya kalması’ seçenekleri vardı. Bu sefer bu yok. İktidar seçmeni bu seçimin hükümete güçlü bir uyarıda bulunma fırsatı olduğunun bilinciyle hareket etti. Belki buna son uyarı demek mümkün ama her şeyin bittiğini söylemek için vakit erken.
Değişimin yönünü belirleyecek etmen daha çok muhalefetin önümüzdeki dönemde göstereceği performans olacak."
Alaattin Aktaş (Ekonomim)
"Seçim sonuçları belli olduktan sonra sosyal medyada yapılan yorumlara baktım, pek anlam veremediğim şekilde bir istikrarsızlık kaygısının, bir erken seçime gidileceği beklentisinin hakim olduğunu gördüm.
Bizde ne yazık ki ekonomik istikrar ya da istikrarsızlık kavramları piyasadaki günlük hareketlere indirgeniyor.
Borsa arttı mı, düştü mü; döviz ne oldu; altın fiyatlarının seyri; faizlerin düzeyi gibi...
Bütün bu göstergelerde günlük keskin hareketler görülebilir; bu hareketlerin bir çok nedeni olabilir. Önemli olan bu hareketlerin dalga boyu ve süresidir ve daha da önemlisi bu hareketleri yaratan etkenlerin ne olduğudur. Küçük fotoğrafa takılıp kalmamak, büyük fotoğrafa bakmayı alışkanlık haline getirmek gerekir.
Türkiye mevcut durumda zaten birçok yönden istikrarsızlık yaşamaktadır. 31 Mart sonuçları Türkiye’yi bu istikrarsızlığın içine daha da itmemiş, tam tersine bir etki doğurmuştur."