Ruh sağlığı hastaneleri... Depo hastaneler ve Covid-19 sürecinde durum-3

Depo hastaneler, ruh sağlığı hastaneleri başlıklı dizi yazımın ilk bölümü geçen hafta yayınlandıktan sonra, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Cengiz Cengisiz’den davet aldım. Cengiz Cengisiz, yardımcısı Dr. Hüseyin İlter ile birlikte korona sürecinde hastanede alınan önlemleri ve yaşadıkları süreci anlattı.

Zafer Kıraç* – kiraczafer@yandex.com

Covid-19 sürecinde ruh sağlığı hastanelerinin ne durumda olduğuna; bu hastanelerde kalan hastaların ve çalışanların bu süreci nasıl deneyimlediklerine bakmaya, insan hakları açısından nasıl bir manzara var ve nasıl çözümler üretilmiş, enine boyuna ortaya koymaya devam ediyoruz.

Ruh Sağlında İnsan Hakları Girişimi Derneği’nin (RUSİHAK) 2008 ve 2013 raporlarından ‘Depo Hastane’leri epeyce tanıyoruz. Ben 2013 izleme ekibindeydim ve 6 hastaneyi defalarca ziyaret etmiş, hastalar ve personel ile zamana yayılan, önemli verilere ulaştığımız görüşmeler yapmıştık. RUSİHAK tarafından hazırlanan ‘DEPO-Akıl Hastanesinde Hayat’ belgeselinin çeşitli insan hakları festivallerinde, özellikle de üniversitelerin hukuk, psikoloji ve hemşirelik fakültelerinde çok fazla gösterimi yapıldı. Benim de bir kısmına konuşmacı olarak katıldığım söyleşilerle de bu alana ilgi duyanların epeyce bilgilendiğini söyleyebilirim.

Gerek bu belgesel çekimlerinde gerek izleme yaparken en anlamadığım personelin bizden tedirgin olmasıydı, sanki büyük bir yanlış yapıyorlar ve biz de onu ortaya çıkarmaya gelen kötü insanlar gibiydik. Oysa sivil toplum örgütleri ve insan hakları çalışanları hakikatin peşinde olmalılar,biz de öyleydik zaten ve hakikatin hepimiz için iyi bir şey olduğuna inanmıştık. Kötülükler, yanlışlar ya da eksikler, adı her neyse, halının altına süpürülerek ortadan kalkmış olmuyorlar. Daha önemlisi, bir yerde kötülük varsa ve buna göz yumanlar varsa bunun suç olarak görülmesi gerekir ve cezası olmalıdır. Yani hepimiz kendimizi vicdanen sorumlu hissetmeliyiz ve gereğini yapmaktan korkmamalıyız.

Temel kuraldır; kötü muamele ve işkence karşısında sessiz kalamayız, görmezden gelemeyiz. Bu suçtur ve üstünü örtmek kimseye yarar getirmez.

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bizim DEPO diye tanımladığımız hastanelerden, defalarca ziyaret etmiştim, özellikle 2013 raporu hazırlanırken. Sonrasında başhekim ilginç bir talepte bulunmuştu; DEPO belgeselini bütün personeliyle izlemek ve tartışmak istiyordu. Bu çok önemliydi. 6 hastaneden sadece Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi böyle bir talepte bulunuyordu. Gittim, bütün personelin izleyebilmesi ve tartışabilmemiz için 3 seans gösterim ve söyleşi yaptık. Hepimiz gerçeklerin farkındaydık ve bunun sorumluluğuyla tartışıyorduk. Keyifle ayrılmıştım, burada işler düzelecek duygusuyla.

.

Depo hastaneler, ruh sağlığı hastaneleri başlıklı dizi yazımın ilk bölümü geçen hafta yayınlandıktan sonra, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Cengiz Cengisiz’den davet aldım. Yine heyecanlandım, sonuçta verimli bir ziyaret oldu. Yazımda kullandığım yukarıdaki fotoğraf hastanenin ‘bahçe terapi’ uygulamasının yapıldığı yerden. Kocaman ‘UMUTSUZ OLMA’ yazıyor. Evet, bu davetler umut veriyor.

Önce Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcılığı görevini yürüten Dr. Hüseyin İlter, bu süreçte neler yapıldığına dair, bir idareci olarak sorularıma cevaplar veriyor.

Hüseyin Bey merhaba, dünya büyük bir salgınla mücadele ediyor. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi salgın sürecinden nasıl etkilendi? 

Merhaba, hastanemize hoş geldiniz öncelikle. Bakanlığımız tarafından 11.03.2020 tarihinde açıklanan ilk vakadan itibaren, hastane idaresi olarak düzenli toplantılar yapıldı. Bu toplantılarda, Covid-19 pandemisine yönelik tedbir kararları alındı. Bakanlığımız talimatları ve bilim kurulu algoritmaları doğrultusunda değerlendirilmelerde bulunuldu. Kararlar İl Sağlık Müdürlüğümüz üzerinden bakanlığımıza da bildirildi.

Korona virüs tedbirleri olarak ilk günden bugüne neler yaptınız, aldığınız tedbirler nelerdir?

Öncelikle personelimiz için acil olarak yapılması gerekenlerle başladık. Enfeksiyon uzmanımız tarafından tüm hekimlerimize pandemi hakkında ve kurumumuzda alınan ve uygulamaya konulan koruyucu önleyici tedbirler ve diğer süreçlerle ilgili gerekli bilgilendirme yapıldı. Tüm personele eğitim verilmesi ve özellikle nöroloji, aile hekimliği, dahiliye ve psikiyatri poliklinikleri, kan alma biriminde ve acil serviste çalışan hekim ve personele maske ve dezenfektan temini ve personelin maske kullanımı sağlandı.

Personel için başka neler yapıldı ve alınan kararların yerine getirilmesi için nasıl bir izleme değerlendirme yapıldı?

Enfeksiyonla mücadele kapsamında çalışanların kravat, fular, saat, yüzük, kolye vb. aksesuar, kullanmaması, sakal tıraşlarının günlük yapılması, kadın personellerin oje kullanmaması, saçların topuz yapılması, kişisel bakım ve el hijyenine büyük ölçüde dikkat edilmesi hususlarında bilgilendirme yapılmıştır. Serviste görevli personelin acil olmadıkça mesai saatlerinde kurum dışına çıkmaması, çıkması gerektiği hallerde iş üniformalarını çıkartarak kişisel kıyafetleri ile çıkıp, dönüşte iş üniformalarını tekrar giyerek göreve devam etmeleri sağlanmıştır. Alınan önlemlerde yaşanan aksaklıklar günlük olarak değerlendirilip çözümler üretilmiştir ve kararların uygulanması için bütün personele sorumluluklar verilmiş ve uymaları sağlanmıştır.

Peki Hüseyin bey, hastalar, ya da siz danışan diyorsunuz, onlar için acil bir çalışma oldu mu? Salgın ile ilgili ilk bilgiler hepimizi çok korkuttu, sanırım burada da aynı şey olmuştur. 

Elbette. Hem personel hem de hastalarımızda ilk başlarda bir panik ve korku oldu. Ama bilgilendikçe ve önlemler alındıkça rahatladık hepimiz. Bu süreçte psikiyatri polikliniğinde değerlendirilip yatışı uygun görülen danışanların kurumumuz acil servisinde işlemlerinin yapılıp, Covid-19 hastalığına yönelik semptom değerlendirmesi, vital ölçümlerinin (ateş, nabız, tansiyon ölçümü ve oksijen satürasyon bakısı) yapılması ve biyokimyasal ve radyolojik değerlendirilmeleri sonrasında da servise yatışının sağlanması gerçekleştirildi.

Hasta yakınları?.. 

Kurumumuza telefonla ulaşarak bilgi almak isteyen danışan ve yakınlarına ayrıca ihtiyaç duyan vatandaşlarımıza gerekli bilgilendirmeleri yapmak üzere bir psikolog ve bir sosyal hizmet uzmanı görevlendirildi. Aylardır bu görevlerini sürdürüyorlar. AMATEM polikliniğinde de bir psikolog görevlendirilerek, ayaktan gelen veya arayan danışan ve yakınlarına gerekli bilgilendirmenin yapılması sağlandı.

Ortak alanlar için neler yapıldı?

Ortak olarak kullanılan malzemelerle ilgili çalışmalar yapıldı. Örneğin bulaş riski açısından yemekhanede kullanılan tuzluk ve karabiberliklerin kaldırılması sağlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Temizlik İşleri Daire Başkanlığı’na, acil bölümümüz, psikiyatri poliklinikleri, yemekhane ve diğer toplu kullanım alanlarının dezenfeksiyon işlemleri için yazılı talepte bulunuldu ve belediye bu talepleri yerine getirdi. Tüm kapalı alanların, özellikle servislerin ve hastane araçlarının dezenfeksiyon işlemleri Ahmetli Ek Hizmet Birimi ve Merkez Hastane tarafından yapılmıştır.

Mevcut yatışlı danışanlarda, şu anda korona virüsüne yakalananların sayısı nedir ?

An itibariyle Covid-19 tanılı danışanımız yoktur.

Gelen kısıtlamalarla ve yeni kararlarla danışanların bu süreçte hizmetlerine nasıl devam edildi?

Tele psikiyatri hizmeti ile ilgili gerekli duyuruların yapılması, talep halinde tüm sağlık personeline hastanemizde çalışan psikiyatri uzmanları tarafından tele psikiyatri hizmetinin verilmesi sağlandı.

Bu süreçte görüş olayları gerçekleşti mi? Yoksa danışanlar tamamen dışarı ile izole mi edildi? Bir aile, yakını ile görüş yapabilir mi? Yoksa katı yasaklar mı var?

Öncelikle ‘görüş’ ifadesi yerine ‘ziyaret’ ifadesini kullanmayı uygun bulmaktayız. Bakanlığımız tedbirleri doğrultusunda ziyaretçi kısıtlaması getirilmiştir.

Peki ziyaretçi yasağı esnek mi, hastanın ihtiyacı varsa ne olacak? 

Evet aslında bu kesin bir kural. Ancak danışanlarımızdan, aileyle görüşmesi tedaviye olumlu katkı sağlayacağı düşünülenlere, psikiyatri uzmanınca da onaylandığında ve gerekli önlemlerde alınarak  görüşme yaptırılmaktadır. Zaten daha önce de söylediğim gibi ailelerle irtibat kurulması için bir psikolog, bir çocuk gelişimi uzmanı ve sosyal çalışmacı görevlendirilmiştir.

Maske bir yeni bir harcama kalemi ve temizlik giderlerinde de artış olduğunu tahmin ediyorum. Sağlık Bakanlığı bu artışı dikkate alarak ihtiyaçlarınızı eksiksiz karşılıyor mu? Ek hizmet ve hizmetli alma oldu mu bu süreçte?

Sağlık Bakanlığımız maske ve temizlik giderlerimizi eksiksiz karşılamaktadır. Hastalarımız ziyaretçi görüşü varsa maske takıyor, yoksa maske kullanılmıyor. Personel ise düzenli olarak maske ve eldiven kullanıyor.

Bu süreçte Türkiye Psikiyatri Derneği, ya da başka sivil toplum kuruluşları işlevsel oldular mı? 

Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından yayımlanan Covid-19 pandemisine yönelik çalışmalar tarafımızdan değerlendirilerek uygulamaya geçirilmiştir. Ayrıca kurumumuzda Türkiye Psikiyatri Derneği Manisa Şube  Başkanı ve Manisa Tabip Odası Başkanı ile birlikte çalışmaktayız. Kendileriyle zaman zaman görüş alışverişinde bulunarak, tavsiyelerini aldık. Süreç hakkında kendilerini bilgilendirdik.

Danışan yakınlarına, medyaya ve genel olarak topluma mesajlarınızı alabilir miyim? Son olarak eklemek istediğiniz bir konu var mı?

Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dışında başka kaynaklardan gelen bilgilere itibar etmesinler. Sağlık Bakanımızın ve bakanlığımızın sosyal medya hesaplarını takip etmelerini öneririz.

Hüseyin Bey sizi anlıyorum ama ‘Sadece Sağlık Bakanlığı’nı dinleyiniz’ konusunda sizinle aynı fikirde değilim. Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları görüşleri de çok önemli. Ayrıca çok başarılı hekimlerimiz farklı şeyler söyleyebiliyorlar. Bu süreçte hepimiz verilen bilgiler, alınan önlemler konusunda dikkatli olmalıyız, çok teşekkür ediyorum verdiğiniz bilgiler için. 

.

Daha sonra Başhekim bana hem hastaneyi gezdiriyor hem de sorularımı cevaplıyor.

Başhekimin çalışkan biri olduğu hemen anlaşılıyor hastanedeki gördüğüm değişikliklerden. Ama biz insan hakları çalışanları insanlarla değil de, kuşkusuz sorumlu olduklarını kabul ederek, daha çok sistemin iyileşmesi ile ilgileniriz. İyi insanların yaptığı iyi niyetli çabalar ortadan kaldırılmaya müsait her zaman. O yüzden yasalar var, anayasalar var ve hatta bunların üstünde uluslararası insan hakları sözleşmeleri var sorumlu olduğumuz.

Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin en önemli özelliği; yerel ya da bölgesel, iktidarların ihlal gerçekleştirmesi karşısında önleyici ve bağlayıcı olmasıdır.

Başhekim Cengiz beyle uzun uzun konuştuk, hapishanelerde mahpusların, ruh sağlığı hastanelerinde hastaların Covid-19 bahane edilerek haklarının ellerinden alınabileceği endişemden bahsettim ve sordum:

13 Marttan bu yana yapılmayan görüş ya da ziyaretler ne zaman başlayacak? 

İnsan hakları alanında çalışan biri olarak bu sorunuz ve talebiniz çok yerinde ancak Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı dökümene uyuyoruz. Ziyaret yasağı konusunda sizinle aynı şekilde düşünüyorum, yani hastalar için yakınlarıyla görüşmek çok önemli ve rehabilitasyon açısından da çok faydalı kuşkusuz. En kısa zamanda yeni normal bir düzende başlamamız lazım. Ama şundan da emin olmanızı isterim Zafer bey, bir hasta yakını kapıya gelmiş, hasta da görüşmek istiyor, ama ben engellemiş değilim. Hasta ve hasta yakını hakları konusunda çok dikkatli olduğumu bilmenizi isterim. Kaldı ki göreve geldiğimden bu yana, yani Covid-19 öncesi, hasta yakınlarıyla temasta olması için görevlendirdiğim bir çalışanım da var.

Geçmiş ziyaretlerden ve tecrübelerimden yola çıkarak söyleyebilirim, hastanelerde sosyal kültürel faaliyetler yetersiz ya da sağlıklı yürütülmüyor. Bu konuda siz nasıl bir yol izliyorsunuz? 

Hepsini gezeceğiz, çok fazla el işi ve uğraş atölyemiz var. Bu konuda valilik ve belediyemiz de yardımcı oluyor. Yeni büyük bir yeşil alan yapıyoruz, atölyelerin tam karşısında. Spor yapabilecekler, çalışmalar arası dinlenebilecekler. Dışardan, Halk Eğitim Merkezi’nden geliyor hocalarımız. Ama sanatçılarla ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmaya açığız. Hem hastanede hem dışarda sergiler açalım istiyoruz atölyede üretilen ürünlerden. Ama bu sürecin bitmesi lazım önce, yani salgının bitmesi lazım. Tabii medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının sadece eleştiri yapmasını değil, güzel şeylerin de görünmesini istiyoruz.

Sivil toplum örgütlerine nasıl baktığınızı anlamaya çalışıyorum, eleştiren raporlara mesafeli olmamanız gerekir. RUSİHAK raporları dönüp dönüp okunması gereken raporlar, çok emek var. 

Biliyorum, raporları okudum, çok yararlanıyoruz, hatta ‘DEPO Akıl Hastanesinde Hayat Belgeseli’de burada masamda. Ben sizi davet ederken eleştireceğinizi biliyordum. Her zaman gelin eleştirin. Önemli olan danışanlarımız için en yararlı olana ulaşmak. Yapacak çok işimiz var ve sırayla yapacağız.

Başhekim Cengiz Beye teşekkür ediyorum. Hastane personeli ve atölye hocalarının da bu süreçte yaptığı çalışmalar çok kıymetli kuşkusuz. Sizinle son olarak küçük notlarımı paylaşmak istiyorum.

.

Yiyecek ve İçecek Hizmetleri öğretmeni Emine Eserli: Danışanlarımız mutfağa girmeden önce maskeleri ile geliyorlar ve burada bonelerini, galoşlarını giyiyorlar. Ellerini el yıkama kurallarına uygun bir şekilde yıkadıktan sonra dezenfekte edip eldivenlerini giyerek uygulamaya başlıyorlar. Fakat öncelikle uygulama derslerine başlamadan önce onlara bir iki ders teorik bilgi veriyoruz ki böylelikle mutfakta neden hijyenik bir ortam oluşturmaları gerektiğini daha iyi kavrıyorlar. Rehabilitasyon merkezine gelen danışanlarımız genellikle derslerimizden ve aktivitelerimizden çok keyif alıyorlar ama yine de mutfak onlara daha cazip geliyor. Çünkü mutfakta kendilerini evlerinde hissettiklerini ve yeni beceriler kazandıkça faydalı bir insan olduklarını hissettiklerini söylüyorlar.

Ebru Sanatı öğretmeni Emine Tosun: Uygulamalı bir çalışma yapıyorum. Birkaç ders Ebru sanatını tanımaları için geleneksel tekniklere bağlı kalarak çalışmalar yapıyoruz. Ebru sanatı kendine özgü kuralları olan ama bir o kadar da kişinin kendini çok kolay ifade edebileceği sonsuz özgürlükte bir sanat, her yapılan Ebrunun tek ve eşsiz olması da danışanlarımızı çok etkiliyor.

.

El Sanatları öğretmeni Sibel Gürcü: Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde ahşap boyama, takı, keçe, cam obje, polyester boyama, oyuncak dikimi gibi tekniklerle danışanlarımızın tasarı, kalıp çıkarma, makas kullanma, dikme konularında fonksiyonel el becerilerinin geliştirilmesi için çalışıyorum. Rehabilitasyonun, tedavinin bir parçası, önemli bir bölümü olduğunu düşünüyorum.

El Sanatları Öğretmeni Handan Yıldız: Ruhlarına, duygularına küçük dokunuşlar yaparak hep birlikte mutlu anlar yaşıyor ve yeni beceriler kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bir danışan şöyle demişti “Anneme yaptığım bir başarıdan bahsettiğimde annem ‘hıı hıı’ diyerek geçiştiriyordu. İyi ki sizler varsınız, en azından takdir ediliyoruz.” Bu onay ya da beğenilme onlara iyi geliyor.

Yakup EFE/madalek (Tersten okuyunuz): Hastanemizde 15 yıldır görev yapmaktayım. Hastanemiz klinikleri ve rehabilitasyonunda, psikiyatri uzmanlarımızın süpervizörlüğünde; Hikâye ve Masal Anlatıcılığı yani Meddah/Storyteller olarak ‘madalek’ rumuzumla hikâye ve masallar anlatmakta ve masal terapisi uygulamaktayım. Yaptığım anlatılarda birçok defa danışanlarımız kendilerini değerli, mutlu hissettiklerini ifade ettiler ve masallar aracılığı ile de hayatı deneyimlemenin önemine, anlamına vurguda bulundular. Anlatıların devamı, sürekliliği için talepte bulundular ve dilekçe sundular… Bunları işitmek de beni fazlasıyla mutlu etti ve ediyor. Bir varmış bir yokmuş…

Evet devam edeceğiz…

Özgürlüklerimizden özelikle kazanılmış haklarımızdan vazgeçmemiz mümkün değildir.

Özgürlük mü, güvenlik mi sorusuna nasıl ‘ikisi birlikte’ diye cevap vermemiz gerekiyorsa şimdi de sağlık mı, özgürlük mü diyenlere ‘ikisi birden’ demeliyiz.

Bu mümkündür.

Devam edeceğiz…

Haftaya hasta yakınlarının görüşlerini aktaracağım.

* İnsan Hakları Çalışanı