Padişahların 'gizli' akrabaları da çıkacak mı?

Hukukta ‘Söz konusu kişilerin birinci ya da ikinci derece akrabalarının şikâyeti ile bu soruşturma açılabilir’ denmesine rağmen, cumhuriyet savcısı, kendi değerlendirmesi ve yorumuna göre hukukta yeri olmayan bir karar aldı. Beni yargılayacak olan savcı ve hâkimin şimdi padişahların bu akrabalarına mutlaka ulaşması gerekiyor. Eğer böyle bir şikâyetçi bulamazlarsa dava düşecek; o zamana kadar ‘gizli akraba’ diye bir şey icat edilmezse tabii.

Oktay Candemir*

21’inci yüzyıldayız ama birileri hâlâ Padişah’a biat etmemizi, ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırmamızı bekliyor.

Bendeniz de buna ‘İstemezük’ diye yanıt verince olanlar oldu. Evimin etrafı polis panzerleriyle sarıldı, sonra evim basıldı. Arama yapıldı. Koca koca adamlar sakladığımı düşündükleri bir şeyi aradılar. Eğildiler, masaların altına girdiler, kanepeleri bile ters çevirdiler, Kan ter içinde kaldılar. Sanki bir tweet değil de, Osmanlı Sarayı’na top atışı yapmışım.

Yapılan aramada herhangi bir topa ya da mancınığa rastlanmadı!

Bu kadar hengâmenin, gürültünün, patırtının ardından tüm bunlara sebep suçlamayı yüzüme okudular: “Sizi TCK 130’dan gözaltına alıyoruz.”  Ölen Osmanlı padişahlarının aziz hatırasına hakaret etmişim.

Önüme bir Twitter paylaşımı koydular. Diriliş Ertuğrul, Kuruluş Osman ve Selçuklu Uyanış dizi isimlerine ilişkindi. Bundan ötürü karakola götürüleceğim söylendi.

Bir ara gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. Polislere, “Bu kadar tantana bunun için mi” diye sordum şaşkınlıkla. Dizi karakterlerine yönelik esprilerim gerçek padişahlara söylenmiş sayılsa da mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım. Diriliş Ertuğrul dizisini -herhalde- kılıçla kalkanla izleyen kitlenin sosyal medyadaki linç ve tehditlerine de maruz kaldım.

Şimdi, her pazar emniyete giderek imza atacağım ve ayrıca hakkımda iddianame hazırlanacak, duruşmalar yapılacak.

Hukukta, ‘Söz konusu kişilerin birinci ya da ikinci derece akrabalarının şikâyeti ile bu soruşturma açılabilir’ denmesine rağmen, cumhuriyet savcısı, kendi değerlendirmesi ve yorumuna göre hukukta yeri olmayan bir karar aldı.

Beni yargılayacak olan savcı ve hâkimin şimdi padişahların bu akrabalarına mutlaka ulaşması gerekiyor. Eğer böyle bir şikâyetçi bulamazlarsa dava düşecek; o zamana kadar ‘gizli akraba’ diye bir şey icat edilmezse tabii…

Çıktıktan sonra öğrendim; ‘Cumhuriyet tarihinde böyle bir iddia ile yargılanan ilk kişi’ olmuşum da haberim yokmuş. El âlem ilk kez uzaya ayak basıyor, ilk genetik kopyalamayı gerçekleştiriyor, Elon Musk şirketi ile uzaya insan gönderiyor. Ben de böyle bir konudan yargılanan ilk kişi olma başarısını gösterdim!

1994 yılından bu yana 13 defa gözaltına alınmış ve hakkında 50’ye yakın dava açılmış biri olarak ilk defa bu kadar saçma bir gerekçe ile gözaltına alındım. Tamam diğerleri de saçmaydı ama en azından savunma yaparken söyleyecek bir çift sözümüz oluyordu. Normalde emniyette ve mahkemede ifadesini uzun uzadıya veren biriyken, bu defa dilim lâl oldu da konuşamadım sanki.

O kadar mantık dışı bir suçlama ki, izahı yok! Soruşturmayı başlatan savcı ise ifademi bile almadan beni direkt mahkemeye gönderdi. Mahkemede ise sadece, “Söz konusu paylaşımım padişahlara yönelik değil, bu tür komik dizi isimlerinedir” diyerek kısa bir açıklama ile yetindim. Zaten daha önce hakkımda verilen bir adli kontrol şartı olduğunu ve zaten pazar günleri emniyete giderek imza atacağımı söylediğimde ise hakim, “Gidince bunu da atarsın ne olacak” diyerek benimle dalga da geçti!

Kenan Evren’e sormuşlar: “Düşünce özgürlüğüne karşı mısınız?” o da, “Ne münasebet efendim, neden karşı olalım? Biz düşünce özgürlüğünü savunuyoruz, düşünmelerine değil yazmalarına, konuşmalarına karşıyız” demiş. Günümüz Türkiye’sinde ise artık bırakın yazmayı konuşmayı, televizyon karakterleri ile ilgili bir laf bile edemiyorsunuz demek.

Bu oldukça absürt durum hakkında daha fazla ciddi şeyler yazmak da saçma olacağından bu kadarı yetmiş olsun…

NOT : Benim gözaltına alınmamdan hemen sonra Kuruluş Osmanlı dizisine Cüneyt Arkın’ın çağrılması ise bana oldukça manidar geldi. O yüzden bu konuyu çok fazla uzatmak istemiyorum. İşin içine Malkoçoğlu da girmişse artık, gerçekten biraz düşünmem gerekiyor galiba!

*Gazeteci