Diyarbakır’da edebiyat şöleni: Kendimizi evimizde hissediyoruz

Son iki gününü yaşayacağımız Diyarbakır Kitap Fuarı'nda yayıncılarla fuarı konuştuk. Kürtçe yayınlara ilginin arttığını fakat bu yayınlara ulaşmanın gittikçe zorlaştığını anlatan yayıncılar, Diyarbakır'ın bir edebiyat şehri olduğunu ve burada kendilerini evlerinde hissettiklerini belirttiler.

Anıl Mert Özsoy  aozsoy@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Bu yıl 7’ncisi düzenlenen TÜYAP Diyarbakır Kitap Fuarı, rekor katılımla devam ediyor. Yayıncılık dünyasını, okur ve yazarları bir araya getiren fuarı, Aras Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş, şair Cihan Ülsen, Kürtçe çocuk yayıncılığı yapan Hiva Yayınları editörü Ülkü Bingöl, Dipnot Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Emir Ali Türkmen, Lis Yayınları Genel Yayın Yönetmeni şair Lal Laleş, Nûbihar Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Çevik ve yazar Abdullah Aren Çelik’ten dinledik.

İşte heyecanıyla, yayınevlerinin talepleriyle, Kürtçe yayıncılığın sorunlarıyla ve Diyarbakır’da edebiyatın bir araya getirdiği yazarlarla fuar ve ötesi…

‘KAYYIMI UNUTMUYORUZ’

Aras Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Rober Koptaş, Diyarbakır’ı ikinci adresleri olarak gördüklerini vurgulayarak “Özellikle Mıgırdiç Margosyan ve Diyarbakırlıların ona gösterdiği hürmet ve sevgiden dolayı çok sıkı bağlar içerisindeyiz. Bu sene Silva Özyerli, Amida’nın Sofrası Yemekli Diyarbakır Tarihi kitabında kendi aile ve Diyarbakır tarihini harmanlayarak anlatıyor. Bu kitap da fuarı perçinlemiş oldu” dedi. “El üstünde tutulduğumuz, sevgi ve saygıyla karşılandığımız bir yer Diyarbakır. Kendimizi çok rahat ve şımartılmış hissediyoruz. Diyarbakır’da olmaktan her zaman memnunuz” diyen Koptaş, şehre kayyım atanmasıyla ilgili olarak “Tabii ki acılı da bir şehir burası… Baskılar, kayyımlar ve benzeri uygulamalar devam ediyor ve bu durumu unutmuyoruz. Edebiyat, kitap ve kültür üretmenin, birlikte paylaşımda bulunmanın, ortaklaşa bir şey yapmanın her zaman zalimlerden yana daha güçlü olduğuna inanıyoruz” ifadelerinde bulundu.

‘YAYINEVLERİ BÜTÜN KİTAPLARINI GETİRMEMİŞ…’

Uzun yıllardır Diyarbakır’da yaşayan şair Cihan Ülsen ise fuarda birçok yayınevinin tüm kitaplarıyla fuara katılmamasını eleştirerek, “Fuarın yapılamadığı yıllar çok ciddi bir kırgınlık yaratmıştı. Organizatörler bu yanlışı görüp vazgeçtiler. Geçen sene çok iyiydi, bu sene ise ilginin daha da arttığını görebiliyoruz. Diyarbakır, okuma oranının çok yüksek olduğu bir şehir. Kitap fuarı da bu açıdan çok önemli. İnsanların direkt kitaplarla, yazarlarla ve yayıncılarla temas etmesi her iki tarafı da besleyen bir durum. Bunun daha da büyümesi gerektiğini düşünüyorum. Yayınevleriyle ilgili şöyle bir eleştirim olabilir: Bütün kitaplarını getirmemişler. Her yayınevinin çok satanları reyonlarda var ama yayınevinin okuyucusunun gerçekten arayıp da bulamadığı kitaplar getirilmemiş. İnsanlar indirim konusunda şikayetçi. Bunlara çözüm getirilebilirse çok daha iyi olacak. Dokuz gün az bir zaman, en azından iki hafta yapılabilir” şeklinde konuştu.

‘KÜRTÇEYE TALEBİN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ’

Kürtçe çocuk yayıncılığı yapan Hiva Yayınları editörü Ülkü Bingöl ise fuarın şehirde heyecan yarattığını belirterek şunları söyledi:

“Kitap fuarı yazarlar, okurlar ve şehir için heyecanın doruk noktası… Fuarda Kürtçe’ye talebin arttığını görüyoruz. Fuara özel indirimler uyguluyoruz. Kürtçenin ilk çocuk yayıneviyiz ve Kurmançi, Zazaki ve Sorani lehçesinde kitap çıkarıyoruz. Dil eğitimi ve edebiyat alanında kitaplarımız var.”

‘SON 2-3 SENEDE KORKU ATMOSFERİ OLUŞTU’

Geçtiğimiz yıllarda 14 kitabı yasaklanan ve kamuoyunda tepkilere neden olan Avesta Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Keskin, geçmişe oranla ilgide ciddi bir artış olduğunu belirtti. Keskin, yasaklanan kitapların hemen ardından bir ‘korku atmosferi oluştuğunu vurgulayarak, “Biz de okur da yasaklanan kitapları kanıksadık. Son 1.5 yılda 14 kitabımızın yasaklanmasıyla birlikte eski günlere döndük. Bunun en kötü yanı yeni bir iş alanı doğuyor; şuna itiraz etmek, buna itiraz etmek… Ayrıca son 2-3 senede korku atmosferi oluştu. Eskiden karşılaşmadığımız sorularla muhatap oluyoruz. Okurlar ‘Bu kitaplar üzerimizde yakalanırsa bir şey olur mu?’ diye soruyor. Bu korku ikliminin boğulması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘KENDİMİZİ EVİMİZDE HİSSEDİYORUZ’

Dipnot Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Emir Ali Türkmen, son dönemlerin en güzel fuarlarından birini geçirdiklerini belirterek, “Bizim açımızdan Diyarbakır’ın özel bir anlamı var: Selahattin Demirtaş’ın bu şehirli olması, Gültan Kışanak’ın bu şehrin belediye başkanı olması ve İdris Baluken’in bu şehrin milletvekili olması… Kendimizi evimizde hissediyoruz” dedi.

‘YAKLAŞIK 5 YILDIR KÜRTÇE YAYINCILIK ZOR BİR DÖNEM GEÇİRİYOR’

Lis Yayınları Genel Yayın Yönetmeni şair Lal Laleş, Kürtçe yayıncılığın kendine has sorunları olduğunu ve bu sorunların çözümü için bir örgüt kurulması gerektiği ifade etti. “Fuar, bölge için büyük önem arz ediyor. Okur yazar ilişkisinin yaşandığı bir fuarla karşı karşıyayız. Yüksek katılım da bu buluşmaların Diyarbakır için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Katılımcı yayınevleri ve yazarların çeşitliliğinin okura sunduğu kitapların varlığı ilgiyi daha da arttırıyor” diyen Laleş yayıncılık sektörüyle ilgili olarak şunları söyledi:

“Yaklaşık 5 yıldır Kürtçe yayıncılık zor bir dönem geçiriyor. Darbe girişimi sonrası büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldık. Okurun kitaba ulaşmasında sıkıntılar yaşanıyor. Kitapların yayınlanmasında ve hazırlanmasında kalifiye editörlerin olmamasının yanı sıra, reklam ve tanıtım alanlarının olmaması işimizi daha da zorlaştırıyor. Yayıncılık sektörünün sorunlarını çözebilecek bir mekanizmanın yokluğundan da bahsedebiliriz. Kürtçe yayıncılık kendi içindeki sorunlarıyla Türkçe yayıncılıktan ayrılıyor ve buna dair bir örgütlülük söz konusu değil. Temelde en büyük ihtiyaç Kürtçe yayıncılık yapan yayınevlerinin örgütlenme içerisine girmesi ve çözüm arayışına girmesi gerekiyor.”

‘FUARLARIN ÖZEL BİR OKUYUCUSU VAR’

Nûbihar Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Çevik, fuar fiyatlarını eleştirerek gelirlerinin büyük bir kısmının giderlere harcandığını ifade etti. Çevik, “Kürtçe ile ilgili akademik çalışmalar ve çözüm süreci döneminde Kürtçe’ye olan ilgi arttı. Kürtçenin okuyucusu belli… Fuar okuyucusunun ilgisi ise her zaman artarak devam ediyor” dedi.

‘DİYARBAKIR, KÜLTÜR VE SANAT ALANINDA BİR KAPI NİTELİĞİ TAŞIYOR’

Diyarbakır’ın kültür sanat alanında bir merkez olduğunu vurgulayan yazar Abdullah Aren Çelik, “Diyarbakır’da bir fuarın olması ve yazar dostlarımızla bir araya gelmek çok keyifli…” dedi. Bu durumun oluşmasında Diyarbakır’ın doğuya açılan bir kapı olmasının etkisinin olduğunu belirten Çelik, “Diyarbakır, yüzünü Batı’ya dönmüş ve bir yanıyla Doğu’da kalmış bir şehir. Diyarbakır, kültür ve sanat alanında bir kapı niteliği taşıyor” şeklinde konuştu.

Diyarbakır Kitap Fuarı bugün ve yarın yapılacak olan panel, söyleşi ve imzalarla devam edecek.