Öğrenci ile danışman arasındaki 'gizli' özne

İletişim Yayınları’ndan çıkan Bu Tez Nasıl Bitecek?: Lisansüstü Öğrenciler İçin Araştırma Kılavuzu, öğrenci ile danışman arasındaki ilişkide “gizli özne” şeklinde konumlanarak, işlev kazanıyor. Tez yazma şablonunun yanı sıra, doğal okura günlük hayata kolayca adapte edebileceği bir düşünme sistemi de bahşeden Tayşir, içimizdeki “büyük gücü” kontrol edebilmenin ipuçlarını bize veriyor.

Büşra Uyar

Lisans eğitiminin başlamasıyla beraber birçok öğrencinin “ilk akla gelen” coşkusu, akademiye yöneliktir. Sevilen ve ilgi duyulan alanda kişisel tercihlerle ilerleyebilme hakkı ve sorumluluk sahibi olabilmenin verdiği haz “gençlik kanı”yla bir araya gelerek öğrenciye yoğun ve acemi bir enerji verir. Bu yoğun enerji öğrenci ve katkı sağlayacağı alan için müthiş bir itki olma potansiyeli taşırken, bir yandan da ciddi bir tehlike arz eder. İtkidir; çünkü hiçbir akıl işleyişi aynı değildir ve içselleştirilmiş bir disiplin ve çalışmayla her şey “yeniden” söylenebilir. Tehlikedir; çünkü bilim rotasız çıkılabilecek heyecanlı bir yol değildir.

Akademik yolculuğunda çoğu öğrenci için bilim, büyüleyicilik ve iç karartıcı külfet terazisinde, iki zıt kutup arasında daima gider gelir. Akademisyenin görevi işte tam olarak burada, hareketi dengeleme ve öğrencisini yönlendirme noktasında başlar. Ancak bir diğer sıkıntılı nokta da budur. Zira akademisyenin “donanımı”, bu ikili kültür ilişkisi için başlı başına yeterli değildir: İki öznenin de aynı coşku paydasında buluşabilmesi gerekir.

TEZ YOLUNA GİDEN TAŞLAR 

İletişim Yayınları’ndan çıkan Bu Tez Nasıl Bitecek?: Lisansüstü Öğrenciler İçin Araştırma Kılavuzu, bu noktada işlevsel bir rehber olarak hedef kitlesinin ve doğal okurun karşısına çıkıyor. Eyüp Aygün Tayşir bu çalışmasında yüksek lisans ve doktora öğrencilerine tez yoluna giden taşları dizmenin yollarını gösterirken, bir yandan da danışman akademisyenlerin sırtındaki yükü hafifletiyor.

Bu Tez Nasıl Bitecek?: Lisansüstü Öğrenciler İçin Araştırma Kılavuzu, Eyüp Aygün Tayşir, 208 syf., İletişim Yayınları, 2019.

Dört bölümden oluşan ve “Araştırma Sorusu Bulmak”, “Kuramsal Arka Planı Tasarlamak”, “Araştırma Sürecinin Tasarımı” ve “Pozitivizme Yönelik Eleştiriler ve Pozitivizmin Savunusu” başlıkları üzerinden kurgulanan çalışma, bir düşünce sistemi kurma konusunda acemi öğrencileri adeta “kalbinden” vuruyor. Tayşir’in samimi dili ve anlaşılır örneklendirmeleri öğrencinin zihnindeki “katı danışman” profilini kırarken, diğer yandan da ilgisiz ve heyecansız akademisyenlerle ilerlemek zorunda kalan öğrenciler için de bir tutunacak dal halini alıyor.

Tayşir, kurduğu dengede yalnızca öğrenciden yana bir tavır sergilemiyor elbette. Tez aşamasında sorulabilecek en basit ama cevaplanması elzem soruları yanıtlayan Tayşir, böylece öğrencinin de hoca için “nitelikli” bir hale gelebilmesini de sağlıyor. Öğrencinin sorgulama ve savunma dürtüsünü fitillemeyi, onu akademik bir “olgunluğa” eriştirmeyi amaçlayan çalışma böylelikle akademisyenin önündeki asıl zorlu engelleri de kaldırıyor.

Bu Tez Nasıl Bitecek?: Lisansüstü Öğrenciler İçin Araştırma Kılavuzu’nun en kuvvetli yönlerinden biri de şüphesiz ki ezberci eğitim sisteminin enkazını ortadan kaldırıp, süreci yeniden inşa etme sürecinde aktif bir rol oynaması. Kendini ezberleyebildiği sürece başarılı ve ezberletebildiği sürece donanımlı gören herkesi karşısına alan Tayşir; çalışma boyunca “ne”, “nasıl” ve “ne zaman” sorularının doğru şekilde sorulmasına yönelik öğretici bir ısrardan asla vazgeçmiyor. Soruların yanı sıra, cevapların da nitelikli olabilmesini nihai amaç belirleyen yazar, özellikle ülkemizde akademik açıdan zorlu ama son derece gerekli bir sorumluluk üstleniyor.

Bu Tez Nasıl Bitecek?: Lisansüstü Öğrenciler İçin Araştırma Kılavuzu, öğrenci ile danışman arasındaki ilişkide “gizli özne” şeklinde konumlanarak, işlev kazanıyor. Tez yazma şablonunun yanı sıra, doğal okura günlük hayata kolayca adapte edebileceği bir düşünme sistemi de bahşeden Tayşir, içimizdeki “büyük gücü” kontrol edebilmenin ipuçlarını bize veriyor. Bu ipuçları, ilginç bir şekilde, öğrencileri bilim yolunda, süperkahraman -ve aynı zamanda- akademik hayatın acemisi Peter Parker’la özdeşleştiriyor: “Büyük güç, büyük sorumluluk ister.”