Murat Sabuncu (T24)
"Erdoğan’ın genel seçimlere gidecek, dört yılı bulmayacağını ön gördüğüm süreçte bir dizi ilginç adım atabileceğini düşünüyorum. Bunun başında YRP’yi yeniden kendi yanına çekecek adımlar-arayışlar içine girebileceği geliyor. Bu; tam olarak ‘Milli Görüş gömleğini’ yeniden giymek olarak okunmasa bile yükselen, içinden geldiği bir hareketi yanına çekmek için hamleler yapacağı anlamına geliyor. Buna da hem kendisi için hem de kendini ‘muhafazakar olarak tanımlayan’ bir kısmı kendinden uzaklaşmış kitleyi yeniden yanına çekebilmek için Anayasa değişikliği çalışması ile başlayacaktır . Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50 artı1formülünü aşağı çekecek, belki yanında cumhurbaşkanlığı seçilme sınırını kaldıracak bir düzenleme ve başta ‘aile’ konusu daha önce vadettiği kimi düzenlemeler getirilebilir."
Ahmet Hakan (Hürriyet)
"Ne yapıp ne edip ekonomiyi düzlüğe çıkarmaları gerekiyor. Emekliler sorunu, pahalılık sorunu... Hepsinin halledilmesi gerekiyor. AK Parti’nin seçimde aldığı sonucun birincil nedeni bu. Bu sorunun halledilmesi gerekiyor. Başka türlü olmayacak. Bu kesin.
Erdoğan’ın bir samimiyeti var. Bu samimiyet, halka yansıyor. Bu nedenle Erdoğan’la hiçbir sorunu olmayan kesimlerin, Erdoğan’ın oylanmadığı bir seçimde tutumu farklı olabiliyor. AK Parti’de samimiyet, sadece Erdoğan’a özgü bir özellik olarak kalmış durumda. Buna da neşter atılması şart."
Abdülkadir Selvi (Hürriyet)
"Cumhurbaşkanı Erdoğan, Siirt’te okuduğu bir şiir yüzünden hapse girdikten sonra 3 Kasım 2002 seçimlerine siyasi yasaklı olduğu gerekçesiyle sokulmamıştı. Ara seçimde Siirt’ten aday olunca, ‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’ dediler. Seçmen AK Parti’ye önemli bir uyarıda bulundu. Gemi denizde fırtınaya yakalanabilir ama önemli olan dümeninde tecrübeli bir kaptan varsa sahile ulaşır. AK Parti’nin en önemli şansı başında Erdoğan gibi tecrübeli bir liderin bulunması."
Nagehan alçı (HaberTürk)
"Mayıs genel seçimlerinde ekonominin ve depremin iktidara vuracağı düşünülüyordu. Öyle olmadı. Başta emekliler olmak üzere geçim sıkıntısının yarattığı rahatsızlık bu sandıkta patladı.
Fakat bu bir birikim. Önceki dönem alınan yanlış kararların orta vadeli etkileri bunlar. Orta sınıfın erimesi, gelir dağılımındaki dengesizlikler, faiz ve döviz politikası ve EYT’nin seçim yatırımı olarak çıkarılması kambur oluşturdu.
Mayıstan sonra Mehmet Şimşek yönetiminde doğru rota bulundu ama dengeler bir bozuldu mu kolay düzelmiyor.
Yani bu sonuçları mevcut ekonomi politikasına değil, öncekine bağlamak gerek. Umarım iktidar bunu doğru okur."
(HABER MERKEZİ)