Bir kedi... Bir devrimci... Bir hayat...

Barış Soydan’ın öykü kitabı 'Kediler ve Erkekler' okurla buluştu. On bir öykünün yer aldığı kitap, kedilerin erkeklerin yaşamını nasıl etkilediği ve yaşamlarına değdiği insanların hikayelerini anlatıyor.

Google Haberlere Abone ol

Uzun zamandır öykü okumadığımı fark ettim. Barış Soydan’ın yeni çıkan Kediler ve Erkekler adlı öykü kitabını gördüğümde itiraf etmem gerekir çok çekici gelmemişti. Kedilerle aramın iyi olmaması ile konunun bir alakası yok. Hatta kötü olduğunu da söyleyemem. Evde her ne kadar çok benim sayılmasa da sonuçta bir kedi var. Bu arada hayatımda tanıdığım en ilginç kedi olduğunu itiraf etmeliyim. Kedinin evde varlığı ile yokluğu bir... İstediği zaman ortaya çıkıp şöyle bir dolanıp sonra yok oluyor. Hele yabancı birisi gelirse mümkünü yok ortalıkta görünmediği gibi evin neresine saklandığını bulmak da imkansız. Bir ara evden kaçtığını bile düşünmüştüm. Sonra mamasının düzenli eksildiğini görünce evde bir yere saklandığını tahmin ettim.

KEDİLERİN DEĞİL, ERKEKLERİN ÖYKÜLERİ

Dedim ya Kediler ve Erkekler belki ismi nedeniyle de çok çekici gelmedi. Fakat öyküleri okumaya başladığımda ilk hissettiğim duygu uzun zamandır öykü okumadığım gerçeği oldu. Belki iyi öyküler önümüze çok çıkmıyor, ondandır. Barış Soydan’ın Kediler ve Erkekler adlı yeni öykü kitabında on bir öykü yer alıyor. Elbette her öykünün merkezinde bir kedi ve bir erkek var. Fakat bence bu öykülerde bir kedinin yer alıp almamasının bir önemi yok. Aslında her öykü bir insan hikayesi ve bu insanların yaşamlarına değen kedileri içeriyor. Ama sizi bu öykülerde sürükleyip götüren kedilerin yaşamı değil onların yaşamlarına değdiği insanların hikayeleri. Yani bir kedi yerine bence bir köpek y ada bir başka hayvan olsaydı bu öykülerin içeriğinde önemli bir değişiklik olmazdı.

Kediler ve Erkekler-Uykudan Önce Öyküler, Barış Soydan, 144 syf., The Roman Yayınevi, 2019.

KEDİLER... KEDİLER... KEDİLER... 

Uzun yıllar örgüt yaşamının içinde bulunmuş, hapishanelerde yatmış sonra ölüm orucunda Wernicke korsakof hastalığına yakalanmış Adnan’ın sığındığı baba evinde yaşama tutunma çabasında bir kedinin rolü ne olabilir?  Aslında profiline kedisi Tarçın’ın fotoğrafını koyan Adnan’ın geçmiş yaşamını bilenler için bu inanılmaz bir olay olarak gözükebilir. Öyküde aslında Adnan’ın yeni yaşamını kurmasında yeniden yavaş yavaş yürümeyi öğrenmesinde Tarçın’ın çok belirleyici olduğunu söyleyemeyiz. Hatta Tarçın’ın, Adnan’ın yeniden yürümeyi öğrenme, insanlarla ilişki kurma ve bir kadınla tanışmasında çok önemli katkısı belki yok. Tarçın, Adnan’ın yaşamına hiç fark ettirmeden yavaş yavaş giriyor. Hani derler ya insanlar kedileri değil, kediler insanları seçer diye. Buna ne kadar sahiplik denirse tabii… Ama Adnan artık yıllar süren fırtınalı, defalarca atlattığı ölümün kıyısında dolanan yaşamından, bir başka yaşam biçimine geçmeyi başardığında artık hayatında Tarçın vardır.

PLAZALARIN KAPISINDAN İÇERİ GİREMEYEN KEDİLER

Beni etkileyen bir başka öykü bir halkla ilişkiler şirketinde çalışan Murat’ın şirketinin bir plazaya taşınmasının ardından şirketin çaycısı ve kedisinin yaşamının nasıl değiştiğini anlattığı acıklı hikaye oldu. Böylesi değişiklikler o şirketlerde çalışanlar için olağandır. Patronlar bazen masrafları kısmak, bazen de prestij için onlarca kişinin çalıştığı iş yerlerini bir günde bir başka yere taşırlar. Ama bir de o şirketlerde küçük işler yapan, yaşamı o işlere bağlı olanlar vardır. İşte onların yaşamı neredeyse kökten değişir.

On yıldır o şirkette çalışan çaycı Salih’in de yaşamı böyle bir taşınmanın ardından değişti. Eşini yeni kaybetmiş emektar Salih, çay ocağında yeni bir arkadaş, Şaban adını koyduğu bir kedi, edinmişti. Ama şirket taşınınca yapacağı işler sınırlıydı. O da Şaban’la birlikte iş hanlarının karanlık koridorlarına, onun ölümünün ardından sokaklara döndü. Anlatılan galiba bir kedinin hikayesi kadar Salih gibi bir şirketin kapısında güvenlikçi, çaycı, temizlikçi olarak çalışan bizim yaşantımızda küçük değişiklik olarak gördüğümüz değişimlerin onların hayatlarını nasıl derinden etkilediğinin farkında olmadığımız insanların hikayesi.

Barış Soydan’ın Kediler Ve Erkekler adlı öykü kitabında erkeklerin yaşamına giren on bir öykü yer alıyor. Bu on bir öykünün her birinde on bir kedinin nasıl erkeklerin yaşamını etkilediği hatta bazen çok belirleyici olduğu aktarılmış. Barış Soydan, kitabında anlatılan öyküler için “Kadınların anlaması zor” demiş. Kediler ve Erkekler, erkeklere yazılmış öyküler içeriyor. Erkeklerin kedilerden öğrendikleri içinse şunları söylüyor: “Kibarlık, merak, düşmeyi bilmek, boyun eğmemek, gerektiğinde burnunun dikine gitmek, icabında çekip gitmek, sürüden ve sürülerden uzak durmak, tasma takılmasına direnmek, özgürlükten vazgeçmemek.”