10 yıl gençleşmek mümkün mü?

Özgür Gökmen Çelenk'in 23 uzmandan görüş alarak oluşturduğu "Gençlik Sırları" kitabı Posta Kitap tarafından yayımlandı. "‘Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle sağlıklı kalabilirsiniz’ klişesinin gerçekte karşılığı var" diyen Çelenk ile sağlıklı olmayı, kitabı ve gazetelerde bulunan sağlık haberlerinin içeriğinin doğruluğunu konuştuk.

Erdal Erkasap

Deneyimli sağlık editörü Özgür Gökmen Çelenk’in ilk kitabı Gençlik Sırları raflardaki yerini aldı. Kitapta genç görünmek ve sağlıklı yaşamak için 23 farklı doktorun 250 önerisi yer alıyor. Özgür Gökmen Çelenk ile kitabı hakkında konuştuk.

Gerçekten 10 yıl gençleşmek mümkün mü?

Her şeyden önce gençleşmek yalnızca yüzünüzün ya da bedeninizin nasıl göründüğüyle ilgili değil. Evet, hepimiz kırışıklıklarımızı, saçlarımızın ağardığını, fiziksel gücümüzün azaldığını gözlemliyoruz. Ama bir de görünmeyen değişiklikler var. Sertleşmeye başlayan damarlarımız, yağlanan karaciğerimiz, azalan kas gücümüz, zayıflayan kemiklerimiz, eski gücünde olmayan hafızamız… Bütün bunları tersine çevirmek mümkün olmasa da yavaşlatmak mümkün.

Nasıl peki?

Değiştirebileceğiniz ve değiştiremeyeceğiniz etkenler var. Önce bunu iyi ayırt etmek gerekiyor. Kitap için kardiyoloji, nöroloji, endokrinoloji, fizik tedavi, psikiyatri gibi pek çok alandan doktorla konuştum. Hepsinin ortaklaştığı noktalar var. İyi besleneceksin, vücuduna gereksiz besin almayacaksın, hareket edeceksin ve kötü alışkanlıklardan vazgeçeceksin. Bunlar değiştirebilecekleriniz. Bir de genetik yükünüz, yaşınız gibi değiştiremeyeceğiniz faktörler var.

Genetik bilimindeki gelişmelerle hastalıklara müdahale ediliyor sanırım…

Gelecekte önemli gelişmeler olacak ama modern tıbbın şu anda küçük bir oranda müdahale etme şansı var. Örneğin anneniz ya da teyzenizde genç yaşta meme kanseri öyküsü varsa BRCA1 ve BRCA2 genine baktırıyorsunuz; pozitifse korunmak için memelerinizin içini boşaltıyorsunuz. Tıpkı Angelina Jolie örneğinde olduğu gibi. Yine genetik testler sayesinde bazı hastalıklar açısından yüksek risk taşıyıp taşımadığınız belirlenebiliyor. Mesela kalp hastası ya da diyabet olma olasılığınız belirlenip size bu hastalıklardan korunmak, en azından ortaya çıkma yaşını ötelemek için bir yaşam planı çıkarılıyor. Türkiye’de de böyle merkezler var. Egzersiz, beslenme, doktor kontrolünden geçme aralığı gibi bir yaşam kılavuzuna sahip oluyorsunuz. Tabii bunlar pahalı yöntemler, dolayısıyla herkesin erişme gücü yok.

‘SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN YÜZÜNÜZE SÜRDÜĞÜNÜZ PAHALI KREMLERE GEREK YOK’

Sağlıklı olmak, gençleşmek maliyetli değil mi?

Elbette parası olan her türlü sağlık hizmetine, güvenli gıdaya, sağlıklı yaşam koşullarına daha kolay erişiyor. Ama sağlıklı yaşam için ticari beslenme programlarına, yüzünüze sürdüğünüz pahalı kremlere, devamlı besin takviyesi almanıza, önemli bir sağlık sorununuz olmadığı takdirde sık sık sağlık kontrolünden geçmenize gerek yok. ‘Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle sağlıklı kalabilirsiniz’ klişesinin gerçekte karşılığı var.

Gençlik Sırları-10 Yıl Gençleşmek İçin 250 Farklı Öneri, Özgür Gökmen Çelenk, 264 syf., Posta Kitap, 2019.

Hareket etmek, sağlıklı beslenmek gibi mi…

Evet, bunlar çok önemli bir kısmını oluşturuyor. Bugün dünyayı tehdit eden hastalıkların başında tansiyon, tip 2 diyabet ve kalp gibi kronik hastalıklar geliyor. Bu hastalıkların da en önemli sebeplerinden biri yanlış beslenme. Ünlü tarihçi Yuval Harari, ‘Home Deus’ kitabında şöyle çarpıcı bir bilgi veriyor. Özetle diyor ki ”Obezite ve buna bağlı hastalıklar 2010’da tüm dünyada 3 milyon insanın canına mal oldu. El Kaide ise birçoğu gelişmekte olan ülkeler olmak üzere 7 bin 697 kişinin hayatına mal oldu. Aşırı şişmanlık artık açlıktan daha fazla öldürüyor. Sıradan bir Avrupalı ya da Amerikalı için fast food ve şekerli içecekler daha büyük tehdit.”

‘TÜRKİYE’DE HER 5 KİŞİDEN BİRİ OBEZ’

Türkiye’de tablo nasıl?

İç açıcı değil… Her 5 kişiden biri obez. Pek çok önlenebilir hastalığın temelinde hareketsizlik ve kötü beslenme yer alıyor. Beslenme konusunda korkunç bir kafa karışıklığı var. Sürekli moda diyetler, sürdürülmesi imkansız beslenme programlarıyla insanlar kilo vereceğini düşünüyor. Üniversite okumuş insanlar bile paket paket diyet bisküvi yiyerek zayıflayabileceğini sanıyor. Ya da belki 10 ayda aldığı 10 kilodan, 10 günlük detoks yaparak kurtulabileceğini sanıyor. O sırada hızlı verilen kilonun vücudunda ne tür hasar yaptığının farkında bile değil. Burada da sağlık okur-yazarlığının önemi ortaya çıkıyor. Doğru kaynaklardan bilgilenmek çok önemli. Kitap için konuştuğum doktorlardan biri şunu söylüyor: “Hayatınız boyunca hiç şeker yemezseniz vücudunuzda bunun bir eksikliği olmaz.” Dolayısıyla genç kalmanın yolu neyi ne zaman, ne kadar yiyeceğinizden, hangi yaşta hangi testi yaptıracağınıza, nasıl egzersiz yapacağınızdan stresinizi nasıl yöneteceğinize kadar gibi bir dizi kuralı içeriyor. Yaşlanma, yaşamın kaçınılmaz bir evresi. Ama ilerleyen yaşa rağmen sağlıklı, mutlu olmak, daha fit-dinç görünmek, dengeli bir ruh haline ve genç bir cilde sahip olmak hayal değil…

Kitapta bir de ruh sağlığı kısmı var…

Konuştuğum psikiyatrlar hep ‘İnsanlar grip olduğunda doktora gidiyor ama depresyona girdiğinde ya da aşırı kaygı yaşadığında psikiyatra gitmiyor’ diye yakınıyor. Bunda da ‘deli’ damgası, etiketlenme korkusu etkili. Mesela takıntı hastalığı… Her 100 kişiden 3’ü takıntılardan muzdarip. Dinsel takıntılardan, mikrop bulaşma korkusuna kadar yüzlerce takıntı var ve insanlar ‘Bu sorunu dünya üzerinde bir tek ben yaşıyorum’ diye düşünüyor. Gün içinde yüzlerce kez elini yıkamaktan elleri soyulan, yeni doğum yapmış ama ‘Bebeğime zarar verir miyim?’ korkusuyla mutfağındaki bütün bıçakları kaldıran ya da namaz kılarken ‘Acaba Allah’a küfreder miyim?’ diye düşünen bir dindarın yaşadıklarını düşünün… Bu insanların değil genç kalması, hayatını normal şekilde sürdürmesi bile mümkün değil. Oysa takıntılar bir beyin hastalığı, tedavisi var. Bunun dışında ayrı bir bölümde ruh sağlığını korumanın yollarını sordum. Sağlıklı olmak yalnızca ince olmak, egzersiz yapmak değil. Duygularınızı tatmin etmek, sağlıklı ilişkiler kurmak, sınırları belirlemek, huzur bulmak, kendine vakit ayırmak, stresinizi yönetebilmek aynı zamanda. Bunlar için de yararlı ipuçları yer alıyor.

‘SAĞLIĞIN HER ALANIYLA İLGİLİ BİR BAŞUCU KİTABI’

Kitabı bir reçete gibi başucumuzda tutabilir miyiz?

Kesinlikle. Bu kitap sağlıklı kalmak isteyen, kronik hastalığı olan veya hastalıklar daha ortaya çıkmadan önlem almak isteyen herkes için bir rehber niteliğinde. 20 yaşında da 80 yaşında da olsanız fark etmiyor. Örneğin tansiyon hastasısınız, kitabı açıp ilgili bölümden hastalığınızla ilgili her bilgiye ulaşabilirsiniz. Hangi yaşta hangi sağlık kontrolünü yaptıracaksınız? İnsülin direnicinizi nasıl kıracaksınız? Sağlıklı uyku için ne yapmanız gerekiyor, bütün bunları öğrenebilirsiniz. İnsanlara çok şaşırtıcı geliyor ama sağlıklı cinsel yaşam da genç kalmakla yakından ilgili. Kitap, bu konuda da size önerilerde bulunuyor. Özetle sağlığın her alanıyla ilgili bir başucu kitabı diyebilirim.

60 yaşında bir insanın sizin kitabınızdaki tavsiyelerle 50 yaşında görünme ihtimali nedir?

Kilo vererek, varsa kronik hastalıklarınızı kontrol altında tutarak, uyku alışkanlıklarınızı düzelterek, hareketli bir yaşam sürerek, doğru beslenerek, enerjinizi tüketen insanlardan kurtularak bunu başarabilirsiniz. Kitabım bütün bunları nasıl yapacağınızı anlatıyor.

Peki bir de gazetelerde bulunan sağlık haberlerinin içeriğinin doğruluğundan nasıl emin olabiliriz?

Abartılı, sansasyonel içeriklerden uzak durun.
Mucizevi tedavi öneren haberlere her zaman şüpheyle yaklaşın. Şüphelerinizi doktorunuza danışarak aydınlatabilirsiniz.
‘Haberin kaynağı ne?’ sorusuna yanıt arayın. Örneğin çığır açan bilimsel bir araştırmadan söz ediliyor. ‘Bu çalışma saygın ve hakemli bir tıp dergisinde mi yayınlanmış yoksa konferansta sunulmuş bir bildiri mi?’ sorusuna yanıt arayın..
‘Yapılan araştırma hayvan deneyi mi, insan deneyi mi?’ bu sorunun yanıtı da çok önemli.
Sorulması gereken bir başka soru: Bilimsel çalışma kaç kişide, kaç yıl süreyle yapıldı?
Bir de, ‘Haberde konuşan kişi bu konuda uzman mı?’ sorusu çok önemli.

Kitapta neler var?

* Ömrünüzü kısaltan alışkanlıklar neler?
* Şeker yiyen neden erken yaşlanıyor?
* Daha güçlü hafıza için ne yapmalı?
* Cinsel performans nasıl artırılır?
* Göbek eritmek için en iyi diyet hangisi?
* Daha enerjik olmak için ipuçları neler?
* Hangi vitaminler takviye edilmeli?
* Tansiyon ve Tip 2 diyabet hangi diyetle iyileşiyor?
* Hormon takviyeleri gençleştiriyor mu?
* Hangi beslenme tarzı gençlik genlerini uyandırıyor?
* Mutlu ve iyi hissetmenin yolları nelerdir?
* Yaşlanmayı tersine çeviren tedaviler var mı?
* Karaciğer yağlanması siroza dönüşmesin diye hangi önlemler alınmalı?
* Kimler gen testi yaptırmalı?
* Kemik erimesinden korunmak için basit ipuçları neler?
* Uykusuzluk, huzursuz bacak sendromu, uyku apnesinden kurtuluş yolu nedir?
* Ruhunuzu esir alan takıntılarla nasıl mücadele edeceksiniz?
* Hangi yaşta hangi sağlık kontrolü yaptırılmalı?