Uderzo öldü, yaşasın Asteriks

Bugüne kadar 38 kitaptan oluşan Asteriks’in maceraları, ilk kez 29 Ekim 1959’da Pilote dergisinin ilk sayısında yayımlandı. Asteriks ve arkadaşlarının maceralı dünyasını bize açan Goscinny & Uderzo ikilisinin hayattaki son ferdi Albert Uderzo, geçtiğimiz salı akşamı, 92 yaşında, Paris’teki evinde öldü. Bize de bu iki eğlenceli ihtiyardan öğrendiğimiz altın öğüt kaldı: Kaç kişi olursak olalım, zalimlere karşı direnebiliriz!

Esin İleri  esinileri@gmail.com

Asteriks’i bilmeyen var mı? Hani Sezar’ın ordularına kafa tutan bir avuç Galyalı’nın maceralarının anlatıldığı ve dünya çapında yaklaşık 400 milyon kopya satan çizgi roman serisi. Milattan önce 50 yılında, Roma İmparatorluğu Galya’yı (şimdiki Fransa diyelim) işgal etmiştir. Her maceranın ilk sayfasındaki haritaya bakınca, büyüteçle gösterilen yerde, ufacık bir köyün bağımsızlığını koruduğunu görürüz. Haritanın altında ise şu yazar: “İsa’nın doğumundan önceki 50. yıldayız. Romalılar bütün Galya ülkesini ele geçirmiş. Bütün Galya ülkesi mi? Hayır! Domuzuna Galyalı olan küçük bir köy düşmana direniyor.”

Asteriks ve arkadaşlarının maceralı dünyasını bize açan Goscinny & Uderzo ikilisinin hayattaki son ferdi Albert Uderzo, geçtiğimiz salı akşamı, 92 yaşında, Paris’teki evinde öldü. Bize de bu iki eğlenceli ihtiyardan öğrendiğimiz altın öğüt kaldı: Kaç kişi olursak olalım, zalimlere karşı direnebiliriz. Tabii biraz devegücütazıhızı şerbeti de fena olmazdı!

Peki kim yaşıyor bu köyde? İçene güç veren ve köyün Roma lejyonerlerinden korunmasını sağlayan sihirli iksirin gizli tarifini bilen tek kişi, Hokuspokus ile başlayalım. Köyün büyücüsü Hokuspokus, uzun beyaz saçı sakalı, sırtında kırmızı pelerini ve elinde altın orağıyla ağaç tepelerinden ökse otu toplayıp başka malzemeler de katarak köyün alametifarikası olan iksiri hazırlıyor. Çocukken kazana düştüğü için iksire ihtiyacı olmayan ama her macerada iksir için yalvaran Hopdediks dışında, içenler güçlenip Romalıları pata küte dövüyorlar. Seriye adını veren sarışın ufak tefek Asteriks’in en yakın arkadaşı patlıcan burunlu Hopdediks’in köpek dostu İdefiks ise 5. albümde hayatımıza girdi ve bir daha hiç ayrılmadı. Köyün şefi Toptoriks ve karısı Dediğimdediks, deniz kıyısında yaşayıp sattığı balıkları Lutecia yani Paris’ten getirten ve bayat balıklar kokuyor diyenle, özellikle de demirci Tamotomatiks ile kavgaya tutuşan Palamutiks ve her maceranın son karesinde sussun diye ağaçtan sarkıtılan ya da bir yere kapatılan köyün bet sesli ozanı/müzisyeni Dertsiziks ile birlikte adını bildiğimiz 29 karakter ve daha niceleri yaşıyor.

BU SİHİRLİ DÜNYAYI YARATAN GOSCINNY VE UDERZO

Bugüne kadar 38 kitaptan oluşan Asteriks’in maceraları, ilk kez 29 Ekim 1959’da Pilote dergisinin ilk sayısında yayımlandı. 1961 senesinde kitap olarak basıldı. Asteriks’in iki babasından biri, yazar René Goscinny 1977 yılında ölmüştü. Onu aynı zamanda Pıtırcık’ın (Le Petit Nicolas) yaratıcısı ve Morris’in efsanevi karakteri Red Kit’i (Lucky Luke) uzun bir süre kaleme alan kişi olarak da tanıyoruz. Partnerinin ölümünden sonra, 34. bölüme kadar, basılan 10 kitabı Albert Uderzo hem yazdı hem de çizdi. Artrit nedeniyle çizim yapmayı bırakan Uderzo ilk başta Asteriks’in başkaları tarafından çizilmesine karşı gelse de, 4 yıllık bir sessizlikten sonra 2013’te bayrağı devretmeye razı geldi. O tarihten beri basılan dört macerayı Jean-Yves Ferri yazdı, Didier Conrad resimledi. Covid-19 salgınının ilk günlerinde sosyal medyaya düşen görsellerden hatırlayacağınız koronavirus isimli kötü karakterin yaratıcıları da bu yeni ikili.

İtalyan bir çiftin oğlu olan Albért Uderzo, 1927 yılında Fransa’da doğuyor. 40’lı yılların başında Chêne yayınevinin düzenlediği bir çizim yarışmasını kazanıp orada çizer olarak çalışmaya başlıyor. Goscinny ise o sıralarda çocukluğunu geçirdiği Arjantin’den ayrılmış, New York’ta yaşamakta. 1951 senesinde Belçikalı haber ajansı World Press’in Paris ofisinde çalışmak için doğduğu şehre dönen Goscinny, orada yeni işe başlamış olan Uderzo’yla tanışıyor ve bir daha aralarından su sızmıyor.

1959’un bir yaz akşamında, Paris’te bir sosyal konutun balkonundayız. Goscinny ve Uderzo, balkonda pastis içerken bir taraftan da yeni çıkacak Pilote dergisine bir çizgi karakter yaratmak için zihinlerini birleştiriyorlar. Taş devrinden başlayan sohbetleri Galyalılara vardığında ise kuşakları etkileyecek bir evren doğuyor. Bu muzip ikili, herkese, karakterleri yaratırken derinlemesine pazar araştırması yapıp bilgisayardan yararlandıklarını söylemiş. Ama 70’lerin sonunda bir röportajda aslında balkonda içki içip kahkahalar atarak bu karakterleri yarattıklarını itiraf ediyorlar. O gece, Galyalılara –iks, Romalılara –us ile biten isimler veriyorlar ve bu yöntem halen devam ediyor. İsimlere bakarak kimin hangi halktan olduğunu anlamak kolay, örneğin Yunanlılara –as, Mısırlılara –is, Hintlilere de –ah ile biten isimler veriyorlar. Anlattıklarına göre, hep kahkaha atarak.

TÜRKÇE ÇEVİRİLER: HOPDEDİKS’TEN OBELİKS’E

Bu kelime oyunları ve mizahi dil bize Türkçe versiyonlarda da eşlik ediyor, hatta karakterleri çok sevmemizde bunun da etkisi vardır diye düşünüyorum. Aslında, 1960’larda Serdar Yayınları, kitapları Aster ve Bücür ismiyle ve telif vermemek için başka yazar/çizerlerin adıyla basar, sonraki yıllarda da Bulvar ve Tercüman gazeteleri tefrika olarak yayımlar. Ama hepimize ulaşan ve aşina olduğumuz ilk resmi çeviriler için 1973 senesini beklememiz gerekiyor. Kervan yayınları, serinin 16 kitabını, sekizi Halit Kıvanç, sekizi de Tevfik Ünsi çevirisiyle yayımladığından beri Asteriks ve arkadaşları hayatımızın bir parçası haline geldi.

2009 senesinde Albert-René yayınlarından (Albert Uderzo ve René Goscinny’nin isimlerinden) çıkan ansiklopedik Asteriks kitabına göz atıyorum. Hazırlanmasında Uderzo’nun da büyük emekleri olan kitapta, karakterlerin yabancı dillerdeki isimlerinin çizelgesi var. En tepede de şu yazıyor: Asteriks ve Obeliks’in isimleri her dilde aynıdır. Oysa Türkçe basımlarda Obeliks önce Hopdediks olacak, daha sonra da hiç ısınamadığım Oburiks adını alacaktı… Peki ya diğer karakterler?

Asteriks’in adı yıldız işareti* asteriskten, Hopdediks’in adı Obélix ise ÷ ve † şekillerinde yazılan obelus sembolünden türetilmiş. Obeliks aynı zamanda dikilitaş demek, yani Hopdediks’in mesleği olan taş oymacılığına atıf var. Hokuspokus ökse otu toplamak için ağaç tepelerinde gezdiğinden, panorama kelimesinden türetilmiş Panoramix adını taşıyor. Şef Toptoriks’in Fransızca adı Abraracourcix, “tüm gücüyle” anlamına gelen à bras raccourcis deyiminden geliyor. Balıkçı Palamutiks’in ismi Ordralfabétix de Fransızca “alfabe sırasına göre” demek, köyün ozanı Dertsiziks’in özgün adı Assurancetourix ise, “assurance tout risque/her riske karşı” diye adlandırılan bir çeşit araba sigortasından alınmış. Bu vesileyle, yaptığı kelime oyunları ve incelikli mizah anlayışıyla bu isimlerin birçoğunu, özellikle de “devegücütazıhızı”nı dilimize kazandıran, bize Asteriks dünyasını sevdiren Halit Kıvanç’a sonsuz sevgiler yollayalım.

BİTMEYEN MACERA

Bir taraftan kendi köylerini Sezar’ın ordularından korurken bir taraftan da yardım isteyenlerin peşinden dünyayı dolaşan Asteriks ve arkadaşları, Roma, Atina, Hindistan, Mısır’ı geziyor, hatta Olimpiyatlar’a katılıyor. Zaten yazar Goscinny, karakterlerin oluşma sürecinde Uderzo’dan tek bir şey rica ediyor, o da karakterler kolayca yolculuğa çıkabilsin diye köyü deniz kıyısına yerleştirmesi. Goscinny’nin bu deniz, özellikle de okyanus sevgisi, üç yılda bir tayini çıkan babasıyla dünyanın dört bir tarafına sayısız kez gemi yolculuğu yapmasından geliyor. Uderzo da, kendi Kelt atalarına bir saygı duruşunda bulunarak köyü Fransa’nın kuzeybatısında bulunan Brötanya kıyılarına çiziyor.

Asteriks serisinde, coğrafya kadar tarih de var. Ama Jül Sezar ve Kleopatra gibi tarihi karakterlerin yanında popüler kültüre de selam çakılıyor. Goscinny&Uderzo ikilisi, Beatles’ın Yellow Submarine şarkısından yola çıkıp İelosubmarine isimli bir karakter yaratıyor, hatta Beatles üyelerini de bir bölümde çiziyorlar. Onun dışında? Liste Lorel&Hardy’den tutun eski Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’a, ZeroZeroSix yani SıfırSıfırAltı karakteri ile karşımıza çıkan James Bond’un efsanevi oyuncusu Sean Connery’ye, gladyatör Spartakis’e görünüşünü veren Kirk Douglas’a, hatta Arnold Schwarzenegger’e kadar uzanıyor. E, kendilerini de çizmeseler olmazdı değil mi ? Üç kitapta kendilerini de çiziyorlar.

DEVE GÜCÜ TAZI HIZI ŞERBETİ

Uderzo’nun da aramızdan ayrılmasıyla birlikte, koskoca bir evren öksüz kaldı. “Romalılar çıldırmış olmalı”, “Sana iksir yok, sen kazana düştün” ya da “Aşksız hayat ne kadar bayat” replikleriyle akılımıza kazınan Asteriks dünyası artık yeni kuşak okur ve yazar/çizerlere emanet. Hopdediks’in ünlü sözünden yola çıkarak “Asteriks’siz hayat, ne kadar da bayat” diyor ve Uderzo’dan aldığım devegücütazıhızı şerbeti tarifiyle bu yazıyı bitiriyorum. İksir için gerekli malzemeler: Istakoz, havuç, soğan, tuz, kır çiçekleri, dört yapraklı yonca, “taze” balık ve neft yağı – elinizde neft yağı kalmadıysa bir miktar pancar suyu da koyabilirsiniz. Ve tabii ki ökse otu.

Uderzo bir röportajında, “İksirdeki ökse otu, meşe ağacından toplanacak. Bahçemde birçok meşe ağacı var ama üzerlerinde hiç ökse otu yok, oysa kavaklarda, elmalarda bol bol var. Sanırım iksirin gücü de meşede bulunan ökse otlarının son derece nadir olmasından geliyor” diyecekti. Oysa dikkatli okur biliyor ki, o ufak Galya köyünün sakinleri sihirli iksir olmadan da yeterince güçlü. Önemli olan zalime dur deme cesareti. İyi ki yaşamış Albert Uderzo. Onu ve René Goscinny’yi saygıyla, sevgiyle anacağız.