Bayram müjdesi

Evet hayatın normale döndüğü ısrarla yineleniyor. Hatta Cumhurbaşkanı maske, mesafe, temizlik, bu üç kurala uyulmasının yeterli olacağı konusunda vatandaşa çok ikna edici açıklamaları peş peşe yapıyor. ‘Yeni normal diye bir tanım hayatımıza giriyor. Ve hızlıca yeni normalleşiyoruz her yerde.’ Fakat hapishaneler hariç. Yeni normal, hapishanelere bir türlü gelemiyor. Aynı üç kuralın, yani temizlik mesafe ve maske kuralının, istendiği takdirde AVM vb. yerlere göre hapishanelerde daha kolay uygulanabileceği ve kapalı/açık görüşlerin yapılabileceği ortadayken yine yasaklar uzatılıyor. Korkarım kazanılmış haklar Covid-19 bahane edilerek işlevsiz hale getirilecek.

Zafer Kıraç*

‘Gazetelerde bu sabah

Bir fotoğraf var

Cezaevinde bayram görüşmesi…’

Belki de en güzel yıllarını hapishanelerde geçirmiş bir mahpus ile buluştum geçenlerde, bayram ve hapishaneyi konuşalım dedim. ‘Bayram…’ dedi ve sustu birkaç dakika. “Hapishanede ilk bayramımda 16 yaşımdaydım, birkaç gün olmuştu daha, büyüdüm sanki o gün, evet birdenbire büyüdüm. ‘Bayramlaşma var’ dedi gardiyan gelip, ‘avluya çıkacaksınız hazırlanın.’ Hiç tanımadığım, benden çok büyük insanlar, yaşıtlarım hatta daha küçük mahpuslar ve üniformalı gardiyanlar ve jandarma erleri hep beraber avludaydık. Bayramlaştık. İçim daraldı, gözlerim doldu epeyce, sanki bayılacaktım. ‘Bitti mi’ dedim, ‘bitti koğuşlara’ dediler. Koşarak ilk ben girdim koğuşa, ilk geldiğim gün keşfettiğim, koğuşun en kapalı kuytu yerine geçtim ağladım, ağladım işte ve büyüdüm. Çok bayramlar gördüm hapishanede, öyle işte, büyüdüm işte. Oysa köyde bayramlar çok güzeldir, kalabalık, biz çocuklar ve gençler için en eğlendiğimiz, mutlu olduğumuz zamanlardı bayram günleri.  Büyükler, ellerini öpünce kafamızı okşar, sırtımızı sıvazlar ve çok bayramlar göresin derlerdi…”

“En çok annemin bayram hazırlıkları telaşını özlerdim içeride. Bayram için bütün hazırlıkları yapıp yine de sabah erkenden kalkıp son kez kontrol etmesi her şeyi, hazır mı diye. Bir bayram günü görüşmede bu özlemimle çok kızdım babama, karşımda annemi üzünce dayanamamıştım, kızdım bağırdım işte. O anda büyüdüm sanki biraz daha, büyüdüm işte…Sonra çocuk cezaevinden 18 yaş üstü büyüklerin kaldığı cezaevine gönderildim, büyüdüm yani. Ve sanki artık bayram falan kalmamıştı hayatımda. Ama bayram tebrik kartları hep önemli oldu benim için, hep sakladım onları. Aslında sadece benim için değil bütün mahpuslar için çok kıymetlidir mektuplar ve bayram tebrik kartları, hala duruyorlar, yanımda getirdim bakmak istersen diye…”

Yanında getirdiği mektuplara, bayram kartlarına baktık beraber…

Evet mahpuslar için bayramlar önemlidir. Bu bayram yazısına neden olan ise, göz göre göre mahpusların haklarının yok sayılması, üstüne üstlük bir de bayram müjdeleri verilmesi. Özellikle iktidar medyası tarafından bir algı yönetimi yapılması var.

Sözünü ettiğim bu bayram müjdelerinden birincisini Berrin Sönmez Gazete Duvar’daki yazısında bize yeterince açık izah etmiş, hem de olası tehlikeyi haberdar ederek:

“İktidardan tecavüzcülere bayram müjdesi; ülkenin bütün vatandaşlarını değil, sadece kendi tabanını, teşkilatını, milletvekillerini ikna için dillerine doladıkları ‘onlar tecavüzcü değil evli’ aldatmacası, çocuğun cinsel istismarını nikah şartına bağlayarak suç olmaktan çıkarmaya çalıştıkları gerçeğini değiştirmiyor. Özlem Zengin’in bir televizyon programında verdiği sayılar doğruysa nikahlı 264 ve toplamda 300 kişilik liste için ülkenin bütün kız çocuklarını cinsel saldırı suçları karşısında savunmasız bırakacaklar.” (1)

Berrin Hanım’ın yazısının tamamını okumanızı öneririm. İkinci müjdeyi ise ben size açayım biraz. Ve aslında bir müjde olmadığını, mahpus haklarının bu kadar çiğnendiği bir ortamda bir algı çalışması olduğunu anlatmaya çalışayım.

Salgın başlamış ve bütün hızıyla sürerken Türkiye hapishanelerinde 13 Mart 2020 tarihinde Covid-19 nedeniyle bütün açık ve kapalı görüşler durduruldu. Bu çok anlaşılır ve alınması gereken bir karardı. Dünya Sağlık Örgütü ve diğer uluslararası örgütler de zaten bunu öneriyordu.

13 Mart 2020 tarihinde Adalet Bakanlığı, Ceza İnfaz Kurumlarında Alınacak Önlemler adıyla bir genelge yayınladı, alınan kararlardan konumuzla ilgili kısımlar şöyle;

“Açık ve kapalı tüm cezaevlerindeki görüşlerin 2 hafta süresince ertelenmesi, 2 hafta sonra durumun tekrar değerlendirilmesi, zorunlu durumlarda Cumhuriyet Başsavcısı kararı ile görüşlerin yaptırılması, yabancı uyruklu olup yurt dışından geldiği anlaşılan şahısların yapmak istedikleri ziyaretlerin süresiz ertelenmesi. Açık cezaevlerinde kalanların özel izin haklarının ertelenmesi.

Tüm ceza ve hukuk mahkemelerindeki duruşmaların mümkün ise SEGBİS yolu ile yapılması ve duruşma tarihlerinin ileriki bir tarihe ertelenmesi.

Cezaevlerindeki ve çocuk eğitim evlerindeki ‘aile görüş odalarının’ 2 hafta süre ile kullanılmasının ertelenmesi.”

16 Mart 2020 tarihinde alınan kararlar;

“Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular ile avukatları Covid-19’dan korumak amacıyla, tüm ceza infaz kurumlarında avukat görüşleri dahil tüm görüşlerin iki hafta süreyle ertelenmesi, zorunluluk durumlarında ise görüşlerin kapalı görüş mahallinde yaptırılması Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliğine tavsiye edilir.”

27 Mart 2020 tarihinde alınan kararlar;

“Açık ve kapalı tüm cezaevlerindeki görüşlerin 2 hafta süresince ertelenmesi, 2 hafta sonra durumun tekrar değerlendirilmesi, zorunlu durumlarda Cumhuriyet Başsavcısı kararı ile görüşlerin yaptırılması, yabancı uyruklu olup yurt dışından geldiği anlaşılan şahısların yapmak istedikleri ziyaretlerin süresiz ertelenmesi.

Açık cezaevlerinde kalanların özel izin haklarının 2 hafta süreyle ertelenmesi, Cezaevlerindeki ve Çocuk Eğitim Evlerindeki ‘aile görüş odalarının’ 2 hafta süre ile kullanılmasının ertelenmesi.” (2)

Bu kararlar haziran ayına kadar her hafta bu şekilde yenilenerek alınıyor. Ancak son kararda, cezaevlerindeki Covid-19 önlemleri kapsamında 13 Mart’tan itibaren durdurulan kapalı görüşlerin, 1 Haziran günü yeniden başlatıldığı belirtiliyor. Bu genelgeyi iyice incelediğimizde çok büyük kısıtlamaların olduğunu görüyoruz.

“Hükümlü ve tutuklular, kapalı görüşte sadece bir yakınıyla görüştürülecek. Salgın nedeniyle görüş hakkını kullanamayan hükümlü ve tutuklulara, ilave görüş hakkı da verilecek. Cezaevlerine ateşleri ölçülerek alınacak ziyaretçiler, maske takacak. Kapalı görüşlerin yapıldığı bölümlerde, belirlenen aralıklarla dezenfeksiyon gerçekleştirilecek, ziyaretçiler ile hükümlü ve tutuklular için gerekli önlemler alınacak. Açık görüşlerin durdurulması kararı devam edecek.” (2)

Hapishanelerin ve mahpusların sayılarının giderek arttığı Türkiye’de hak ihlallerine karşı, mahpusların küçük bir kısmını oluşturan siyasi mahpusların tavır alışları dışında, ciddi bir karşı koyuş ve itiraz söz konusu değil. Mahpus kitlesinin büyük bir kısmını oluşturan adli mahpusların hak arama bilincinin eksikliği bir yana, haklarını nasıl arayacaklarına dair bilgiden de yoksunlar. Bugüne kadar Türkiye’de adli mahpuslara yönelik olarak hak arama bilincini arttırmayı amaçlayan ciddi bir çalışma yürütülmemiş olması da bu eksikliğin giderek boyutlanmasında önemli rol oynamış olabilir. Bu nedenle mahpus kitlesinin genelini, özellikle de adli mahpusları önceleyen, onların hak arama bilincini yükseltmeyi ve bu konuda bilgiler vermeyi amaç edinen bir çalışma yürütmek oldukça önemlidir. Bu konuda CİSST’in (Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği) Mahpus Hakları El Kitabı çalışması önemli bir eksikliği gideriyor. (3)

Hapishanelerde kapalı ve açık görüş yasağının sürmesi yönünde kararlar sürekli yenilenirken, Türkiye’de restoranlar, alışveriş merkezleri açılıyor, oteller dolmaya başlıyor.

Evet hayatın normale döndüğü ısrarla yineleniyor. Hatta Cumhurbaşkanı maske, mesafe, temizlik, bu üç kurala uyulmasının yeterli olacağı konusunda vatandaşa çok ikna edici açıklamaları peş peşe yapıyor. ‘Yeni normal diye bir tanım hayatımıza giriyor. Ve hızlıca yeni normalleşiyoruz her yerde.’

Fakat hapishaneler hariç. Yeni normal, hapishanelere bir türlü gelemiyor. Aynı üç kuralın, yani temizlik mesafe ve maske kuralının, istendiği takdirde AVM vb. yerlere göre hapishanelerde daha kolay uygulanabileceği ve kapalı/açık görüşlerin yapılabileceği ortadayken yine yasaklar uzatılıyor. Korkarım kazanılmış haklar Covid-19 bahane edilerek işlevsiz hale getirilecek.

Ve işte o sözünü ettiğim, Adalet Bakanlığı’ndan cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere bayram müjdesi geliyor. “Adalet Bakanlığı’ndan müjde, Bakanlık mahkumlarla aileleri buluşturma kararı aldı” başlığıyla bütün gazetelerde yer alıyor.

‘BAKANLIKTAN KAPALI GÖRÜŞE İZİN ÇIKTI’

“Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun tavsiye kararının ardından harekete geçen Adalet Bakanlığı, cezaevlerinde mahkumların görüş izni için 81 ile genelge gönderdi. Genelgede, cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların anne, baba, eş, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba ve kardeşlerden yalnızca iki kişiyle bir kez kapalı görüş yapabileceği belirtildi. Görüş izninin 1-10 Ağustos ile 15-31 Ağustos tarihlerinde yapılması belirtilen genelgede salgın nedeniyle kapalı ziyaretler öncesinde ve sonrasında alınması gereken tedbirler sıralandı.” (4)

Mahpusların zaten yasal olarak hakları oldukça kısıtlanarak, üstelik açık görüş hakkı hiç verilmeden, müjde olarak nitelendiriliyor. Biraz mahpusların bu yasal haklarına bakalım.

‘HÜKÜMLÜLERİN ZİYARET VE GÖRÜŞLERİ’ 

“Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/ /9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.

Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.

Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan, hükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşler idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabilir.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar, on beş günde bir kez olmak üzere, biri açık, diğeri kapalı görüş biçiminde, ayda iki kez görüşme yapabilir.

Kapalı görüşlerden biri bayramlarda ve özel günlerde yaptırılacak açık görüşlerle çakıştığı takdirde, açık görüş yaptırılır.” (5)

Evet gördüğünüz gibi açık açık mahpus hakları göz ardı ediliyor. Bu ülkenin Covid-19 salgınında çok başarılı olduğu söylenen ‘Bilim Kurulu’nu, bu konuda ayrımcılığa ve eşitsizliğe yol açtığı için eleştiriyor, kınıyorum. Kesinlikle bu yasakların devam etmesinin Adalet Bakanlığı ve onun ötesinde iktidarın bir tercihi olduğuna inanıyorum. Ve aklıma Covid-19 bahane edilerek gerçekleştirilen son infaz düzenlemesi geliyor ve Cumhur İttifakı’nın dışarıda olması için hararetle çaba sarf ettiği, bir kısmını çok iyi bildiğimiz mahpusların tahliyeleri geliyor. Eşit ve adil olmayan bu infaz düzenlemesi her zaman tartışılır olmaya devam edecektir.

350 bin kişinin kan ter içinde koşarak, üstelik koşarken en yüksek seviyede Allahu Ekber sesleriyle katıldığı Ayasofya açılışını izledik hep beraber.

Hapishanelerde yaşlılar, hastalar, kadınlar, çocuklar ve bebekler var… Yapmayın yazıktır, günahtır, ayıptır. Suçtur yapmayın.

Birlikte ve yüksek sesle sormalıyız;

HAPİSHANELERDE COVID-19 ÖNCESİ HAKLARA NE ZAMAN DÖNÜLECEK?

HAPİSHANELERİN YENİ NORMAL OLMASI NEDEN BU KADAR GECİKTİRİLİYOR?

Sizleri Bulutsuzluk Özlemi grubunun ‘Bayram Görüşmesi’ şarkısının sözleriyle baş başa bırakıyorum… Eğer yazıdan sonra şarkıyı dinlemek isterseniz yüksek sesle dinlemenizi tavsiye ederim. (6)

“Gazeteler de bu sabah bir fotoğraf var

Cezaevinde bayram görüşmesi

Analar, babalar, çocuklar sarmaş dolaş

Gülerken ağlayan bir yüz bir sevgili ya da bir eş

Elinde bir tutam çiçek tutan küçük kız sarmaş dolaş

Ne olacak bütün bunlar

Bütün bunlar ne olacak

Gülerken ağlayan bir yüz bir sevgili ya da bir eş

Elinde bir tutam çiçek tutan küçük kız sarmaş dolaş

Ne olacak bütün bunlar

Bütün bunlar ne olacak

Gazetelerde bu sabah bir fotoğraf var

Cezaevinde bayram görüşmesi”

1- https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/05/05/iktidardan-tecavuzculere-bayram-mujdesi/

2- https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/alinan-karalar.html?view=article&id=4585:tc-adalet-bakanligi-ceza-infaz-kurumlarinda-alinacak-onlemler&catid=1032:bilim-kurulu-kararlari

3- http://cisst.org.tr/projeler/mahpus-haklari-el-kitabi-2014-2015/  

4- https://www.milliyet.com.tr/siyaset/adalet-bakanligi-duyurdu-kurban-bayrami-karari-6269339  

5- https://docplayer.biz.tr/115826646-Hukumlulerin-ziyaret-ve-gorusleri-ceza-infaz-kurumuna-sokulmasi-ve-kurumda-bulundurulmasi-yasak-esyalar.html

6- https://www.youtube.com/watch?v=WJh6WllSWcA

*İnsan Hakları Çalışanı