Yeni bir ceza sistemi: Uyumak

Yazar Mike McCormack'ın yedi yılda tamamladığı romanı "Komadan Notlar", Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı. McCormack, kullandığı dipnotlar sayesinde iç içe geçmiş sarmal bir örgüyle inşa ettiği psikolojik kurgu romanında, aile olmayan bir aileyi, erdemli yaşamaya çalışan bir babayı, varoluş kaygısı çeken bir çocuğu anlatır. 

Okan Çil  benokancil@gmail.com

1965’te Londra’da doğan Mike McCormack, çocukluğunu ve ilk gençliğini kendi ülkesinde, İrlanda’da geçirir. Küçük bir kasabada, efsanevi Croagh Patrick Dağı’nın eteğindeki bir çiftlikte büyüyen McCormack, içinde yaşadığı atmosferden oldukça etkilenir ve ilk öykülerini bu yıllarda yazmaya başlar.

Aslı Araboğlu’nun çevirdiği, Ayrıntı Yayınları etiketiyle basılan Komadan Notlar, McCormack’ın dilimize çevrilen ilk kitabı. Bu yüzden de yazarla ilgili pek bilgi sahibi değiliz. Ancak bu sadece Türkiye’ye has bir durum değil, McCormack pek tanınan bir kalem değil. Tam da bu yüzden onun için “utanç verici şekilde ihmal edilmiş bir yazar” yakıştırması yapılır.

BEYİN ÇÜRÜTME MEDİTASYONU

Komadan Notlar, bilim kurgu romanı olarak geçse de bildik bilim kurgu atmosferinin epey dışında bir dünya sunar. Uzay, galaktik savaşlar, büyük teknolojik gelişmeler, güçlü silahlar vs. yoktur içinde. Hemen hemen günümüzde geçer ve aile olmayan bir aileyi, erdemli yaşamaya çalışan bir babayı, varoluş kaygısı çeken bir çocuğu karşımıza çıkarır.

İrlanda’nın küçük bir kasabasında, orta halli bir gelirle çiftçilik, hayvancılık yapan Anthony O’Malley, günün birinde yurt dışına gider ve kötü şartlardaki bir yetimhanede barınan, kir pas içindeki onlarca çocuktan birini, JJ’yi (John Joe) 2000 dolar karşılığında evlat edinir. Çocuk yetiştirme konusunda pek bilgisi yoktur, tek bildiği iyi niyeti ve sevgisidir. Bir de buna komşularının desteği eklenince JJ sağlıklı şartlar altında büyümeye başlar. Ancak esas sorun işte burada ortaya çıkar.

JJ, yetimhaneden 2 yaşında alınan bir çocuk olduğunu başından beri bilmektedir ve bu, yani terk edilmenin getirdiği psikolojik çöküntü, onun hayatının temel belirleyeni olup çıkar. Gerek babası Anthony’yle gerek yakın dostu Owen’la gerekse de sevgilisi Sarah’yla olan ilişkisinde, aslında hayatın kendisiyle yaşadığı problemlerle hep bu terk edilme basamağının üstünden konuşur.

Okulun en zeki öğrencisi, civarın parlayan yıldızı unvanını da elde etmesinin ardından yaşadığı melankoli şiddetini iyiden iyiye arttırır ve JJ, bütün olayları kötü yanından değerlendiren, en normal kabul edilen değerleri bile dinamitlemeye ant içmiş duygusal bir provokatöre dönüşür. Kullandığı bu yönteme de bir isim verir: Beyin Çürütme Meditasyonu.

Üniversitede teknoloji felsefesi üzerine çalışmalar yapan McCormack, yukarıda kurduğu hikâyeye paralel şekilde akan ikinci bir aks yaratır. Burada da Avrupa Ceza Komisyonu yetkisinde ve AB şartlarına uygun şekilde yeni bir cezaevi sistemine dair yapılan bir dizi girişimden bahsedilir.

Koca bir gemiye inşa edilecek olan bu cezaevinin en temel farklılığı şu şekilde özetlenebilir: Cezaları onaylanmış olan mahkumlar, ceza süreleri ölçüsünde uyutulacaklardır. Ancak iş bu kadarla sınırlı değildir.

Komadan Notlar, Mike McCormack, Çevirmen: Aslı Araboğlu, 192 syf., Ayrıntı Yayınları, 2020.

Somnos Projesi’nin başkanlığını yürüten Milletvekili Kevin Barret TD, yeni cezaevi sistemiyle ilgili çalışmasını uzman ekibiyle beraber tamamlayıp konuyu bir basın toplantısıyla duyurduğunda hemen her yerde tartışmalar çıkmaya başlar. Bir kesim bu sistemi ekonomik olarak faydalı bir tasarruf olarak değerlendirirken, başka bir kesimse mahkumların kendilerini özgürlükten yoksun hissetmeyecekleri için ıslah edilmelerinin de bir anlamı kalmadığını iddia eder.

Tamamen gönüllülük üzerine ve bireysel başvuruyla beş kişilik bir denek üzerinde ilk uygulamaya başlanma kararı alınır. Pek çok cezaevinden katılım mektubu gelse de yetkililer titiz bir çalışma yürütürler, ancak aralarından çıkan bir mektup hepsini şaşırtır çünkü cezaevinden değil, dışarıdan, suçsuz bir insan tarafından gönderilmiştir. Bu JJ’den başkası değildir. Gerekçesinde de şu yazmaktadır:

“Aklımı çıkarıp atmak istiyorum.”

PARÇALARDAN BÜTÜNE GİDEN BİR ROMAN

İngilizce ve felsefe mezuniyetinin ardından Eyre Meydanı’nda temizlikçi olarak çalışan ve bu yüzden geceleri saat ikiden sonra yazı masasına oturarak ilk kitabını kaleme alan McCormack, Komadan Notlar’da farklı ve yeni bir kurgu tekniği kullanır.

Ana hikâye klasik şekilde akarken, kitabın pek çok sayfasında yer alan dipnotlarda Somnos Projesi’nin ayrıntılarını okumaya başlarız. Hayati ayrıntılar da değildir bunlar, hatta bir kısmı sadece teknik detaylar içerir ve bu dipnotların birbiriyle doğrudan bir devamlılığı yoktur. Parça parça fotoğraf kareleri çekilir sadece, bu karelerin birleşimiyse bize yeni cezaeviyle ilgili pek çok ayrıntı verir.

Ayrıca romanın biçimsel tercihi de bir tanıklık mantığı üzerine kuruludur. Kabaca özetlersem; JJ’in başvurusu, zaten popüler bir tartışma konusu olan Somnos Projesi’ni hepten merkeze taşır ve JJ gündem haline gelir. Öyle ki sözlerinden tişört baskısı yapılırken, kalp ritimleri üzerine düzenlenen bir şarkı Avrupa çapında en çok dinlenen şarkı olur. Hal böyle olunca da gazeteci olduğunu tahmin ettiğimiz birtakım kişiler, JJ’yi tanıyan beş kişiyle (babası Anthony, sevgilisi Sarah, komşusu Frank, öğretmeni Gerard ve projenin yürütücüsü Kevin) görüşürler ve biz de JJ hakkında hemen her şeyi kısa kesmelerle ve bu beş kişinin söyledikleri üzerinden öğreniriz.

Bir karakter yaratırken her şeyden önce o karakteri bütünlüklü olarak hayal ettiğini, en işe yaramaz, en sıkıcı ayrıntıları bile oturup saatlerce düşündüğünü söyleyen McCormack, Komadan Notlar’da hem biçimsel hem kurgusal olarak lezzetli bir romanla Türkiye’ye merhaba diyor.

Umarım “utanç verici şekilde ihmal edilmiş” olan McCormack’ın diğer kitaplarını da okuma şansına erişiriz.

Ve umarım “utanç verici şekilde ihmal edilmiş” olan yerli yazarlarımız da yazmaya devam ederler.

KAYNAKLAR